uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2010 Cuma

Bursaspor ve Beşiktaşın Avrupa Kupalarında ki Gelecekleri

Belki konuşmak için biraz erken olabilir fakat, şu an ki tablo itibariyle Bursaspor'un grubundan ilk 2'ye girip ŞL'de yoluna devam etmesi veya da 3. olup Avrupa Ligi'ne gitmesi çok zor gibi duruyor.
Grubun genel durumu:
ManU:4
Rangers:4
Valencia:3
Bursaspor:0
Bursaspor'un gruptan; en azından Avrupa Ligi'ne devam edebilmesi için; kesinlikle Bursa'da Rangers'i yenmesi ve Valencia deplasmanı yada 2 ManU maçından birinden 1 puan alması lazım ki bu en iyi ihtimale denk geliyor.
Geçen sezonun flaş takımı ve şampiyonu, bu sezonun ise namağlup lideri gider Bursaspor için tablo hiç de iç açıcı değil. Valencia karşısında alınan hezimetten sonra bol bol tecrübesizlik dense de, Glaskow Ranges maçı için de tecrübesizlikten bahsetmek zor.
Ertuğrul Sağlam, daha önce Beşiktaş'ın başındayken bu arenada tecrübe kazanmış olmasına rağmen maça yaptığı hamleler hep yanlış yönde oldu. Süper Lig'de rahat bir oyun oynamaya alışık olan Bursaspor'un eksikleri, ŞL'de iyice gözler önüne serilmeye başlamış oldu. Süper Lig'de hızlı ve fiziksel özellikleri olan Volkan Şen ve Sercan gibi oyuncularla hızlı çıkmaya alışık olan Bursaspor, Avrupa'nın topu hızlı kullanan, koşarak değil hızlı toplarla çabukluk yakalayan teknik kapasitesi daha yüksek takımları karşısında kaleye gitmekte bile sorun yaşıyor. Özellikle Glasgow Rangers maçında, hızlı pozisyon olan rakip savunmaya rağmen, sürekli geriden top sürerek çıkmayı, ayağa paslarla oyun kurmayı düşününce Bursaspor'un hücum oyuncuları sürekli Rangers savunmasının kucağına düştü. 2 hafta önce Manchester United gibi teknik kapasitesi yüksek kanat adamlarına sahip bir takımın bile geçemediği kanatlar, Bursaspor'un tke ümidi olunca Bursa doğru düzgün pozisyon bulmakta bile zorlandı. Premier Lig tarzı denebilecek bir, kanattan kanada ortayı ceza sahasına indirerek pozisyon bulma çalışmasında da Rangers başarılı olunca Bursaspor mağlup olmaktan kurtulamamış oldu.

Bursaspor'un önünce şimdi 2 zorlu Manchester United maçı var. Bursaspor eğer Rangers yada Valencia'yı geçip en azından Avrupa Ligi'ne gitmek istiyorsa, ManU karşısında 1 puan almak zorunda. Fakat hızlı toplarda uyum sağlayamayan ve dengesiz yakalanabilen savunması ve ileride sadece Volkan, Sercan ikilisinin tuttuğu toplarla var olmaya çalışan yapısıyla Bursaspor'un işi gerçekten çok zor.
Bursaspor, grupta en azından puan toplamak istiyorsa, Ertuğrul Sağlam'ın bir an önce kafasında ki Süper Lig' uygun şablondan vaz geçip, Avrupa arenasına uygun bir oyunu takımına empoze etmesi lazım. Yoksa Avrupa hayali, Bursaspor için hezimete dönmek üzere.
Yeni transferleri ve değişen teknik direktörüyle; adeta yeni bir sayfa açan Beşiktaş, Avrupa'daki yürüyüşüne tam gaz devam ediyor. Bu sezon Avrupada oynadığı 8 maçta 7 galibiyet 1 mağlubiyet alan Beşiktaş'ın grubunda ki tek rakibi, liderlik için çekişeceği Porto.
Gurubun puan durumu:
Porto:6
Beşiktaş:6
CSKA Sofia:0
Rapid Wien:0
Şu an ki tablo itibari ile Beşiktaş için neredeyse kesin olarak gruptan çıktı demek mümkün. Artık tek meseleleri Porto ile oynanacak maçlarda avantaj sağlıyarak gruptan lider olarak çıkıp, nispeten daha zayıf ekiplerle eşleşme şansı yakalamak. Bu sebepten dolayı Beşiktaş için artık grupları değil gruplardan sonra neler yapabileceğini konuşmak lazım.
CSKA ve rapid Wien maçları Beşiktaş için kesinlikle ölçü sayılabilecek maçlar değil. Beşiktaş'ın Avrupa kupasında neler yapabileceğini hesaplarken, bu iki maçın üzerinden hesap yapmak bu bağlamda hata olur. Beşiktaş'ın bu sezon en zorlandığı iki maç olan Fenerbahçe ve İBB maçlarına bakarsak, bu konuda daha çok fikir yürütülebilir.
İki maçında ortak özelliği, Beşiktaş savunmasının hızlı oyuncular karşısında önce yakalandığın açık veriyor oluşu. Fenerbahçe maçında da bu gözler önüne serildi ki rakip takım hızlı oyuncularını defansın arkasına kaçırırsa, Beşiktaş savunması sürekli olarak açık veriyor. Avrupa Ligi'nde şu an ki grubu itibariyle bu Beşiktaş için büyük bir handikap değil. Çünkü Beşiktaş etkili hücum elemanlarıyla rakibi baskı altına alarak hızlı oyun kurmasını engelleyebiliyor. Fakat gruplardan sonra ki eşleşmelerde karşısına çıkması muhtemel bir İngiliz yada İspanyol ekip Beşiktaş'ın bu zafiyetinden hat safhada yararlanabilir.
Schuster'in defansı da öne çıkartarak oyun alanını daraltarak, oyunu rakip sahaya yıkması düşüncesi güzel ve etkili bir sistem olsa da ağır kalan savunmasına acilen bir çare bulması gerekiyor. Beşiktaş bu handikapını da ortadan kaldırabilirse, Avrupa Ligi için iddaalı takımlardan biri haline gelir ve yolunda emin adımlarla ilerliyebilir.

Not: Beşiktaş - Rapid Wien maçının en ilginç istatistiği ise iki takımında sahaya 3'er Türk oyuncu ile çıkmış olmasıdır.

17 Eylül 2010 Cuma

Ustaya Saygı : Alessandro Del Piero

Şike skandalının ardından, düştüğü Seri B'den çıktıktan sonra bir türlü toparlanamayan Juventus'da yıllara rağmen değişmeyen tek şey : Del Piero
Takımı, Lech gibi güçsüz bir ekip karşısında bile 0-2 geriye düşmüşken, hala mücadeleyi bırakmayan Del Piero, 68. dakikada attığı şapka çıkartılası golle takımını 3-2 üstünlüğe taşıdı. Yine de Juve'de sular durulmuyor, maç Torino'da olmasına rağmen 3-3 beraberlikle sonuçlanarak hüsran yarattı.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

2010-2011 Avrupa Ligi Grupları

-A GRUBU-
Juventus (İtalya)
Manchester City (İngiltere)
FC Salzburg (Avusturya)
Lech Poznan (Polonya)

Eski günlerine dönmek için yatırım yapan Avrupa'nın köklü klüplerinden Juventus ve Arap sahiplerinin akıttığı paralarla yıldızlar karması haline gelen Man City büyük ihtimalle bu grubu rahat rahat 1-2 şeklinde tamamlarlar.

-B GRUBU-

Atlético Madrid (İspanya)
Bayer Leverkusen (Almanya)
Rosenborg (Norveç)
Aris Thessaloniki (Yunanistan)

Geçen senenin Avrupa Ligi Şampiyonu ve Süper Kupa'nın sahibi Atletico Madrid bu grubun mutlak favorisi. Eski günlerini arayan iki ekip Leverkusen ve Rosenborg ise 2.lik için çekişecekler gibi duruyor, fakar Leverkusen 1 adım önde gibi duruyor.

-C GRUBU-

Sporting Lisbon (Portekiz)
Lille (Fransa)
Levski Sofya (Bulgaristan)
AA Gent (Belçika)

Lille dışında ki 3 takımda tamamiyle belirsiz durumda. Ortasahasında ki yetenekli ayakları yüksek bedellere satan Sporting yerlerini dolduramayarak güç kaybetmiş durumda. Levski ve Gent ise tamamen kapalı kutu. Grupten çıkma adına Lille diğer takımlardan 1 adım önde dursa da, bu grup için tahmin yürütmek şu an için zor.

-D GRUBU-
Villarreal (İspanya)
Club Brugge (Belçika)
Dinamo Zagreb (Hırvatistan)
PAOK Thessaloniki (Yunanistan)

İspanyol temsilcisi Villarreal nispeten kolay bir gruba düştü, rakiplerini hafife almazlarsa güle oynaya bir üst tura yükselirler. Grup 2.liği için ise, Avrupa kupalarında rakiplerine göre daha deneyimli olan Club Brugge bir adım daha önde gibi duruyor.
-E GRUBU-
AZ Alkmaar (Holanda)
Dinamo Kiev (Ukrayna)
BATE Borisov (Belarus)
Sheriff Tiraspol (Moldova)

AZ Alkmaar ve Dinamo Kiev, rakiplerine oranla hem kadro hemde ekonomik anlam da daha kaliteli bir konumdalar. Büyük bir süpriz olmazsa ilk 2 için kendilerinden başka rakipleri yok gibi duruyor.

-F GRUBU-
CSKA Moskova (Rusya)
Palermo (İtalya)
Sparta Prag (Çek Cumhuriyeti)
Lausanne Sports (İsviçre)

Laussanne bu grupta kesin sonuncu olur. Diğer üç takımdan Sparta Prag biraz daha güçsüz olmasına rağmen, çıkma ihtimali yok diyemeyiz. Liderlik için en büyük aday ise Palermo gibi duruyor.

-G GRUBU-
Zenit St. Petersburg (Rusya)
Anderlecht (Belçika)
AEK Atina (Yunanistan)
Hajduk Split (Hırvatistan)

Zenit ve Anderlecht için gayet kolay bir grup. Oturmuş kadro yapıları ve deneyimleri ile bu grupta pek zorlanmayacaklar gibi duruyor. Fakat, zorlu Yunanistan deplasmanları nedeniyle de bu grupta AEK'nın da bir şansı olabilir.

-H GRUBU-
VfB Stuttgart (Almanya)
Getafe (İspanya)
Odense (Danimarka)
Young Boys (İsviçre)

Stuutgart ve Getafe ilk bakışta grubun mutlak favorisi konumundalar. Fakat açık ve hücum oyun tarzıyla Fenerbahçe'yi eleyen Tottenham'a zorluk çıkarten Young Boys, eğer defansif anlamda biraz disiplin sağlayabilirse bu gruptan çıkabilir.

-I GRUBU-
PSV Eindhoven (Hollanda)
Sampdoria (İtalya)
Metalist Kharkiv (Ukrayna)
DVSC Debreceni (Macaristan)

Kimse için öyle çok rahat bir grup denemeyecek bir grup. PSV diğer takımlardan tecrübe ve kadro olarak daha üstün durumda. Sampdoria, Metalist'den; Metalist ise Debreceni'den bir gömlek üstün gibi duruyor. Fakat 2.lik tüm ihtimallere açık durumda.

-J GRUBU-
Sevilla (İspanya)
Paris Saint-Germain (Fransa)
Borussia Dortmund (Almanya)
Karpaty Lviv (Ukrayna)

Beklenmedik şekilde ŞL'den elenen Sevilla grubun mutlak favorisi durumunda. PSG ile eski günlerini arayan Borussia'yı 2.lik için mücadele edicekler. Büyük ihtimalle PSG gruptan ikinci olarak çıkacaktır.

-K GRUBU-
Liverpool (İngiltere)
Steaua Bükreş (Romanya)
Napoli (İtalya)
FC Utrecht (Hollanda)

Trabzon'u eleyen İngiliz devi, Liverpool grubunun ve kupanın favorisi durumunda. Yeni transferleriyle, yeni bir oluşuma giren Napoli eğer sistemini oturtabilirse, grubu rahatlıkla ilk 2 içinde bitirebilecek konumda.

-L GRUBU-
FC Porto (Portekiz)
BEŞİKTAŞ (TÜRKİYE)
CSKA Sofya (Bulgaristan)
Rapid Wien (Avusturya)

Gelelim, Avrupa Ligi'ndeki tek temsilcimiz olan Beşiktaş'ın grubuna. Grubun kadro ve deneyim olarak favorisi Porto gibi duruyor. Fakat bu sene girdiği revizyon ile, mutlak başarıyı hedefleyen temsilcimiz de grup liderliği için gayet iddaalı bir durumda. CSKA Sofya ve Rapid Wien; normal şartlarda Beşiktaş ve Porto'ya rakip olabilecek düzeyde değiller fakat yinede hafife alınabilecek çantada keklik rakipler de değiller. Porto ve Beşiktaş eğer sistemlerini ve kadro yapılarını zamanında oturtabilirlerse rahat rahat gruptan 1-2 şeklinde çıkarlar. Liderlik için ise Avrupa'daki deneyimi farkıyla Porto bir adım daha önde gibi duruyor.

27 Ağustos 2010 Cuma

2010-2011 Avrupa Ligi Torbaları



  • 1.Torba
  1. A.Madrid
  2. Liverpool
  3. Sevilla
  4. Porto
  5. Villarreal
  6. CSKA Moskova
  7. PSV
  8. Zenit
  9. Juventus
  10. S.Lizbon
  11. Stuttgart
  12. AZ
  • 2.Torba
  1. Steaua Bükreş
  2. Lille
  3. D.Kiev
  4. Anderlecht
  5. Bayern Leverkusen
  6. PSG
  7. Club Brugge
  8. Palermo
  9. Getafe
  10. Beşiktaş
  11. Manchester City
  12. Sampdoria
  • 3.Torba
  1. S.Prag
  2. AEK
  3. Metalist
  4. Levski Sofya
  5. ROsenborg
  6. Salzburg
  7. CSKA Sofya
  8. Odense
  9. Napoli
  10. B.Dortmund
  11. D.Zagreb
  12. BATE
  • 4.Torba
  1. Aris
  2. Rapid Wien
  3. PAOK
  4. Lech Poznan
  5. Karpaty Lviv
  6. Young Boys
  7. Utrecht
  8. Gent
  9. L.Sport
  10. Sheriff
  11. Debrecen
  12. Hajduk Split

Takımlarımız İçin Kara Bir Gece


Trabzonspor çok yaklaşmıştı.Golü de erken bulmuştu ve herşey istediği gibi gidiyordu.Ama oynanan mücadeleci oyundan dolayı bazı oyuncular çok yoruldu ve bu arada Liverpool bir gol buldu.Sonra da Kuyt 2. golü attı.Aslında skor üzerinden konuşmak uygun olmaz.Trabzonspor elemek için ne gerekiyorsa yaptı.Bu tür maçlarda tecrübe hep öne çıkar ve tecrübeli olan Liverpool Trabzonspr'un hatası bekledi ve beklediği hatayı değerlendirdi.Aslında acı olan golün 82de yenilmesi.En azından uzatmalara gidilmesi daha adil olurdu.En baştan beri şunu söylüyorum.Trabzonspor hangi sonucu alırsa alsın yoluna devam etmeli.Sonuçta Liverpool'a elendi.Bu güzel futbolu devam ettirirse beklenilen başarılar gelir diye düşünüyorum.Sağlık olsun Trabzonspor.


Aykut Kocaman geldiği günden beri hedeflediği oyun tarzına yavaş yavaş yaklaşıyor.Kendisi de bunun birden mümkün olmayacağını söylemişti zaten.Ama oyun yavaş yavaş iyileşirken Avrupa macerası erken bitti.10 dakikalık dilimlerle oynanan futbolu daha geniş zaman aralıklarıyla oynasaydı belki Fenerbahçe dün turu geçmiş olacaktı.Aslında Fenerbahçe istediği pozisyonları buldu.Özellikle Alex ile...Zaten pozisyonların bulunacağı belliydi.Tek endişe savunmadaki yapılan bir hata sonucu gol yenilmesiydi.O da gerçekleşti.Yani Fenerbahçe'den beklenen herşey gerçekleşti.10 dakikalık dilimlerle de sınırlı olsa oynanan futbol ve bir anlık dalgınlıktan yenilen gol...Burada sonuç kadar itibar kaybı da önemli.2 sene oynanan çyrek finalden dolayı Avrupa'daki oyuncular Fenerbahçe'ye farklı gözlerle bakıyordu.Oyuncular Şampiyonlar liginde oynamak için geldiklerini söylüyorlardı.Ama gelin görün ki geçen sene elini kolunu sallaya sallaya gruptan çıktığı Avrupa'nın ikinci bahçesine bu sene giremedi bile.Bundan sonra oyuncular gelirken biraz şüpheci olacaktır.Şüpheyi ortadan kaldırmak için de bolca para harcarsın.Kendince çözüm bulmuş olursun.Maalesef hep böyle oluyor.Yazık.Bu bütçeyle Avrupa'nın arka bahçesinin kapısını açacak anahtarı yapamamak.


Maç öncesinde dediğimiz şeyler bir bir gerçekleşti.Kewell ve Elano'nun olmadığı bir ortasaha ve hücum açısından elinde sadece Arda ve Baros'un olması işleri zorlaştıracaktı.Aslında Galatasaray'da oyundan çok başka sorunlar var gibi.Ne olursa olsun 90. dakikada bulduğun golden sonra sen Galatasaraysan hemen ardından golü yemezsin.Şu zamana kadar Hakan Balta hep bir standartla oynardı.Ne eksik ne de fazla.Ama iki Karpaty maçına baktığımızda Hakan Balta'nın hatalarıyla 2 gol yenildi ve tura mal oldu.Kötü oynabilirsiniz, pozisyonunuz olmadan maç tamamlayabilirsiniz.Bunlar bir şekilde kabul edilir ve halledilebilecek birşeydir.Ama şunu düşünün.Hakan Balta ilk maçta topu sektirmese, ikinci maçta da adamı kaçırmasa Galatasaray dün tur atlayacaktı.Dediğim gibi takım hali çok kötü de olsa, yolun sonu karanlık da olsa bu 2 küçük detay Galatasaray'ın biraz olsun toparlanmasını ve nefes almasını sağlayabilirdi.Futbolda sistemler kadar bu detaylar da önemlidir ve bu detaylar Galatasaray'ı Avrupa'nın dışına itti.



Yüzümüzü güldüren tek takım Beşiktaştı.Kendisiyle boy ölçüşemeyecek bir takımla oynayan Beşiktaş zaman zaman kalesinde tehlikeli pozisyonlar görse de maçı rahat bir şekilde 4-0 yendi ve gruplara kalan tek Türk takımı oldu.Beşiktaş'ı tebrik ediyorum.Beşiktaş ülke puanı için en azından çeyrek finale kadar çıkarsa çok iyi olur.

19 Ağustos 2010 Perşembe

Yüzümüzü Güldürün



21.00 Galatasaray – Karpaty Lviv
21.30 PAOK – Fenerbahçe
21.45 Liverpool – Trabzonspor

26 Şubat 2010 Cuma

UEFA Avrupa Ligi Son 16 Eşleşmeleri


Hamburger SV (GER) v RSC Anderlecht (BEL)
FC Rubin Kazan (RUS) v VfL Wolfsburg (GER)
Club Atlético de Madrid (ESP) v Sporting Clube de Portugal (POR)
SL Benfica (POR) v Olympique de Marseille (FRA)
Panathinaikos FC (GRE) v R. Standard de Liège (BEL)
LOSC Lille Métropole (FRA) v Liverpool FC (ENG)
Juventus (ITA) v Fulham FC (ENG)
Valencia CF (ESP) v Werder Bremen (GER)


Maçlar 11 ve 18 Mart tarihlerinde oynanacak, eşleşmelerde kazanan tarafların çeyrek finalde karşılaşacakları rakipler ise 19 Mart'ta Nyon'da yapılacak kura çekimleri sonrasında belirlenicek. Çeyrek final maçlarının tarihleri ise; 1 ve 8 Nisan.

23 Aralık 2009 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi eşleşmeleri

Geçtiğimiz cuma günü UEFA Avrupa Ligi eşleşmeleri belli oldu, temsilcilerimize kısmen zorlu rakipler çıktı.
İşte Avrupa Ligi eşleşmeleri, alt alta yazılı olan maçların galipleri bir sonraki turda birbirleriyle karşılaşacaklar.
Boldla yazılı olanlar benim favori olarak gördüklerim.

Rubin Kazan - H.Tel Aviv
Villarreal - Wolfsburg

Athletic Bilbao - Anderlecht
Hamburg - PSV

Kobenhavn - Olimpic Marseille
Herta Berlin - Benfica

Panathinaikos - Roma
Standard - Salzburg

Atletico Madrid - GALATASARAY
Everton - Sporting Lizbon

Ajax - Juventus
Fulham - Shakhtar

Brugge - Valencia
Twente - Werder Bremen

Liverpool - Unirea Urziceni
Lille - FENERBAHÇE

16 Aralık 2009 Çarşamba

Futbol Tarihinde Bir İlk



Yaklaşık bir ay önce Pedro hakkında bir yazı yazmıştım.Bu gencin dikkatle izlenmesini ve önünde 22 yaşında olmasına rağmen kariyeri açısından çok önemli bir fırsatın ellerinde olduğunu belirtmeye çalışmıştım.

Bilmeyenler için kısaca bir daha anlatmak istiyorum.Futbolun tarihinde bir futbolcunun bir sezon içinde 6 farklı turnuvada gol atmışlığı yoktur.Düşündüğümüzde gerçekten çok zor.Mesela Türk takımlarında oynayanlar için düşünelim.Süper Lİg, Türkiye Kupası, Süper Kupa, Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi...Geçmiş sezonda avrupada herhangi bir kupa almamışsa eğer Türk takımları bir sezon içinde en fazla 5 turnuvada yer alabilirler.Neyse bunu başarabilecek bir futbolcu vardı sezon başından beri.FC Barcelona'da oynayan Pedro Ledesma.

Pedro bu sezon tam 5 farklı turnuvada gol atma başarısını gösterdi.6. turnuva ise Dünya Klüpler Şampiyonası.Bu Şampiyona'da Guardiola'nın bu genç adama şans vereceğini tahmin ettiğimi söylemiştim.Pedro da bu şansı değerlendirerek tarihte bir ilke imza attı ve bir sezon içinde 6 farklı turnuvada gol atma başarısını gösteren ilk futbolcu oldu.Dünya Klüpler Şampiyonsı yarı finalinde Atlante'ye atılan 3 golden birinde imzası vardı.

22 yaşındaki bir futbolcunun kariyerinin hemen başındayken bu sporda adını tarihin tozlu sayfalarına yazdırması gerçekten hem kendisi için hem de onu yetiştiren antrenörleri ve ailesi için gurur verici birşey.

10 Aralık 2009 Perşembe

Sinan Var Huzur Var


Şampiyonlar Ligi H Grubu'nda dün akşam Standard Liege, AZ Alkmaar karşısında beraberliği son saniyelerde Sinan Bolat'ın attığı golle kurtardı ve UEFA Avrupa Ligi vizesini aldı.Sinan bu golüyle aynı Palop gibi tarihe geçmiş oldu.Palop'un o golünden sonra Sevilla finale kadar çıkıp mutlu sona ulaşmışlardı.Bakalım Sinan'lı S.Liege ne yapacak.Sinan maçtan sonra şunları söylemiş.

"Atağa katılma iznini almak için yedek kulübesine baktım. Herkes kalemi terk etmemi kafasıyla onayladı. İleri çıkarken, bununla ilgili hiç umudunuz olmasa da, gol atmayı hedefliyorsunuz. Ancak frikikten gelen topu büyük bir şansla kafayla ağlara yolladım.Tanrı'ya, bu golü bana attırdığı için şükrediyorum. Maçın son saniyeleriydi ve benim kariyerimin ilk golüydü."

Golü izleyemenler veya tekrar izlemek için işte o gol.


LinkWithin

Related Posts with Thumbnails