bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2010 Cuma

1/3'ü Geride Kalmışken STSL İncelemesi

Geçen sezonun şok sonucundan sonra bu sezonda şok sonuçlarla başladı. 3 büyükler lige yeniden ağırlıklarını koymak için takımlarına yıldız oyunculardan takviyeler yaptılar, Anadolu klüpleri ise Bursaspor'un şampiyonluğundan sonra; biz de yapabiliriz mantığıyle eksta motivasyonla sezona başladılar. Ligin 13. haftası geride kaldı ve lig hala tam manasıyla şekillenebilmiş değil, uzun süreden sonra ilk defa bu kadar karışık bir sezon oluyor.

Şampiyonluk adayları ağırlıkta olmak üzere takımları inceliyecek olursak;
1-Trabzonspor- 30puan +21 averaj
Geçen sezondan beri Şenol Güneş önderliğinde kendi içinde bir devrime imza atan Trabzonspor lige de hızlı bir başlangıç yaptı. Avrupa Ligi elemelerinde karşısına Liverpool çıkmasaydı büyük ihtimalle Avrupa'da da yollarına devam edeceklerdi. Trabzon bu sezonun en zor maçları olarak gösterilebilecek; Bursaspor, Kayserispor, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray maçlarını 4 galibiyet ve 1 beraberlikle mükemmele yakın olarak atlatmış durumda. Şenol Güneş'in kafasındaki taktiği sahaya yansıtma konusunda pek sorun yaşamayan Trabzonspor şu an şampiyonluğun en büyük adayı.
Trabzonspor, devre bitimine kadarki 5 maçı minimum kayıpla atlatıp, ligin ikinci devresinde yanlış hamlelerden sakınırsa ligi çok rahat şampiyonlukla bitirebilir. Trabzon eğer ligin sonlarına doğru; erken form tutmaktan kaynaklı bir düşüş yaşamazsa, zaten lider götürdüğü ligi şampiyonlukla kapatarak hasrete son verebilir. Çünkü STSL takımları içerinsinde oturmuş düzenini sahaya en iyi yansıtan konumundalar ve bu özelliklerinden dolayı da zorlu maçlardan kritik puanları çıkartmayıbildiler. Trabzonspor'u bekleyen bir diğer tehlike de sezon sonu sözleşmesi bitecek oyuncuların, sezon içinde başka takımlara imza atmaları ihtimaliyle oluşacak olan motivasyon eksikliği olacak gibi duruyor, şu an ufak çaplı iç karışıklıkları olan Trabzonspor bu karışıklıkların büyümesini önlerse lige damgasını vurabilir.


2-Bursaspor- 28 puan +14 averaj
Ertuğrul Sağlam'ın öğrencileri geçen sene müthiş bir iş yaparak şampiyon oldular ve Şampiyonlar Ligine gitmeye hak kazandılar. Zorlu Avrupa macerası öncesi Arjantinliler ağırlıkta olmak üzere eksik bölgelere takviyelerle takım güçlenmiş durumda. Ligin 2. sırasındaki yeşil-beyazlılar güçlü rakiplerinden; Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonsporla karşılaştılar, bu zorlu maçlardan 4 puan çıkartabildiler. Bursaspor bu hafta da evinde Kayseri'yi ağırlayacak.
Ligi güzel bir ivmeyle başlamış olmasına rağmen, Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ağır mağlubiyetler alınması Bursaspor'un ligde de biraz frenlemesine sebep olmuş durumda. Üst üste oynanan maçlar sonucu fizik ve motivasyon olarak yıpranan Bursaspor; eğer bu travmayı çabuk atlatıp tekrardan lige konsantre olmayı becerebilirse, oturmuş kadro yapısıyla, ligi yine üst sırada bitirebilir. Fakat geçen sezona göre şampiyonluk yolunda daha fazla rakibi olması ve geçen sene yakalanan konsantrasyonun azalması da Bursaspor cephesinde büyük handikap durumunda. Herşeye rağmen Bursaspor şu an ligin en büyük favorileri arasında ve zaten 2. sırada olmaları da bunun göstergesi.

3-Kayserispor- 28 puan +12 averaj
Kayserispor, sezon başında yaptığı Şota hamlesi ile üzerindeki ölü toprağını atmış durumda. Şota'nın oynattığı modern takım halinde hücum-defans taktiği, Kayseri'yi ligin en az gol yiyen takımı haline getirerek mevyasını vermiş durumda. Geride kalan 13 hafta içinde rakiplerinden; Fenerbahçe, Trabzonspor, Beşiktaş ve Galatasaray ile oynadıklar ve kritik maçlardan 8 puan çıkarttılar. Bu hafta kritik Bursa deplasmanına gidecekler. Fakat son 2 haftadır Kayserispor'da bir düşüş söz konusu, bunun sebebi de üst üste yaşanan sakatlık sorunları, Cangele'den sonra Zalayeta'nın da sakatlığı Şota'nın başını ağrıtıyor. Sakatlık sorunlarıyla boğuşulduğu bir dönemde Bursa'dan alınabilecek puanlar Kayseri'nin ligin üst sırasındaki mücadelesini devam ettirmesi için çok önemli, çünkü sakatlıklar nedeniyle yaşanabilecek puan kayıpları önümüzdeki haftalarda Kayseri'nin şampiyonluk yarışından düşmesine sebep olabilecek durumda.

4-Fenerbahçe- 24 puan +17 averaj
Geçen sezon sonunda yaşanan şoktan sonra toparlanması biraz zor oldu. Daum'un yerine gelen Aykut Kocaman, takımın kritik bölgelerine yapılan nokta transferlerle birlikte ligin en güçlü takımlarından birini kurdu. Yeni bir oluşuma giden Fenerbahçe, ligin başında ki Avrupa Kupaları elemelerinde başarısız olarak Avrupa defterini erken kapattı. Ligin başında üst üste oynadığı; Trabzon, Kayserispor, Beşiktaş, Galatasaray, Bursaspor maçlarından 3 beraberlikle 3 puan çıkartan sarı-lacivertli ekip, diğer maçlarda bol gollü galibiyetler alarak şampiyonluk yarışındaki takibini sürdürmeye devam etti. Hücum yollarında ki etkisiyle rakiplerine korku salmasına rağmen, defans problemleri nedeniyle gol yeme sorununu çözemeyen Fenerbahçe, 35 gol atmasına rağmen ağların da da 18 gol gördü. Mevcur durumda Fenerbahçe üst sıralarda ki takımların yapacağı hatalar ile şampiyonluk yarışında önemli avantajlar elde edebilir, özellikle devre arası transferi iyi geçirmesi halinda Fenerbahçe yeniden şampiyonluk potasına girebilir.

5- İBB- 23 puan +7 averaj
Abdullah Avcı yönetiminde uzun yılalrdır bir istikrar abidesi olan İBB, aynı ekiple uzun süredir birlikte olmanın meyvelerini bu sezon toplamaya başladı. Ligin üst sıralarına oynamaya başlıyan İBB büyük ihtimalle bu yarışın sonunu getiremiyecek gibi görünüyor olsa da şu an ki oyunlarıyla birlikte sezon sonunda Avrupa Kupalarına katılma hakkı elde edebilirler.

6-Beşiktaş- 21puan +7 averaj
Sezon başında, Schuster hamlesi ve Guti, Quaresma transferleri ile yeni bir yapılanmaya giren Beşiktaş, Avrupa'da bu yapılanmanın meyvalarını toplarken STSL'de ise hüsran yaşıyor. Deneyimli teknik adam ise şu an eleştiri oklarının hedefindeki isim. Defansı da ileri çıkartıp oyunu rakip kalede oynamak üzerine kurulu bir anlayış benimseyen Beşiktaş; defansın arkasına atılan toplarda sürekli olarak tehlike yaşıyor ve oyunu ilerde kurma çabasına rağmen Guti ve Quaresma olmadığı zamanlarda bal yapmayan arı kıvamında top oynuyor. Uzun vadede başarı getirip, sistem oturtabilecek Schuster ise eleştiri oklarının hedefinde olması nedeniyle sürekli olarak rakiplerine saldıran basn açıklamaları yaparak kendini korumaya çalışıyor. İlerde oyun kurmaya müsait olmayan defans oyncuları da Beşiktaş'ın en yumuşak karnı durumunda. Geride kalan 13 haftada; Fenerbahçe, Trabzonspor ve Kayserispor maçlarını oynayan Beşiktaş bu kritik maçlardan sadece 1 puan alabildi. Fakat Beşiktaş adına asıl önemli nokta 14. ve 15. haftalarda oynayacağı kritik Galatasaray ve Bursaspor maçları. Beşiktaş bu 2 maçtan da galibiyetle dönebilirse tekrardan şampiyonluk yarışının içinde kendisini bulabilir, fakat art arda kaybedilecek 2 maç Beşiktaş için bu sezonun büyük ölçüde bittiği manasına gelir.

9- KDÇ Karabükspor- 18 puan -1 averaj
Süperlig'e yükseldikleri kadroyu bozmayıp üzerine gerekli takviyeleri yapan Karabük istikrarlı gidişini sürdürüyor. Emenike önderliğinde ki hızlı hücum hattı ile rakiplerinin korkulu rüyası haline gelmiş olan Karabük şu an ki tabloları itibari ile ligimizin uzun soluklu takımları arasına adını yazdırabilecek gibi duruyor.


10-Galatasaray- 17 puan -3 averaj
Geçen sezon Rijkaard'ın taktiğini oturtmasını bekliyen fakat bir türlü istikrarlı bir hale gelemeyen, bu sezon başında da Avrupa Ligi'nden elenilmesi ve ligde diplere demir atılması üzerine Rijkaard gönderilerek yerine Hagi getirildi. Fakat şu an ki durumda Hagi'de Galatasaray'ın derdine çare olabilmiş durumda değil, bunun en büyük sebebi de Galatasaray'ın oyunu sadece tek yönlü oynayabilen oyunculardan kurulu bir ortasahası olması ve sakatlığı döneminde Baros'u yedekliyebilecek forvet oyuncusunun bulunmaması. Hagi'nin gelmesiyle birlikte de durulmayan sular nedeniyle Galatasaray bu sezonluk şampiyonluk defterini kapattı diyebiliriz çünkü istikrarsız oyun yapısı ve tam 13 puanlık bir fark mevcut. Galatasaray'ın bu sezon ki hedefi artık seneye Avrupa Kupalarına katılabilecekleri bir yerde ligi bitirmek ve gelecek sezon için yapılanmaya şimdiden başlamak.

12-Manisaspor- 15 puan -2 averaj
Lige kötü bir başlangıç yapınca teknik direktörlüğe Hikmet Karaman'ın gelmesiyle birlikte Manisaspor yükselişe geçmeyi başardı. Fenerbahçe'den sonra en sağlam hücum hattına sahip olan Manisaspor, Hikmet Karaman'ın taktiğini yavaş yavaş oluşturması sonucunda ligi daha üst sıralarda bitirebilcek gibi duruyor. Ligin tepesi için iddaalı olmasalar da, ligin tepesinde ki takımlara kabus yaşatacak gibi duruyorlar.

Gençlerbirliği(13) ve Eskişehirspor(14)
Gençlerbirliği sezonun daha başlarında Thomas Doll'un görevine son vererek teknik adam değişikliğine gitti fakat lige uyum sağlamış, yetenekli Doll'un gidişinden sonra bir türlü istikrar sağlıyamayan başkent ekibi şu an ufak bir travma evresinde.
Sezona kötü başlayan Rıza Çalımbay ile yollarını ayıran Eskişehir, bu göreve Bülent Uygun'u getirdi. Bülent Uygun da hakkında açılan davalar ve aldığı ceza nedeniyle Eskişehir'e şimdilik yeteri kadar emek verememiş durumda ve üst üste gelen olaylar nedeniyle de Eskişehir istikararını kaybederek ligin alt taraflarına doğru inmiş durumda.
2 takımda teknik direktörlerinin marifetlerini göstermesiyle birlikte bulundukları bölgelerden daha yukarıda ligi bitirebilecek kalitede ekipler.

Düşme Hattı: Konyaspor(10), Sivasspor(10), Bucaspor(8), Kasımpaşa(7)
Süperlig'e yeni çıkan Konyaspor alışma evresinde olması nedeniyle bir türlü istikararını sağlıyamamış durumda. Ziya Doğan'ın aşırı defansif oyun yapısıyla eleştiri odağı olduğu Konyaspor'un mevcut kadrosu ligde kalmaya yeterli bir kadro olmasına rağmen, korkak ve defansif oyunu nedeniyle puan almakta zorlanıyor.
2 sezon önce şampiyonluğa oynayan Sivasspor yaptığı yanlış hamleler sonucu geçen sezon düşmekten adeta ucu ucuna kurtulmuştu, bu sezonda kendisini toparlayamayan ve istikrar sağlayamayan ekip yine kendisini dibin sonlarında gördü. 2 sezondur ligin sonlarına oynayan Sivasspor eğer devre arasında toparlanamazsa bu sezon küme düşebilir.
Bank Asya'dan çıktıktan sonra birden bütün kadrosunu değiştirip yepyeni bir ekip kuran Bucaspor hala takım olmaya çalışıyor. Karabük'ün kadroyu koruma mantığına zıt olarak tüm kadroyu sıfırdan yapmaları nedeniyle bir türlü istedikleri oyunu sahaya yansıtamıyorlar. Aslında sezona Bülent Uygun yönetiminde iyi başlamış olan İzmir ekibi, Uygun'un zamansız istifası sonrasında hala toparlanamamış gibi duruyor. Aslında kadroları ligde kalmaya yetecek kalitede olmasına rağmen bir türlü yeteneklerini sahaya yansıtamıyorlar. Şu an ki durumda tekrardan Bank Asya yolcusu olacaklar gibi duruyor.
Kasımpaşa, geçen sezonun flaş ekibiydi, Yılmaz Vural yönetiminde açık ve göze hoş gelen oyunuyla herkesin beğenisini kazanan Kasımpaşa, bu sezon bir türlü istediği oyunu sahaya koyamayınca ligin dibine demir atmış oldular. Daha önce Bank Asya'ya düşüp tekrardan çıkan İstanbul ekibine malesefki tekrardan Bank Asya yolları gözüküyor.

18 Kasım 2010 Perşembe

Gourcuff'dan Tanıdık Açıklama

Lyon'un sezon başındaki yıldız transferi Yoann Gourcuff, bu sezon bayağı bir karışmış durumda olan France League 1 hakkında samimi açıklamalarda bulunmuş.
"Bu sezon Fransa 1. Lig'inde kalite konusunda eksiklik olduğunu söyleyebiliriz. Lille'i saymazsak çok az kulübün sezon başında beklenen hedeflerine doğru yürüdüğünü görüyoruz. Bu sene lig gerçekten biraz tuhaf ama aynı zamanda da özel ve zor. Umuyorum ki ikinci devrede biraz daha mantıklı sonuçlar alınır"
Fransa'da ligin 13. haftasına gelindiğinde, lig lideri Brest, 2. Lille, geçen sezonun şampiyonu Marsilya 6., Bordeaux 7., sezonun en büyük şampiyonluk adayı Lyon ise 8. sırada.

Gourcuff 3 büyüklerden birinin futbolcusu olsa ve Süper Toto Süper Lig için bu açıklamaları yapmış olsa kimse şaşırmaz. Sadece şu an ligin üst sıralarında bulunan takımlar biraz kızar köpürür fakat Türkiye'nin geneline hakim olan 3 büyükler kurgusu nedeniyle de bu açıklamalar haklı bulunur.
12 haftasına geldiğimiz STSL'de; sezona büyük hedeflerle başlayan ve iyi hazırlanan Trabzonspor lider, geçen sezonun şampiyonu Bursaspor 2., ölü hallerinin bile şampiyonluk adayı olduğu ve zaten ellerinde bulunan mevcut kaliteli kadrolarına yeni yıldız transferler katarak Süper Lig'i yeniden domine etmeyi amaçlayan 3 büyüklerden; Fenerbahçe 5., Beşiktaş 6., Galatasaray ise 10. sırada.

10 Kasım 2010 Çarşamba

Ölmek Problem Değil

Haftasonunda oynanan, Antalyaspor - Bursaspor maçında Ali Tandoğan, rakibiyle çarpışma pahasına topa kafasını sokan ve çarpışmadan kaçınamayınca kafasına aldığı darbe ile yerde kalıp bilincini yitirmiş ve acilen hastaneye kaldırılıp ameliyata alınmıştı. Ali Tandoğan bugün taburcu olurken basının karşısına çıkmış, topa vurduğu pozisyonun gol olduğunu ameliyattan çıktıktan sonra arkadaşlarından duyduğunu ve ilk duyduğunda inanamadığını Antalyaspor teknik direktörü Mehmet Özdilek kendisine pozisyonu anlattıktan sonra ancak inanabildiğini söylemiş.

Fakat açıklamasında öyle bir bölüm var ki, insanın aklında acaba Ali Tandoğan erken mi taburcu edildi sorusunu bırakıyor;
'Tabii ki kolay olmayacak. Ama kafam kırılsa da işimi yapmaya devam edeceğim. Elimden geldiği kadar uzun yıllar Bursaspor'a hizmet edeceğim. Meslek için gerekirse ölürüm. Çünkü benim hayatım futbol için geçerli. Orada ölseydim de çok problem olmayacaktı, benim için.'

1 Ekim 2010 Cuma

Bursaspor ve Beşiktaşın Avrupa Kupalarında ki Gelecekleri

Belki konuşmak için biraz erken olabilir fakat, şu an ki tablo itibariyle Bursaspor'un grubundan ilk 2'ye girip ŞL'de yoluna devam etmesi veya da 3. olup Avrupa Ligi'ne gitmesi çok zor gibi duruyor.
Grubun genel durumu:
ManU:4
Rangers:4
Valencia:3
Bursaspor:0
Bursaspor'un gruptan; en azından Avrupa Ligi'ne devam edebilmesi için; kesinlikle Bursa'da Rangers'i yenmesi ve Valencia deplasmanı yada 2 ManU maçından birinden 1 puan alması lazım ki bu en iyi ihtimale denk geliyor.
Geçen sezonun flaş takımı ve şampiyonu, bu sezonun ise namağlup lideri gider Bursaspor için tablo hiç de iç açıcı değil. Valencia karşısında alınan hezimetten sonra bol bol tecrübesizlik dense de, Glaskow Ranges maçı için de tecrübesizlikten bahsetmek zor.
Ertuğrul Sağlam, daha önce Beşiktaş'ın başındayken bu arenada tecrübe kazanmış olmasına rağmen maça yaptığı hamleler hep yanlış yönde oldu. Süper Lig'de rahat bir oyun oynamaya alışık olan Bursaspor'un eksikleri, ŞL'de iyice gözler önüne serilmeye başlamış oldu. Süper Lig'de hızlı ve fiziksel özellikleri olan Volkan Şen ve Sercan gibi oyuncularla hızlı çıkmaya alışık olan Bursaspor, Avrupa'nın topu hızlı kullanan, koşarak değil hızlı toplarla çabukluk yakalayan teknik kapasitesi daha yüksek takımları karşısında kaleye gitmekte bile sorun yaşıyor. Özellikle Glasgow Rangers maçında, hızlı pozisyon olan rakip savunmaya rağmen, sürekli geriden top sürerek çıkmayı, ayağa paslarla oyun kurmayı düşününce Bursaspor'un hücum oyuncuları sürekli Rangers savunmasının kucağına düştü. 2 hafta önce Manchester United gibi teknik kapasitesi yüksek kanat adamlarına sahip bir takımın bile geçemediği kanatlar, Bursaspor'un tke ümidi olunca Bursa doğru düzgün pozisyon bulmakta bile zorlandı. Premier Lig tarzı denebilecek bir, kanattan kanada ortayı ceza sahasına indirerek pozisyon bulma çalışmasında da Rangers başarılı olunca Bursaspor mağlup olmaktan kurtulamamış oldu.

Bursaspor'un önünce şimdi 2 zorlu Manchester United maçı var. Bursaspor eğer Rangers yada Valencia'yı geçip en azından Avrupa Ligi'ne gitmek istiyorsa, ManU karşısında 1 puan almak zorunda. Fakat hızlı toplarda uyum sağlayamayan ve dengesiz yakalanabilen savunması ve ileride sadece Volkan, Sercan ikilisinin tuttuğu toplarla var olmaya çalışan yapısıyla Bursaspor'un işi gerçekten çok zor.
Bursaspor, grupta en azından puan toplamak istiyorsa, Ertuğrul Sağlam'ın bir an önce kafasında ki Süper Lig' uygun şablondan vaz geçip, Avrupa arenasına uygun bir oyunu takımına empoze etmesi lazım. Yoksa Avrupa hayali, Bursaspor için hezimete dönmek üzere.
Yeni transferleri ve değişen teknik direktörüyle; adeta yeni bir sayfa açan Beşiktaş, Avrupa'daki yürüyüşüne tam gaz devam ediyor. Bu sezon Avrupada oynadığı 8 maçta 7 galibiyet 1 mağlubiyet alan Beşiktaş'ın grubunda ki tek rakibi, liderlik için çekişeceği Porto.
Gurubun puan durumu:
Porto:6
Beşiktaş:6
CSKA Sofia:0
Rapid Wien:0
Şu an ki tablo itibari ile Beşiktaş için neredeyse kesin olarak gruptan çıktı demek mümkün. Artık tek meseleleri Porto ile oynanacak maçlarda avantaj sağlıyarak gruptan lider olarak çıkıp, nispeten daha zayıf ekiplerle eşleşme şansı yakalamak. Bu sebepten dolayı Beşiktaş için artık grupları değil gruplardan sonra neler yapabileceğini konuşmak lazım.
CSKA ve rapid Wien maçları Beşiktaş için kesinlikle ölçü sayılabilecek maçlar değil. Beşiktaş'ın Avrupa kupasında neler yapabileceğini hesaplarken, bu iki maçın üzerinden hesap yapmak bu bağlamda hata olur. Beşiktaş'ın bu sezon en zorlandığı iki maç olan Fenerbahçe ve İBB maçlarına bakarsak, bu konuda daha çok fikir yürütülebilir.
İki maçında ortak özelliği, Beşiktaş savunmasının hızlı oyuncular karşısında önce yakalandığın açık veriyor oluşu. Fenerbahçe maçında da bu gözler önüne serildi ki rakip takım hızlı oyuncularını defansın arkasına kaçırırsa, Beşiktaş savunması sürekli olarak açık veriyor. Avrupa Ligi'nde şu an ki grubu itibariyle bu Beşiktaş için büyük bir handikap değil. Çünkü Beşiktaş etkili hücum elemanlarıyla rakibi baskı altına alarak hızlı oyun kurmasını engelleyebiliyor. Fakat gruplardan sonra ki eşleşmelerde karşısına çıkması muhtemel bir İngiliz yada İspanyol ekip Beşiktaş'ın bu zafiyetinden hat safhada yararlanabilir.
Schuster'in defansı da öne çıkartarak oyun alanını daraltarak, oyunu rakip sahaya yıkması düşüncesi güzel ve etkili bir sistem olsa da ağır kalan savunmasına acilen bir çare bulması gerekiyor. Beşiktaş bu handikapını da ortadan kaldırabilirse, Avrupa Ligi için iddaalı takımlardan biri haline gelir ve yolunda emin adımlarla ilerliyebilir.

Not: Beşiktaş - Rapid Wien maçının en ilginç istatistiği ise iki takımında sahaya 3'er Türk oyuncu ile çıkmış olmasıdır.

27 Ağustos 2010 Cuma

2010-2011 Şampiyonlar Ligi Gruplar


Dün şampiyonlar liginde gruplar belirlendi.Sırayla gruplara bakalım.
  • A Grubu
  1. Inter
  2. Werder Bremen
  3. Tottenham
  4. Twente
Bu grubun şüphesiz en büyük favorisi Inter.Bu gruptan lider olarak çıkacaktır.Inter dışındaki takımlar inanılmaz bir 2.lik savaşına girecekler.Burada Tottenham'ı şanslı görüyorum.Twente 3. ve Werder Bremen 4. olur.

  • B Grubu
  1. O.Lyon
  2. Benfica
  3. Schalke
  4. Hapoel Tel Aviv
2 senedir ligde mutlu sona ulaşamayan Lyon bu yıl toparlanmayı hedefliyor.Yeniden eski günlerine geri dönmeye çalışıyorlar.Gruba baktığımızda favori olarak kimse öne çıkmıyor.Lyon'u şanlı görebiliriz ama Benfica ve özellikle Schalke Lyon'u zorlayabilirler.Schalke bu grupta sürpriz yaparak lider olarak gruptan çıkabilir.

  • C Grubu
  1. Manchester United
  2. Valencia
  3. Rangers
  4. Bursaspor
Gelelim Bursaspor'un grubuna.Bursaspor nispeten iyi gruba düştü.Nedeni şu.Manchester United'ı bir kenara koyarsak Valencia ve Rangers zaman zaman problem yaşayan takımlar.Özellikle Valencia bu sene yeniden yapılanmaya gitti.Önemli yıldızlarını ekonomik problemlerdn dolayı sattı ve yerine uygun fiyatta oyuncular aldı.Bu yeni yapının oturması zaman alacaktır ve yapı oturmadan Bursaspor Valencia ile oynarsa şansı olabilir.Diğer taraftan Rangers ise ligde fırtına gibi olsa da Avrupa'da ne oluyorsa başka bir takım oluyorlar.Bursaspor bu gruptan çıkmak istiyorsa, gruptan çıkmayla kasıt en azından Avrupa Ligine gitmek, Rangers'ı Bursa'da kesin yenmen gerekir.İskoçya'da da 1 puan alabilirse gruptan 3.olarak çıkar.Temennimiz bu şekilde.
  • D Grubu
  1. Barcelona
  2. Panathinaikos
  3. Kopenhang
  4. Rubin Kazan
Bu grubun favorisi kesinlikle Barcelona.Barcelona istese bu kadar kolay grup oluşmazdı.2.lik için diğer üç takımın da şansı var.
  • E Grubu
  1. Bayern Münich
  2. Roma
  3. Basel
  4. Cluj
Bayern Münich geçen senki oyununu devam ettirirse gruptan 1.çıkar.Roma bu sene hem ligde hem de şampiyonlar liginde zorlanacak gibi.Ama oyuncu kalitesiyle gruptan çıkar.
  • F Grubu
  1. Chelsea
  2. Marsilya
  3. S.Moskova
  4. Zilina
Kolay olarak düşünülebilecek gruplardan biri.Sıralama aynı bu şekilde olur.Sürpriz olacağını düşünmüyorum.
  • G Grubu
  1. Milan
  2. Real Madrid
  3. Ajax
  4. Auxerre
Of gruba bakın.Gerçekten Auxerre'e acıyorum.Adamlar gruplara kaldık diye sevindiler ama şimdiki düşüncelerini merak ediyorum.Grup şu noktadan da ilginç.55 finalin 20sini kazanan üç takım bu grupta buluştu.Real Madrid 9 kez, Milan 7 kez ve Ajax 4 kez bu kupada mutlu sona ulaştı.Son zamanlarda bir türlü göremediğimiz üç silahşörler eski günlerdeki gibi mücadele edebilecekler mi acaba?Milan İtalyan basının da zorlamasıyla eğer Ibrahimovic'i alırsa gruptan çıkar.Eğer Ibra transfer edilemezse Milan 3.olur, Ajax 2.olarak gruptan çıkar.Biran önce lig başlasın da bu üç takımın mücedelesini izleyebilsek.
  • H Grubu
  1. Arsenal
  2. Shakhtar Donetsk
  3. Braga
  4. Partizan
D ve F grubunda sonra kolay gruplardan biri.Arsenal ve Shakhtar 1-2 olarak gruptan çıkarlar.

26 Ağustos 2010 Perşembe

2010-2011 Şampiyonlar Ligi Torbaları



1.Torba

Barcelona
Manchester United
Chelsea
Arsenal
Bayern Münich
Inter
Milan
O.Lyon

2.Torba

Werder Bremen
Real Madrid
Roma
Shakhtar Donetsk
Benfica
Valencia
Marsilya
Panathiniakos

3.Torba

Tottenham
Rangers
Ajax
Schalke
Basel
Braga
Kopenhang
S.Moskova

4.Torba

H.Tel-Aviv
Twente
Rubin Kazan
Auxerre
CFR Cluj
Partizan
Zilina
Bursaspor

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Oley Oley Bursaspor Bursaspor!!!




Öncelikle şunu demek istiyorum.Lig sonu müthiş bitti.Dün oynanan her iki maçta da heyecan üst seviyedeydi.Heyacanın yanı sıra diğer tüm duygular da yaşandı.Sevinç, mutluluk, korku, gerilim, üzüntü, ağlamaklı gözler...Her iki maçta da herşey vardı.



Dün oynanan maçlara değinmeden önce bazı tesadüflerden bahsediyorum.Hepinizin hatırlayacağınızı düşünüyorum.Fenerbahçe'nin 100.yılında yani 2006-2007 sezonunda oynanan 32. hafta sonucunda Fenerbahçe şampiyon olmuştu.Peki Fenerbahçe kimle oynamıştı ve çekiştiği kimdi?Fenerbahçe cezası nedeniyle İzmir'de Trabzonspor ile çekiştiği Beşiktaş ise deplasmanda Bursaspor ile oynadı.Yani aynı bugünkü durum gibi.Sadece Fenerbahçe'nin şampiyonluk için çekiştiği takım Bursaspor.O maçların skorlarını anımsarsak Fenerbahçe Trabzonspor ile 2-2 berabere kalırken, Beşiktaş Bursaspor'a 3-0 yenildi ve Fenerbahçe 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan etmişti.Düne gelirsek dün de Fenerbahçe ile Trabzonspor bebabere kalırken, Bursaspor o zamnki gibi yine Beşiktaşı'ı yendi.Ama bu sefer farklı bir durum vardı.Bu skorların sonuncunda şampiyon Bursaspor olmuştur.3 sene sonra yine bu dört takımın şampiyonu belirlemede bir araya gelmeleri gerçekten ilginç bir tesadüftü.



Diğer bir tesadüfe geçersek o da Lig tarihimizde son haftaya lider giren takımın şampiyon olamadığı seon sayısı dünle birlikte 2 oldu.Her ikisi de Fenerbahçe'ye denk geldi ve skorlara bakarsak aynı skorları alarak bu hayal kırıklığını yaşadılar.Bundan sonra Fenerbahçe ne zaman şampiyonluk son maça kalsa omuzlarına binen yük biraz daha artıcak gibi görünüyor.Çünkü Denizli'den ders alındı diye bu maçtan ümitli olanlar birkez daha hayal kırıklığına uğradılar.



İsterseniz dün oynanan maçlardan sonra şampiyon olan takımla ilgili birşeyler söyleyelim.Bursaspor'un şampiyon olması Türk futbolunda yeni bir dönem başlamasına vesile oldu.Birçok kez Anadoludan bazı takımlar bu mücadelede yer alsalar da bir türlü mutul sona ulaşamadılar.Belki tecrübe eksikliği belki de şampiyon olacak kapasiteleri yoktu.Geçen seneyi hatırlayalım.Sivasspor çok yaklaşmıştı ama bence tecrübe eksikliğinden dolayı o stresi taşıyamadı ve Anadoludan bir şampiyon çıkması ertelenmiş oldu.Belki de Sİvasspor'un şampiyon olamaması bir taraftan da iyi oldu.Çünkü (yanılmıyorsam Mehmet Demirkol da aynı şeyi demişti) Anadoludan şampiyon olacak takım veya şampiyon olan 5.takım Bursaspor'a daha çok yakışacaktı.Bunun nedeni Bursaspor'un bir futbol kenti olmasıydı.Bu açıdan 5.şampiyon'un Bursaspor olmasına sevindim.Bir de bu başarıyı devam ettirecek bütünlüğe sahip olduklarını düşünüyorum.Bütünlük derken şundan bahsediyorum.Ertuğrul Sağlam uzun yıllar Bursaspor kalıp başarılar kazanmayı hedefliyor.Türkiye'nin ve Bursaspor'un Alex Ferguson'u olma peşinde.Bu yolda emin adımlarla ilerliyor.



Ertuğrul Sağlam Bursaspor'un başına Ocak 2009 da geldi.Gelmeden önce Bursapor ligde 16 maçta 6 galibiyet, 4 beraberlik, 6 yenilgi alıp 22 puanla ilk yarıyı kapatmıştı..Peki Ertuğrul Sağlam geldikten sonra Bursaspor ne yaptı?18 maçta 10 galibiyet, 6 beraberlik, 2 yenilgi ile ikinciyi yarıyı tamamladı ve Ligi 58 puanla 6. tamamladı.

Ertuğtul Sağlam aynı Kayserispor da olduğu gibi bir program yapıp ilk beşe kendilerini sokmayı planlıyordu.En azından Avrupa bileti alma peşindeydi.Sezon öncesi doğru transferlerle bu hedefinin hiç de zor olmayacağını hafiften göstermiş oldu.Bursaspor bu sezonun ilk yarısında 11 galibiyet, 2 beraberlik ve 4 yenilgi aldı.Bu sonuçlarla kendini ilk beşte bulmuştu.Geçen sezon Fenerbahçe ve Galatasaray'ın durumlarına bakarsak bu sezon şampiyonluk mücadelesi geçen sezon kadar kolay olmayacağı görünüyordu.En azından Bursaspor'a şans verildiğini düşünmüyorum veya şansının az olduğu söyleniyordu.Ama haftalar ilerledikçe Fenerbahçe'nin önce Galatasaray sonra Beşiktaş'ı yenmesi ve Bursaspor'un istikrarlı bir şekilde yoluna devam etmesi birden şampiyonluk umutları yeşermeye başladı.

Fenerbahçe kötü giden bir dönemi ardından hiç gol yemeden seriyle gelmesi Bursaspor üzerinde iyice baskı yarattı.Bursaspor'un kader maçı olarak nitelendirilen İBB maçında puan kaybetmesi Busaspor'un stresi taşıyamacağı şeklinde yorumlanmıştı.Ama Tİmsahlar bunun üstesinden geldi ve son haftaya kadar bu heyecanı yaşamaya devam ettiler.Sonunda da mutlu sona ulaştılar.



Bu başarının mimarı elbette Ertuğrul Sağlam.O geldiğinden beri Bursaspor değişti ve göze hoş gelen futboluyla herkesin beğenisini kazandı.Şu rakam aslında herşeyi açıklıyor.Ertuğrul Sağlam Bursaspor'un başında çıktığı 42 lig maçının 33'ünü kazandı.Bunun üstüne daha ne söylenebilir ki?Bursaspor'u tekrardan tebrik ediyorum ve umarım bu başarıları gelecek sezon hem ligde hem de Avrupa'da devam eder.Türk futbolundaki yeni dönem herkes için hayırlı olur ve futbol olarak yükselişe geçeriz.

14 Mayıs 2010 Cuma

Türkiyede Olsa Ne Olurdu?


İngiltere'de son haftaya Manchester United ile Chelsea 2 puan farkla girmişlerdi. Son hafta ki mücadelelerde; Chelsea, Wigan Athletic'i 8-0 gibi net bir skorla geçerken, ManU'da rakibi Stoke City'i 4-0'la geçti.

Turkcell Süper Lig'de Fenerbahçe ile Bursaspor son haftaya 1 puan farkla giriyor. Pazar günü Fenerbahçe, Trabzonspor'la karşılaşacak, Bursaspor ise Beşiktaş'la.

Eğer takımlardan herhangi biri Premier League'deki gibi bir galibiyet alırsa haftalarca belki aylarca ülke şike iddaları ile sarsılacak, hatta pek çok eski dosyalar açılacak ortaya serilecek. Galatasaray'ın son hafta Ankaragücü'nü 8-0 yendiği maçın yankıları hala sürüyor. Fakat EPL'de son haftaya şampiyonluk iddasıyla giren iki takımın toplamda 12 gol atıp gol yememiş olması nedense kimseyi rahatsız etmiyor.

İngilizler yapınca futbolun güzelliği oluyorda, Türkiye'de yapılırsa nedense şike iddaları alıp başını yürüyor...

28 Nisan 2010 Çarşamba

Tarih Tekerrür Eder Mi?


Ligin bitimine 3 hafta, yani sadece 9 puan kaldı. Şampiyonluk için çekişen Fenerbahçe ve Bursaspoar arasında ki puan farkı ise sadece 1.
Bu tablo zaten son günlerin üzerinde en çok konuşulan, en çok yorum yapılan olayı.
Bursaspor son hafta Beşiktaş ile, Fenerbahçe ise son hafta Trabzonspor ile oynayacak. Yani 2 takım eğer son haftaya kadar puan puana gelebilirlerse şampiyonluk düğümünü çözemek için iki takımında, geçmişte çeşitli olaylar yaşadıkları takımları yenmek zorunda kalıcaklar. İşte belkide o zaman tarih tekerrür edicek yada tam tersi olucak.
Peki tarihte ne olmuştu?
Bursaspor - Beşiktaş (2003-2004)
Bursaspor lige, beraberlikler ve mağlubiyetlerle dolu bir başlangıç yapmış ve bir türlü istenen formu tutturamayarak, düşme potasına inmişti.
Ligin 19. haftasında, ağırladıkları Beşiktaş'a Tümer Metin'in golüyle 1-0 mağlup olmuşlardı. Ligin son 7 haftasında 6 galibiyet almasına, ki son 5 haftayı full geçmiştir, rağmen Bursaspor küme düşen takım olur.
Tabiki burda Beşiktaş'ın suçu ne diye de sorulabilir. Son haftalara, ligde hiç bir iddaası kalmadan ve 3.lüğü garanti olarak giren Beşiktaş'ın son 3 haftadaki rakipleri; Adana, A.Sebat ve Ç.Rize'dir. Yani Bursa'nın düşme hattında ki rakipleri. Beşiktaş iddaası kalmamasını gerekçe göstererek bu maçlara yıldızlarını götürmez yedek ağırlıklı kadrolarla çıkar ve 1-0, 2-0 ve 1-0 lık skorlar alarak 3 rakibinede yenilir ve Sebat ile Rize Beşiktaş'tan aldıkları puanlar sayesinde Bursaspor'un 2 puan üstünde yer alarak ligde kalırlar.

O zaman Bursaspor'un ligde kalabilmesi için tüm ipler Beşiktaş'ın elindeydi ve Beşiktaş, Bursa'nın ipini çekti. Şimdi ise son haftada Bursaspor bu sefer şampiyonluk için oynuyacak Beşiktaşla ve Beşiktaş'ın yine sezon için bir iddaası kalmamış durumda. Bu sefer de tarih tekerrür edip, Bursaspor Beşiktaş yüzünden başarızı olucak mı görücez.

Trabzonspor - Fenerbahçe (1995-1996)
1995-1996 sezonunda son 5 haftaya Trabzonspor 4 puan önde girer. 30. haftada Vanspor'a 1-0 yenilmesiyle, puan farkı 1'e iner ve 32. haftada ki Fenerbahçe maçı şampiyonluğu belirliyecek maç konumuna gelir.
Avni Aker Stadı'nda oynana ve şampiyonu belirleyecek olan maçta, Trabzon ilk yarıyı 1-0 önce kapatmasına rağmen 1-2 mağlup olarak liderliği Fenerbahçeye devreder. Son 2 haftada iki takımda puan kaybetmeyince Fenerbahçe şampiyon olur.


Sadece 3 hafta sonra 2 taraf da şampiyonluğun kaderini değiştirmek için sahaya çıkacak. Bursaspor Beşiktaş'ın karşısına bu sefer küme düşmemek için değil şampiyon olabilmek için çıkıcak. Trabzon ise bu sefer 96'nın öcünü alıp rakibini şampiyonluktan etmek için sahada olucak.

26 Nisan 2010 Pazartesi

Kadıköy'den Altıparmak'a Bir Şampiyonluk Yarışı

İstanbul sınırları içinde Bursa Şehir Merkezi'ne belkide en çok benzeyen yer Kadıköy'dür.

En bariz farkları ikisininde karakteristiğini belirler aslında, Bursa; Uludağ'ın eteklerine kurulmuştur, Kadıköy ise Boğaza doğru uzanacak şekilde.


İkisininde merkezinden trafiğe tek yönlü açık olan birer cadde geçer; Cumhuriyet Cad.(Heykel) ve Kuşdili Cad.

İkisininde meydanlarında birer heykel ve tiyatro vardır. Bursa'da Heykel Meydanı'nda Atatürk Heykeli ve karşısında Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu. Kadıköy'de ise sahilde Haldun Taner Sahnesi.

İki merkezde de araç trafiğine kapalı, sadece insanların geçtiği birer sokak vardır; Bursa'da Ünlü Cad., Kadıköy'de Bahariye.

İki takımında stadının yanından birer dere geçer. Bursa'da Altıparmak'tan Merinos'a doğru uzanan ve son yıllarda ıslah edilmiş olan dere, Kadıköy'de ise stadın yanından geçerek stadın çimlerini bozan fakat ıslah edilemeyen bir dere vardır.



İki merkezde de gençlerin buluşma noktaları caddelerin kesişim noktalarında bulunan heykellerin önüdür. Bursa'da Atatürk Heykel'i, Kadıköy'de Boğa.


Biri yeşil-beyaz olur maç günleri biri sarı-lacivert, ikiside takımlarının kalesidir başka renklerin giremediği, biri sırtını boğaza diğeri dağa yaslamış şekilde. Ve şimdi 2009-2010 Şampiyonluk Kupası, bu birbirine benzeyen iki yerden birinde yükselicek. Ya Heykel Meydanında yada Bağdat Caddesi rengarenk olucak, sabaha kadar susmuycak... Fakat hangisi sevinirse diğerinde hüzün olucak.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Bursa'dan Karışık Kardeşlik İlişkileri


Dostumun dostu, dostum mudur? yada Düşmanımın düşmanı, dostum mudur?
Anadolu'da özellikle Bursaspor cephesinde ilişkiler tamamen karışmış durumda.
Kendi bildiğim kadarını özetlemem gerekirse dostuk-düşmanlık ilişkileri Bursaspor cephesinde şöyle:

Bursaspor'un en yakını olan ve kardeşi olarak gördüğü klüp Ankaragücü. Bursaspor'un diğer yakın dostu olarak gördüğü klüp ise Göztepe.

Ankaragücü'nün ise Bursaspor'dan sonra en yakın dostu, Karşıyaka. Dolayısıyla Göztepe ile Ankaragücü'de birbirine düşman. Göztepe'den dolayı da Bursaspor, Karşıyaka ile kanlı bıçaklı durumda.

Göztepe'nin en yakın dostu ise Sakaryaspor, daha sonra ise Bursaspor geliyor. Bursaspor ise Sakaryaspor ile birbirlerine düşmanlar.

Sakaryaspor'un ise en büyük düşmanı olarak gördüğü klüp Kocaelispor, fakat Bursaspor bu ilişkinin içine girmiş durumda değil, Kocaelispora karşı tamamen nötr.

Tabiki futbol sahalarında düşmanlık pek kullanılması gerekmeyen bir tabir, gönül isterki herkes birbirleriyle dost olsun, maçlar kavga gürültü olmadan iç içe izlensin ama. Oluşan kutuplaşmalarda bu sadece bir istekten öteye geçebilecek gibi durmuyor.

5 Nisan 2010 Pazartesi

Gözler 32. Haftada



''Bu lig 32. haftada içinden çıkılmaz hale gelir.Tam bir Arap saçı olur. Bu saçlardaki tellerden biri de biz oluruz. 4 takım da bu yarışın içinde yer alır.''

"Bu lig averaja kalmayacak ve şampiyonu puan farkı belirleyecek. Bu tablo içinde 4 takımın da şampiyon olması sürpriz olmaz. 3-4 ay öncesinde Bursaspor için sürpriz diyebilirdik ama şu anki tabloda onların şampiyonluğu da artık sürpriz değil. Muhtemelen şampiyonluk yarışı son haftaya kadar da kalabilir.''

Mustafa Denizli

1 Nisan 2010 Perşembe

Messi, Gaziantepte =)

Her sene 1 Nisan'da şaka yapılması alışıla geldik bir durumdur. Özellikle futbol klüpleri hakkında her 1 Nisan'da ilginç iddaalar ortaya atılır sonra "şaka yaptık ki" denir, fakat bu sene Gaziantepspor şaka çıtasını biraz yukarıda tutmuş.
Sabah saatlerinde yerel bir gazeteden ortaya çıkıp yayılan iddaya göre;
"Gaziantepspor'da gelecek yılın planlaması ve çalışmaları start alırken Kırmızı-Siyahlı yöneticiler süpriz bir isimle temasa geçtiler. Barcelona takımının yıldız ismi Messi ile konuşan Gaziantepli işadamı, Messi'ye Gaziantepspor için teklif götürdü. Bu sezon ligde istediği sonuçları alamayan Gaziantepspor, gelecek yıl sürpriz bir kadro kurmak ve başarılı bir lig geçirmek istiyor. Bu konuda yurt dışında arayışlarını sürdüren Gaziantepspor'da bir işadamının aracılığıyla Barcelona'nın yıldızı Lionel Messi'yi transfer teklifinde bulunulduğu öğrenildi. Gaziantepli bu iş adamıyla arkadaş olan Messi'nin ise özellikle Gaziantep yemeklerine hayran olduğu ve kebab ile lahmacunu çok sevdiği öğrenildi. Messi ile bu işadamının görüşmelerinin hızla devam ettiği ileri sürüldü."

Yerel halkı sevince boğan ve binlerce kişinin tıkladığı haber ise, daha sonra "şaka yaptık" denilerek, sevinçleri kursakta bırakmış. Halbuki hazır Messi, Antep yemeklerininde hayranıyken ilk uçakla alıp getirmeliydiler.

Ayrıca bazı Bursaspor taraftar sitelerinde de 1 Nisan şakası teması olarak "Ertuğrul Sağlam istifa etti" başlığı kullanılmış, fakat Ertuğrul'a güveni tam olan taraftarlar tarafından kısa sürede gerçek olmadığı ortaya çıkartılmış.

26 Mart 2010 Cuma

Liderler ve Bütçeleri

Avrupa'nın üst düzey liglerinde, lider giden takımların bütçelerine bakıldığında bizim ligimizde lider giden Bursaspor ile aralarında çok büyük uçurumlar olduğu görülüyor. Bursaspor'un ligimizdeki en yüksek bütçeli takımlardan biri olmamasına rağmen şu an 5 puan farkla lider gidiyor olması, bütçenin pekte önemli olmadığının işareti. Faka Avrupa Kupalarına katıldıklarında karşılarına çıkacak tablonunda bir nevi özeti.

Bursaspor'un kadrosuna 34 milyon 800bin euro tahmini değer bişilirken Avrupa'nın üst düzey liglerinin liderlerinin değerleri şöyle:
La Liga'nın lideri Real Madrid 473 Milyon 500bin euroluk değeriyle, liginin lideri olmasının yanı sıra Avrupa'nın da en değerli klüplerinden biri olarak göze çarpıyor.
Premier Lig'in lideri Manchester United ise 376 milyon 750bin euro kadro değerine sahip olmasının yanı sıra, Chelsea'nin ardından liginin en değerli 2. takımı.
Diğer liglerin liderlerinin kadro değerleri ise şöyle:
İtalya Inter 354.250.000
Almanya Bayern Münih 243.850.000
Fransa Bordeaux 139.600.000
Portekiz Benfica 124.050.000
Rusya Rubin Kazan 82.250.000
Hollanda Twente 53.050.000
İlginç bir bilgi olarakta: Değeri 75 milyon Euro olarak gösterilen Cristiano Ronaldo'nun tek başına değeri, mevcut koşullarda Bursaspor'un kadro değerinin 2 katı olarak göze çarpıyor.

Zirve Rüzgarları

Bursaspor sezona Avrupa Kupalarına katılma hedefiyle girmişti. Geçen sezon Avrupa'ya gitmeyi ucu ucuna kaçıran Bursaspor, sezon başında bütün yatırımlarını bu yönde yaptı. Ertuğrul Sağlam'ın geçen sene oturttuğu sistemi bozmadan üstüne düşük maliyetli fakat yüksek performanslı oyuncularla takviye yaparak sezona hazır bir şekilde başladılar.
Sezon başından itibaren zirveyi yakından takip eden ve puan farkının açılmasına izin vermeyen Bursaspor, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın puan kaybettiği haftalarda arkadan sessizce yaklaşıp birden liderliğe oturdu. Tabiki bunu rakiplerin puan kayıplarına veya tesadüfe bağlamak Bursaspor'a hakaret olur, çünkü takım sezon başından beri istikrarlı ve oturmuş oyun yapısıyla güzel ve sonuca giden bir oyun ortaya koyuyor.
Takım sezon başından beri şampiyonluk lafını ağza almayarak, hedeflerinin Avrupa Kupalarına katılmak olduğunu söylesede, taraftarlar şampiyonluk şarkılarına başlamış durumda. Futbolcular ne kadar şampiyonluktan konuşmayarak bu strese girmekten kaçınsalarda, son haftalarda takım galip gelmek zorunda olmalarının stresini yaşıyor.
Manisa maçında öne geçtikten sonra orta saha ağırlıklı bir futbola dönülüp skorun korunmaya çabalaması ve Denizlispor maçınının son dakikalarında maç 2-0'ken şampiyonluk şarkılarıyla birlikte maçı hafife aldıkları dakikada maçın 2-1 e gelmesi ve takımın elinin ayağının dolaşmasıda buna büyük bir kanıt durumunda.
Zirvede rüzgarlar sert eser; çünkü göz önünde olan takımlar, zaten eleştiri üzerine kurulmuş olan spor medyasının, eleştiri oklarından kurtulamazlar ve eleştirilerde alışık olmayanlar üzerinde gereksiz stres ve heyecana sebebiyet verir. Bursaspor eğer sezon başında oynadığı sakin, kendine güvenen futbola geri dönemezse; kaybedeceği 1 puan bile gereksiz bir heyecana sebebiyet olabileceğinden dolayı bir çığ gibi büyüyerek birden bir düşüşe sebebiyet verebilir. Önlerinde ki Sivasspor örneğine bakarak ders alabilirse eğer sezon sonunda çok rahat bir şekilde şampiyon olarak amaçlarına ulaşabilirler.

Bursaspor'a yapılan en büyük ayıp ise bu hafta federasyon tarafından yapılan ayıptır. Hangi ligde, ligin liderinin pazartesi ve cuma günleri maç yapıldığı görülmüş ki? Bu da TFF'nin Bursaspor gerçeğini hala idrak edemediği veya idrak etmek istemediği manasına geliyor.
Bursaspor'un bundan sonra kolay ve avantajlı bir fikstürü yok .
İstanbul BŞB - : - Bursaspor
Bursaspor - : - Antalyaspor
Gençlerbirliği - : - Bursaspor
Bursaspor - : - Gaziantepspor
Galatasaray - : - Bursaspor
Bursaspor - : - Kayserispor
Ankaraspor - : - Bursaspor
Bursaspor - : - Beşiktaş

Bugün oyananıcak İBB maçı, Bursa için dönüm noktası olabilecek bir maçtı. Fakat İBB'nin dün yaşanan olayların ardından bu maça psikolojik olarak hazır olması zor gibi duruyor. Ayrıca taraftarı olmayan İBB'nin kendi evinden oynamasına rağmen Bursalı taraftarların akın ediceği bir stadda oynuyacak olmasıda büyük dezavantaj onlar adına.
Bursaspor, Galatasaray maçına kadar oynayacağı 4 maçtan 10 puan civarı, bir puan çıkarabilirse eğer sezon sonunda rahat rahat şampiyonluk ipini göğüsler ve yıllardır beklenen Anadolu'nun şampiyonu olur.

Bursa şampiyon olursa ne mi olur ??? O da şampiyonluktan sonra, şu an konuşmak için daha çok erken.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails