chelsea etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
chelsea etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2010 Çarşamba

Neymar Yoksa, Sen de Yoksun

Brezilya futbolunun yükselen yeni değeri ve pek çok Avrupa klübünün gözdesi Neymar, bu sefer attığı gollerle yada adının geçtiği transfer haberleriyle değil; teknik direktörü kovdurmasıyla gündemde.

Geçtiğimiz haftalarda; Neymar, teknik direktör Dorival Junior, kaptan Edu Dracena ve bazı takım arkadaşlarına hakaret ettiği gerekçesiyle para cezasına çarptırılmıştı. Fakat bu cezalara rağmen, disiplinsizliği devam eden Neymar'ı, Dorival Junior önümüzdeki haftasonu oynanacak maçın kadrosuna almayınca; yönetim teknik adamdan Neymar'ı oynatmasını ister. Dorival ise bu isteğe karşı gelerek Neymar'ı kadroya almayınca kapı dışarı edildi. Böylece Santos, teknik direktör karşısında genç yeteneğini korumuş oldu. Geçmişte bunun en büyük örneğini; PSG'de oynarken teknik direktörü kovduran, ertesi sezon da Barcelona'ya transfer olan Ronaldinho'da görmüştük.

18 yaşında olmasına rağmen disiplinsiz ve egoist tavırlarıyla dikkat çeken Neymar'ın başı bu hareketleri nedeniyle çok ağrıyacak gibi duruyor. Sezon başında Chelsea'nin teklifini, daha Avrupa'ya gitmeye hazır olmadığı, en az bir sezon daha Santos'da kendisini geliştirmek istediği, için reddetmişti.

22 Ağustos 2010 Pazar

Wigan Açılışı Yaptı


  • Malouda 34,
  • Anelka 48,
  • Anelka 52,
  • Kalou 78,
  • Kalou 90,
  • Benayoun 90
Chelsea dün karşılaştığı Wigan'a da geçen haftaki tarifeyi uyguladı ve 6 gol attı.Wigan ise geçen sene kaldığı yerden devam edeceğini gösterdi.Fark yemek konusunda.Geçen hafta 4 gol yemişti ama açılışı dün yaptı.Bakalım o defansla daha kaç kere 6 ve üstü gol yiyecekler.

10 Haziran 2010 Perşembe

Miroslav Stoch

Haftalardır gazete köşelerinden adı inmeyen, sırasıyla Galatasaray'a, Beşiktaş'a ve Fenerbahçe'ye gazeteler tarafından transfer ettirilen Miroslav Stoch, sonunda ülkemizden bir klüp ile sözleşme imzalayarak ülke medyasına rahat bir nefes aldırdı.

Galatasaray transfer komitesinin uzun sürelerdir süren uğraşmasına ve Chelsea'nin bonservis bedeli indirmesini beklemesine rağmen, elini çabuk tutan Fenerbahçe transfere son noktayı koymayı başararak 20 yaşında ki futbolcuyu renklerine bağladı.
Transferin maddi boyutu şu an tam bir muamma, bazı kaynaklara göre Galatasaray bonservisi düşürmek yada takside bağlamak için uğraşırken, Fenerbahçe Chelsea'nin istediği parayı direk vererek transferde başarılı olmuş. Genelde konuşulan rakam 9m€ olarak nitelendirilse de İngiliz basınına yansıyan bilgilere göre 20 yaşında ki oyuncu için ödenen bonservis bedeli 2,5m£.

Tabiki transferin asıl boyutu taktiksel anlamda Stoch'un neler katabileceği konusu.
Öncelikle Galatasaray'ın Stoch'la neden ilgilendiğine bakacak olursak: Kewell ve Gio'nun kopma ihtimaline karşılık Galatasaray'ın bir kanat adamına ihtiyacı vardı. Arda'yı kanada hapsederek sınırlı verim almak yerine, kanada transfer edilecek bir oyuncuyla Arda'nın ortaya kayması Galatasaray'ın uygulamaya çalıştığı 4-3-3 için, daha fazla yaratıcılık şansı tanıyacaktı. Ayrıca Stoch'un kanat oyuncusu olmasının yanı sıra kanattan içeri kat ederek kanat forveti gibi oynayabiliyor olması 4-3-3 sisteminde forvetin desteklenmesi için önemliydi. Fakat, Galatasaray bu hamlesinde şimdilik başarısız olmuş gibi duruyor.

İşin Fenerbahçe boyutuna bakacak olursak: Öncelikle Aykut Kocaman kendisini uzun süredir izlediklerini, takip ettiklerini söyledi, ki önemli bir durum. Çünkü izlenerek görerek oyuncu alınmış olması sırf başkaları da istiyor diye oyuncuya hamle yapılmamış olması, takıma yapacağı katkıların ölçülüp biçildiği manasına geliyor. Uğur Boral'ın sakatlığından ve Andre Santos'un beke geçmesinden sonra sol önde sürekli varyasyon sıkıntısı yaşayan Fenerbahçe, Stoch ile nokta atışı yapmış oldu. Zico döneminde; kanat forveti gibi oynayan ve sürekli içeri kat eden Deivid'in ŞL başarıları yatsınamaz durumda. Stoch'da zamanında Deivid'in yaptıklarını sol kanat üzerinden gerçekleştirebilirse, hücumda takımın yükünü biraz olsun sırtlayarak Alex'i rahatlatabilir. Stoch konusunda Fenerbahçe'nin düşünmesi gereken en önemli nokta ise defans konusu. İleri çıkışlarıyla arkasına adam kaçırmaya meyilli Andre Santos'un önünde sürekli içeri kat edebilen ve kanadına defansif olarak pek katkısı olmayacak olan Stoch bu bölgenin defansif anlamda kabusu da olabilir. Fakat geçmişte ki Deivid, Gökhan Gönül anlaşmasının hücum ve defansta çok ekmeğini yiyen Fenerbahçe; Stoch, Andre Santos arasında bir uyum sağlayabilirse bu kanatta rakiplerine korku salabilirler.

Stoch için işin maddi olarak başka bir boyutu ise, gelecek vaad eden bir oyuncu olması. Bonservisi hakkında tam bir bilgi olmasa da 20 yaşında ve Dünya Kupası'nda boy gösterecek bir oyuncunun kupa öncesi transfer edilmesi büyük başarı olduğu gibi, 2-3 sene içinde eğer belirli bir performans yakalayabilirse verilen bonservis bedelinin 2-3 katına satılabileceğide yatsınamaz bir gerçek.

7 Haziran 2010 Pazartesi

Premier League Transfer Dönemi - 1




Chelsea

Gelenler

Matej Delac (Inter Zapresic) ----- 2.700.000 £

Manchester United

Gelenler

Chris Smalling(Fulham) -----7.200.000 £

Javier Hernandez(Guadalajara) ----- 9.000.000 £

Gidenler

Ben Foster(Birmingham) -----6.300.000 £

Arsenal

Gelenler

Wellington Silva(Fluminense) -----3.600.000 £

Gidenler

Fran Merida(A.Madrid) -----free transfer

Liverpool

Gelenler

Jonjo Shelvey(Charlton) -----1.800.000 £

Milan Jovanovic(Standart) -----free transfer

Gidenler

Robbie Threlfall(Bradford City) -----free transfer

Everton

Gelenler

Jan Mucha(Legia Warszawa) -----free transfer

Jermaine Beckford(Leeds Uni.) -----free transfer

Tottenham

Gelenler

Sandro(Internacional) -----9.000.000 £

Fulham

Gidenler

Chris Smalling(Fulham) -----7.200.000 £

West Ham United

Gidenler

Thomas Hitzlsperger(Lazio) -----free transfer

Manchester City

Gelenler

Jerome Boateng(Hamburg) -----11.250.000 £

Sunderland

Gelenler

Christian Riveros(Cruz Azul) -----free transfer

Hull City

Gidenler

Dean Marney(Burnley) -----540.000 £

Wolves

Gelenler

Steven Fletcher(Burnley) -----6.480.000 £

Jelle Van Damme(Anderlect) -----2.925.000 £

Birmingham

Enric Valles(NAC Breda) -----free transfer

Ben Foster(Man.Utd.) -----6.300.000 £

Nikola Zigic(Valencia) -----6.300.000 £

Burnley

Gelenler

Dean Marney(Hull City) -----540.000 £

Chris Iwelumo(Wolves) -----free transfer

Gidenler

Joey Gudjonsson(Huddersfield) -----free transfer

Steven Fletcher(Wolves) -----6.480.000

5 Haziran 2010 Cumartesi

Chelsea'nin Laneti

Dünya Kupası öncesi sakatlık haberleri gittikçe artmaya başladı, sezon boyunca Dünya Kupası hayali kuran pek çok yıldız kupayı evlerinden izliyecekler gibi duruyor.
Özellikle Chelsea'nin Dünya Kupası kadrolarına giren bütün oyuncuları bu gidişle sakatlıklarından dolayı kupada oynayamıyacak gibi; Essien ve Ballack'ın sakatlıkları zaten çok önceden belliydi ve kupaya gidemiyecekleri aşikardı, üzerine Drogba'nın sakatlığı eklendi, bugün gelen bir haber ise John Obi Mikel'in ayak bileğinden sakatlandığı ve kupa başlamadan kupayı kapattığı yönünde.
Eski Chelseali Robben'de, Macaristan maçında sakatlanmış, kupada olup olmuyacağı belli değilmiş.
Bu gidişle Chelsea'de oynayan yada yolu oradan geçmiş hiç kimseyi kupada göremiyeceğiz.

3 Haziran 2010 Perşembe

Benitez'e değil Baştaki Zihniyete Bakmak Gerekir



Futbol garip bir oyundur.Eğer futbolun içindeyseniz bazı şeylere alışmanız gerekiyor.Bir bakıyorsunuz takımınıza kazandırdığınız kupaların veya oynatttığınız iyi oyunun neticesinde memnun ettiğiniz insanlarca omuzlarda taşınıyorsunuz; bir bakıyorsunuz ki bir sezon içinde yaşanılan hayal kırıklığının ve belirlenen hedefe ulaşamanın verdiği mutsuzlukla, sinirlikle sanki geçmişte yaşanılan başarılar bu takım değilmiş gibi ve bu takımı çalıştıran aynı teknik adam değilmiş gibi geçmişe sünger çekilerek bir zamanlar omuzlarında taşıyanlar şimdi ise sizi adeta bir böceği ezer gibi ezmeye çalışıyorlar.

Benim düşünceme göre geçmişte o başaraları yaşatan teknik adamın ve oyuncuların istikrarlı götürdükleri sezonlardan sonra bir sezonda bekleneni veremediği zaman öncelikle o teknik adamın harcanmasını hiçbir zaman kabullenemem.Şimdi eleştirdikleri teknik adam geçmişte gururlanacakları, göğüslerini kabarta kabarta yürüyecekleri bir ortamın oluşmasını sağlamıştı.O başarılar geldikçe birlikte şarkılar söylenip eğlenildi.En azından o hatıraların anısına bir sezon takımın kötü gitmesi görmezden gelinebilirdi.




Herhalde hangi teknik adamdan ve takımdan bahsettiğimi merak ediyorsunuzdur.Hemen söyleyeyim.Rafael Benitez ve Liverpool...Rafael Benitez bu sezon çok eleştirildi.Birçok kez geleceğiyle ilgili birşeyler söyledik.Hiç anlamadığım şekilde herkes gönderileceğini düşünüyordu.Sezon sonuna doğru baskılar giderek arttı ve Liverpool'un sezon sonunda Avrupa Kupaları'na gidemeyecek bir sırada bulunması sonucu normal olarak ortaya çıkması gereken kararın çıkması beklendi.Yalnız bu haber biraz gecikti.Çünkü Liverpool'u yönetenler Rafael Benitez'in yanında olduklarını söylemişlerdi ve gönderilmesinin söz konusu olmadığını söylemişlerdi.Bu söylemden sonra artık Liverpool'un nasıl strateji izleyeceği merak ediliyordu.Kulüp ekonomik açıdan zorluk yaşıyordu ve büyük miktarda paralar harcanarak transferler yapılamayacağı belliydi.Elindeki yıldızları iyi meblağa satarak yerine yeni isimler getirilmesi en mantıklısı gibi duruyordu.Ama bu konuda bazı anlaşmazlık olmuşa benziyor.Çünkü Benitez transfer bürçesi istemiş ve Liverpool'u yönetenler bu isteği reddetmekle kalmamış Benitez'in görvine son verdiler.Benitez ne kadar transfer bütçesi istedi bilinmez ama Liverpool'u yönetenlerin de Benitez'e yardım ettikleri konusunda şüphelerim var.

Sonuçta Benitez için 16 Haziran 2004 de başlayan Liverpool macerası 2 Haziran 2010 itibariyle son bulmuş oldu.Ben de bu 6 yıla bakarak Benitez'in kazandırdığı başarılara ve bu 6 seneden yaptığı hatalara birlikte bakalım istedim.Bakalım Benitez yıl yıl neler yapmış.





Benitez Valencia'nın başında bulunduğu 3 yıl boyunca 2 La Liga şampiyonluğu (2001-2002 / 2003-2004) ve 1 UEFA Kupası (2003-2004) elde etti.Benitez başarılı geçen bu 3 seneden sonra 2003-2004 sezonunu 4.sırada bitirerek Şampiyonlar Ligi bileti kapan Liverpool'un başına geçti.Benitez her yeni gelen teknik adam gibi bazı transferler yaptı, bazı isimleri gönderdi.Kimleri aldı derseniz: £2m Josemi; £1.5m Nunez; £10.7m Alonso; £6m Luis Garcia; £6.3m Morientes; £1m Carson; Free Pelligrino.(Toplam=£27.5m).Peki kimleri takımdan gönderdi: £2.5m Murphy; £8.5m Owen; Free Babbel, Henchoz.(Toplam=£11m).Rakamlara bakılacak olursa net harcaması £16.5m...Benitez'in üstünde biraz baskı olabilirdi.Çünkü Valencia'da iyi sezonlar geçirdi ki aynısını Liverpool şehrine de yaşatmak mecburiyetindeydi.Bunun bilinciyle 2004-2005 sezonu Liverpool için çok iyi bitmiş oldu.Belki Premier League'de 5. olsalar da Şampiyonlar Ligi'nde mutlu sona ulaştılar.Hem de inanılmaz bir 120 dakika+penaltılar sonucunda.Benitez hedeflenen noktaya ulaşmayı bilmişti.





Ligi 5. bitirmelerine rağmen ertesi sezon Şampiyonlar Ligi 1.Ön eleme turundan yeni bir şampiyonlar Ligi macerasına başladılar.Benitez bu sezonda boş durmadı ve transfer döneminde hareketliydi.Alınan isimler:£240,000 Barragan; £6m Reina; £5.6m Sissoko; £7m Crouch; £150,000 Hobbs; £190,000 Idriza; £1.5m Gonzalez; £5.8m Agger; £250,000 Martin; Free Zenden, Fowler; Exchange Anderson for Welsh, Kromkamp for Josemi; Unknown Miki Roque(Toplam=£26.73m).Gidenler ise şöyle: £3.5m Diouf; £2m Alou Diarra; £2m Nunez; £6.5m Baros; Free Smicer, Pellegrino; Exchange Welsh for Anderson, Josemi for Kromkamp(Toplam=£14m).Benitez yine kazandığından fazla harcamıştır.Liverpool için bu sezon iyi başlasa da beklenildiği gibi gitmedi.Liverpool sezona UEFA Süper Kupası ile başladı.Ama devamında geçen sezon alınan şampiyonlar Ligi kupası sonucunda artan beklentiler karşılanamamış oldu.Gruplardan çıkan Liverpool 1.turda Benfica'ya her iki maçta da gol atamayarak elenmiş oldu.Premier League de ise lider Chelsea'nin 9 puan, 2. M.Unied'in 1 puan arkasından 3. olabildiler ve Şampiyonlar Ligine gitmeye hak kazandılar.Sezonun tek tesellisi kazanılan FA Cup oldu.




2006-2007 sezonunda kadroya önemli isimler dahil edildi.Gelenler:£6m Bellamy; £2m Palletta; £6.7m Pennant; £9m Kuyt; £200,000 El Zhar; £750,000 Ajdarevic; £2.5m Arbeloa; Free Fabio Aurelio; Loan Mascherano, Padelli (Toplam=£27.15m).Giden isimler ise;£200,000 Whitbread; £3m Morientes; £675,000 Barragan; £2m Traore; £500,000 Mellor; £1.75m Kromkamp; £525,000 Potter; £1.5m Warnock; Free Hamann, Diao (Toplam=£10.15m).Liverpool bu sezon da Premier League de şampiyonluğa oynayamadı.M.Uni. ve Chelsea'den sırasıyla 21ve 15 puan az alarak ligi 3.tamamladı.Yalnız Şampiyonlar Ligi'nde finale çıkma başarısını gösterdi.Bu sefer sonuç hüzünlü oldu.Çünkü 2 sene önce karşılaştıkları Milan'a bu sene rövanşı verince bu yolculuk başarılı olsa da hüzünlü bitti.




2007-2008 sezonu da aynı 2006-2007 sezonu gibi geçti.Ligde yine bekleneni veremeyen bir Liverpool ama Şampiyonlar Ligi'nde istikrarını sürdürerek finalin eşiğinden döndü.Yarı finalde Chelsea'ye toplamda 4-3 kaybederek elenmiş oldu.Rakipleri M.Uni., Chelsea ve Arsenal şampiyonluk için çekişirken Liverpool bu üç takımın da uzağında kalarak 4.bitirdi sezonu.Liverpool için iyi bitmeyen bir Premier League olsa da en azından Şampiyonlar Ligi'ndeki yarı final biraz morallenmelerini sağladı.Bu sezonki transfere gelecek olursak gelenler; £5m Lucas; £270,000 Jose Dominguez; £1.8m Leto; £20.2m Torres; £5m Benayoun; £11.5m Babel; £1.3m Insua; £6.5m Skrtel; £18.6m Mascherano; Free Voronin; Undisclosed Nemeth, Itandje(Toplam=£70.7m).Takımdan gönderilenler ise; £2.7m Sinama-Pongolle; £100,000 O’Donnell; £4m Luis Garcia; £6m Cisse; £7.5m Bellamy; £3.5m Gonzalez; £1.2m Palletta; £3.5m Kirkland; £8.2m Sissoko; Free Dudek, Fowler (Toplam=£36.7m).




2008-2009 sezonunda göze batan tek birşey vardı.O da Keane'in £19m a alınıp sezonu tamamlamadan £16m a satılarak takımdan gönderilmesi oldu.Transferlere bir bakalım.Gelenler: £7m Dossena; £3.5m Cavalieri; £1.5m N’gog; £19m Keane; £8m Riera; Free Degen (Toplam=£39m).Gidenler ise; £4m Riise; £11m Crouch; £2.25m Guthrie; £3.25m Carson; £16m Keane; Free Kewell; Undisclosed Le Tallec, Finnan, Hobbs (Toplam=£36.5m)..2008-2009 sezonunda Liverpool Avrupa'daki istikrarlığını sürdürdü ve bir önceki sezonda elendiği Chelsea'ye bu sezon da toplamda 7-5 kaybederek elendi.Yalnız bu sezon Premier League de beklenen o heyecan yaşanmaya başlamıştı.Ezeli rakipleriyle şampiyonluk mücadelesi veren Liverpool her iki maçta da Manuyu yenmesine rağmen sezon sonunda Manu'nun 4 puan arkasında 2.bitirdiler.




Gelelim 2009-2010 sezonuna.Bu sezon Liverpool için tam bir felaketti.Hem Şampiyonlar Ligi'nde hem de Premier League de alınan başarısız sonuçlar ile transferlerde yapılan hatalar sonucu meydana gelen ekonomik bozukluk Benitez'in sonunu hazırladı gibi.Gelen ve gidenlere bakarsak; gelenler; £17.5m Johnson; £17.1m Aquilani; £2m Kyrgiakos; £160,000 Ayala; £1.5m Maxi Rodriguez (Toplam=£38.26m). gidenler; £250,000 Anderson; £3m Leto; £3.5m Arbeloa; £30m Alonso; £4.4m Dossena; £1.5m Voronin; Free Pennant, Miki Roque (Toplam=£42.65m).Gönderilen Xavi Alonso ve Arbeloa'nın yerine alınan isimler bu ikilinin kalitesinde olmayışı Liverpool'u inanılmaz etkiledi.Bir de alınan oyunculara biraz fazla bonservis bedeli ödenmesi bu başarısızlık ortamında göze çarptılar.Peki sezon nasıl bitti?Premier League de inişli çıkışlı grafiklerle zar zor 6. bitirdiler ve Avrupa'ya giden son bileti aldılar.Şampiyonlar Ligi'nde ise gruptan bile çıkamayarak büyük sürpriz yaptılar.Grupta 3. olarak Avrupa Ligine gittler ama orada da beklenen sonucu alamadılar ve Benitez iyiden iyiye hedef haline geldi.




Bu bilgiler ışığında şunu söylemek gerekir ki Benitez Valencia da yakaladığı havayı, başarıyı Liverpool'da birkaç sezon devam ettirbildi.Ama özellikle 2008 yılından itibaren gerek transferlerdeki hatalar gerekse oynanan oyun bakımından takım gittikçe geriye gitti.Eğer tercihlerde biraz daha dikkatli davranılsaydı bugün Benitez hala Liverpool'un başında olabilirdi.Bu tercihlerden dolayı Benitez'in teknik adamlık becerisini eleştirmek çok acımasız olur.Her ne kadar hatalar yapsa da Valenci ve Liverpool'daki ilk senelerine bakacak olursak ne kadar kaliteli teknik adam olduğunu görürüz.Bundan sonra Benitez'İ değil de Liverpool'u yönetmeye çalışan zihniyeti izlemek gerekiyor.Bakalım bundan sonra Liverpool neler yapacak ve bu durumdan nasıl kurtulacak.Asıl merakla beklenmesi gereken budur...

15 Mayıs 2010 Cumartesi

5 Dakika İçinde Değişen Kader



"Maçın kilit anı Cech'in penaltı vuruşunu kurtarmasıydı. O penaltıdan beş dakika sonra golü bulduk ve maçı kazandık. İlk yarıda şanssızdık ancak bu tarz şeyler futbolda yaşanıyor."

Carlo Ancelotti




14 Mayıs 2010 Cuma

Türkiyede Olsa Ne Olurdu?


İngiltere'de son haftaya Manchester United ile Chelsea 2 puan farkla girmişlerdi. Son hafta ki mücadelelerde; Chelsea, Wigan Athletic'i 8-0 gibi net bir skorla geçerken, ManU'da rakibi Stoke City'i 4-0'la geçti.

Turkcell Süper Lig'de Fenerbahçe ile Bursaspor son haftaya 1 puan farkla giriyor. Pazar günü Fenerbahçe, Trabzonspor'la karşılaşacak, Bursaspor ise Beşiktaş'la.

Eğer takımlardan herhangi biri Premier League'deki gibi bir galibiyet alırsa haftalarca belki aylarca ülke şike iddaları ile sarsılacak, hatta pek çok eski dosyalar açılacak ortaya serilecek. Galatasaray'ın son hafta Ankaragücü'nü 8-0 yendiği maçın yankıları hala sürüyor. Fakat EPL'de son haftaya şampiyonluk iddasıyla giren iki takımın toplamda 12 gol atıp gol yememiş olması nedense kimseyi rahatsız etmiyor.

İngilizler yapınca futbolun güzelliği oluyorda, Türkiye'de yapılırsa nedense şike iddaları alıp başını yürüyor...

6 Mayıs 2010 Perşembe

17 Nisan 2010 Cumartesi

Öpücek Öpücem Dedim Sana

Scholes 90+3'te topu ManCity ağlarına yollayarak, ManU'ya hem Manchester derbisinde galibiyet getirdi, hemde Chelsea'ninde akşam Totthenham'a puan kaybetmesiyle birlikte zirve yarışından kopmamış oldu. Bonus olarakta kaptan Neville'den bir öpücük kazandı.

Şarkımızda günün romantik ikilisine gelsin:

5 Nisan 2010 Pazartesi

Ancelotti'den Rooney'e

''Rooney'nin olmadığı Manchester United, onun olduğu Manchester United ile aynı değil. Rooney yerine başka birini koyması zor olan mükemmel bir oyuncu"

17 Mart 2010 Çarşamba

Kendi Evim Gibisi Yok



''Bu takım için önemli bir an. Bu elemenin şansla, savunma tarzı oyunla ya da iyi oynayamayan rakiple ilgisi yok. Takımımız mükemmeldi. Bu olağanüstü bir zafer. Soyunma odasında hiçbir galibiyeti böyle kutlamamıştım. Chelsea'nin ya da başka bir takımın başındayken burası benim evim. Burada her zaman kazanırım. Burası benim için gerçekten özel bir stadyum. İnter yıllardır çeyrek finale çıkamıyordu. Biz, çok iyi bir takım olan Chelsea'yi 2 kez yendik.''

''Rakibin kuşku duymasını istedim ve onlardaki kuşkuyu gördüm. İvanoviç ve Zhirkov hücuma çıkmaları mı, defansta kalmaları mı gerektiğine karar veremedi ve bu onlar için ciddi sorun oluşturdu. Bugün özel olan ben değildim. İnter özeldi. Ben Chelsea için bugün düşmandım, ama hayat böyle.'

Jose Mourinho

İnter Haketti






"Bence Inter iyi bir maç çıkardı ve turu geçmeyi hak etti. Milano'da oynanan maçta elimize geçen fırsatları değerlendirebilseydik çeyrek finale çıkabilirdik. Bu gece Inter bizden üstün bir oyun ortaya koydu. Bana göre daha ileriye gideceklerdir. Çok etkili bir takım oyunu ortaya koyuyorlar."

Didier Drogba

11 Mart 2010 Perşembe

John Terry-Wayne Bridge Buluşması



John Terry-Vanessa Perroncel-Wayne Bridge aşk üçgenini herkes biliyor.Neredeyse duymayan kalmadı.Bu olaydan sonra Terry'in milli takım kaptanlığı elinden alındı.Bu olayda asıl merakla beklenen Terry ve Wayne Bridge'nin karşılaştıklarında nasıl bir tavır alacaklarıydı.Çünkü her iki futbolcu milli takımdan arkadaşlar ve aynı forma için ter döküyorlar.İlk adım Wayne Bridge'den geldi.Terry ile aynı forma altında mücadele edemeyeceğini söyleyerek Dünya Kupası kadrosunda yer almayacağını açıkladı.Hem de Dünya Kupası'nda ilk onbirde sahaya çıkma şansı çok yüksekken bu kararı aldı.Kendisini tebrik ediyorum.Asıl karşı tarafın bunu yapması gerekiyordu ya neyse.Bu açıklamadan sonra Premier Lig mücadelesinde Manchester City ile Chelsea karşı karşıya geldi.Maçın sonucundan çok Terry-Wayne buluşması merakla beklendi.Acaba el sıkışacaklar mı yoksa tavır mı koyacaklardı (özellikle Wayne Bridge ne yapacaktı).Serenomi yapıldı.Sıra oyuncuların tokalaşmasına geldi.İsterseniz o anı önce fotoyla, sonra da video ile görelim.






edit:bir arkadaşımız bu olayın birkaç haftalık olduğunu söyledi.Doğrudur.Zaman sıkıntısı olduğundan anca dün yazabildik.

23 Şubat 2010 Salı

Yalnız Bir Adamın Oyununa Gelmem



“Interliler hariç tüm İtalya, Mourinho'nun kaybetmesini istiyor.İtalyanlar’ın büyük çoğunluğu Chelseali olacak. Bunun tek nedeni ise Mourinho'nun kendisini dev aynasında görmesi.”

“Mourinho, önemli maçlar öncesi atmosferi yükseltmek ve takımını motive etmekte çok usta. Ancak oyuna gelmeyeceğim. Inter karşımızda kolay kontra atak imkanı bulamayacak.”

Carlo Ancelotti

Merakla beklenen Inter-Chelsea maçı öncesi her iki tarafın teknik adamları birbirleriyle laf yarışa girdiler.İtalya'da sürekli olarak karşı karşıya gelen ve bu sürtüşmeyi seven Ancelotti ve Mourinho, bu sefer farklı ülkelerde de olsalar yine birbirlerini buldular ve kaldıkları yerden devam ediyorlar.Aslında bakılırsa Ancelotti'nin dedikleri de doğru.İtalya'da Mourinho fazla sevinmiyor. Gerçi Mourinho'da farkındadır bunun.Bence Mourinho bir açıklamada daha bulunacaktır.Merakla bekliyorum.

19 Şubat 2010 Cuma

Hatanın da Bir Sınırı Var



"Diğer büyük takımlar bizim kadar hata yapmıyor. Sıkça çok büyük hatalar yapıyoruz ve bunların bedelini pahalıya ödüyoruz.İki gün önce Porto maçında da bu oldu. Chelsea ve Manchester United maçlarında da büyük hatalar yapmıştık. Bu sorunları çözmemiz lazım, çünkü çok fazla hata yapmaya başladık."

Cesc Fabregas

3 Şubat 2010 Çarşamba

Gerçekçi Olabilmek

3-1'lik Manchester United malubiyeti üzerine, Arsenal şampiyonluk şansını iyice zora soktu.
Takımın yıldızlarından Arshavin kendi internet sitesi üzerinden yayınladığı yazıda : ''Bu yenilgilerin ardından ligi ilk sırada tamamlayacağımıza inanmak daha zor'' ifadesini kullanarak, umutsuzluğunu dile getirdi.

Takımın kaptanı Fabregas : ''Olumlu düşünmemiz gerekiyor. İnanmazsanız hiçbir şey kazanamazsınız. Ben hep gerçekçi oldum ve yalan söylemeyeceğim. Şampiyonluk çok zor olacak''

Chelsea'nin 5 puan arkasına düşmüş durumda olan Arsenal, bu haftasonu Chelsea deplasmanına konuk olucak ve şampiyonluk yolunda "tamam mı devam mı?" sorusuna cevap vericek.

15 Ocak 2010 Cuma

Ya Yıldız Alın Ya Da Bırakın Gidelim


"Şimdi kulübün sahiplerinin sırası, eğer Manchester United ya da Chelsea gibi takımlarla rekabete girmek istiyorlarsa, daha derin bir kadro oluşturmak zorundalar. Bu da daha çok kaliteli birinci sınıf oyuncuya ihtiyacımız olduğu anlamına geliyor. Ayrıca elimizdeki yıldızların gitmesine de izin vermeliler."

Fernando Torres

7 Ocak 2010 Perşembe

Haklı Serzeniş


"Profesyonel futbol, kazanmak ve bütçeyi dengede tutmaktır. Arsenal'de mücadelesini verdiğim dava budur. Geri kalanı hile yapmak gibidir. Bazı takımların transfer bütçeleri, kulüplerin sahiplerinden geliyor. Parayı oynadıkları oyundan kazanmıyorlar. Rekabetin hat safhada olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Arsenal'de sadece kendi kazandığımız paralar ile geçiniyoruz.Chelsea ve Portsmouth, zor durumdayken dolar milyarderleri tarafından satın alındılar. Kulüpler bu kadar dardayken transfer piyasasının bu kadar canlı olmasını hiç anlayamıyorum"

Arsene Wenger

3 Ocak 2010 Pazar

Geremi'nin Dönüşü

Gençlerbirliği'nin uzaklardan futbolcu getirip Avrupaya yada lig içinde ki takımlara satma zincirinin en önemli halkalarından biri olan Geremi'nin Ankaragücü ile 1.5 senelik anlaşmaya vardığı bilgisi geldi resmi mercilerden.
Paraguay'dan çok cuzi bir miktara ülkemize gelmiş olan Geremi'nin bir sonraki durağı olan Real Madrid'e giderken Gençlerbirliğine ödenen miktar 5M€ idi. Daha sonra Middlesbrough'a kiralanmış ve Chelsea'ye giderken kendisi için Real Madrid'e tam 10M€ ödenmiştir. Sözleşmesi bitmesi nedeniyle NewCastle'a bonservis bedeli olmadan giden Geremi' burada küme düşmüştür. Bu başarılı futbol hikayesinin ardından, kendisinin futbolda parlamasını sağlamış olan ülkemize geri geliyor. 31 yaşına bile gelmiş olsa Premier Lig'den ve zamanında büyük parlama yaratıp dünya devlerinde oynamış bir oyuncunun ülkemize geri dönmesi için ödenen paranın, giderken alınan paradan çok mu, az mı olduğu ise daha açıklanmış değil.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails