Herşeye rağmen, Trabzonspor Liverpool'dan fark yer diyenlerin aksine, Trabzonspor rakibiyle kafa kafaya oynayıp elenerek, elenmesine rağmen bir nebze olsun taraftarını sevindirmiştir.
paok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ağustos 2010 Cumartesi
Avrupa Liginden Neden Elendiler ?
Daha geçen hafta Avrupa Ligi'ne 4/4 katılma hayalleri kurarken, Türk futbolu bu kesin bir fire veririz ama 3/4 olur en kötü ihtimalle yorumları yaparken; nasıl oldu da sadec tek takımla Avrupa Ligine katılmayı becerebildik?
Elenen 3 takımımızdan, en suçsuz olanı kesinlikle Trabzonspor. Şenol Güneş'in oturttuğu sistem ve yarattığı kadro ile yeni bir kimliğe bürünen Trabzonspor, İngiltere'de de Trabzon'da da rakibiyle dişe diş mücadele etti, çabaladı. Elinden geleni yaptı Trabzonspor fakat, EPL'nin Süper Lig'den fazlasıyla kaliteli bir lig olması ve oyuncuların fizik güçlerinin liglerinden kaynaklı olarak çok yüksek olması nedeniyle son dakikalarda Trabzonspor oyundan düşmeye başlayınca Liverpool turu getirecek skoru yakalayabildi. Eğer ligimiz daha kaliteli bir lig olsaydı, Trabzonspor alışık olduğu düzende gücünü daha ekonomik harcamayı öğrenmiş olur ve yorulmaya başladıkça oyun disiplininden kopmazdı.
Herşeye rağmen, Trabzonspor Liverpool'dan fark yer diyenlerin aksine, Trabzonspor rakibiyle kafa kafaya oynayıp elenerek, elenmesine rağmen bir nebze olsun taraftarını sevindirmiştir.
PAOK kesinlikle Fenerbahçe kalitesinde bir takım değil, fakat turdan gülerek ayrılan taraf da onlar oldu. Kadro kalitesi olarak Fenerbahçe'nin ayarında olmasalar da disiplinli oyunları ve mücadele azimleri sayesinde tur atladılar. Fenerbahçe'de sorunlar geçtiğimiz 4 yıldır aynı aslında. Bir önceki sezonun ardından toparlanma ve karar verme aşamasında geç kalan Fenerbahçe, erken başlayan elemelerde her zaman tökezliyor (bkz. 2006 sezonu, Fenerbahçe - Dinamo Kiev eşleşmesi). Teknik direktör değişiminde kaybedilen zaman, forvet transferinin ŞL'den elenene kadar yapılamamış olması, Appiah'ın gidişinden beri ortasahaya savaşıcak adam alınamamış olması, geçici çözümlerle o bölgenin yamanmış olması... Böyle uzar gider liste. Fenerbahçe'de teme sorun geçmişten ders alınamaması. Yoksa Fenerbahçe özellikle Kadıköy'deki maçta bi 10-15 dakikalık periyod dışında gayet güzel oynadı, maçı rakip kaleye yığdı, çok gol kaçırdı. Belki şans biraz Fenerbahçe'nin yanında olsaydı bugün PAOK karşısında alınan destansı farklı bir galibiyeti konuşuyor olucaktık, fakat sorunları da göz ardı etmiş olcaktık.
Trabzonspor ve Fenerbahçe'ye nazaran daha avantajlı bir skorla sahaya çıkan Galatasaray ise en yıkıcı sonucu aldı. 90. dakikada bulduğu golle tur sevinci yaşarken, 90+3'de topu ağlarında görerek büyük bir şokla yurda döndüler. Galatasaray'da da sorun Fenerbahçe'nin sorununa benzer aslında. Takımın sezonu erken açacağı ve Avrupa Ligi elemesı maçları oynayacağı bilinmesine rağmen, transferin gerekli olduğu bölgelere yeterli transferler yapılmadı. Yöneticiler çıkıp, aceleye getirip 1-2 M € fazla verceğimize biraz daha bekleriz daha transfer sezonu bitmedi tarzında açıklamalar yaptılar, sonuçta Galatasaray Avrupa Ligine veda ederek büyük bir ekonomik yara aldı. Galatasaray yönetimi de küçük hesaplar peşinde koşarken, asıl para kaynaklarından olmuş oldular. Teknik yetersizliği bas bas bağıran ortasahası nedeniyle Galatasaray'da oyunun tüm yükü zaten Kewell, Arda ve Baros'un sırtına biniyordu. Kewell olmayınca, Arda ve Baros ise etkisiz bir oyun sergileyince Galatasaray varyasyon yaratamadığı gibi oyun hakimiyeti konusunda rakibinin gerisinde kalınca, elenmek kaçınılmaz oldu. Futbolun şansının yardım ettiği son dakikada bulduğu golün sevinci bile, 90+3'deki basit hata nedeniyle 2 dakika sürdü. Oyun disiplininden kopmuş ve topsuz oyun kadar toplu oyunda da etkili olamayan Galatasaray için tehlike çanları ciddi bir biçimde çalmaya başladı.
Herşeye rağmen, Trabzonspor Liverpool'dan fark yer diyenlerin aksine, Trabzonspor rakibiyle kafa kafaya oynayıp elenerek, elenmesine rağmen bir nebze olsun taraftarını sevindirmiştir.
Etiketler:
fenerbahçe,
galatasaray,
karpary lviv,
liverpool,
paok,
trabzonspor
27 Ağustos 2010 Cuma
Takımlarımız İçin Kara Bir Gece
Trabzonspor çok yaklaşmıştı.Golü de erken bulmuştu ve herşey istediği gibi gidiyordu.Ama oynanan mücadeleci oyundan dolayı bazı oyuncular çok yoruldu ve bu arada Liverpool bir gol buldu.Sonra da Kuyt 2. golü attı.Aslında skor üzerinden konuşmak uygun olmaz.Trabzonspor elemek için ne gerekiyorsa yaptı.Bu tür maçlarda tecrübe hep öne çıkar ve tecrübeli olan Liverpool Trabzonspr'un hatası bekledi ve beklediği hatayı değerlendirdi.Aslında acı olan golün 82de yenilmesi.En azından uzatmalara gidilmesi daha adil olurdu.En baştan beri şunu söylüyorum.Trabzonspor hangi sonucu alırsa alsın yoluna devam etmeli.Sonuçta Liverpool'a elendi.Bu güzel futbolu devam ettirirse beklenilen başarılar gelir diye düşünüyorum.Sağlık olsun Trabzonspor.
Maç öncesinde dediğimiz şeyler bir bir gerçekleşti.Kewell ve Elano'nun olmadığı bir ortasaha ve hücum açısından elinde sadece Arda ve Baros'un olması işleri zorlaştıracaktı.Aslında Galatasaray'da oyundan çok başka sorunlar var gibi.Ne olursa olsun 90. dakikada bulduğun golden sonra sen Galatasaraysan hemen ardından golü yemezsin.Şu zamana kadar Hakan Balta hep bir standartla oynardı.Ne eksik ne de fazla.Ama iki Karpaty maçına baktığımızda Hakan Balta'nın hatalarıyla 2 gol yenildi ve tura mal oldu.Kötü oynabilirsiniz, pozisyonunuz olmadan maç tamamlayabilirsiniz.Bunlar bir şekilde kabul edilir ve halledilebilecek birşeydir.Ama şunu düşünün.Hakan Balta ilk maçta topu sektirmese, ikinci maçta da adamı kaçırmasa Galatasaray dün tur atlayacaktı.Dediğim gibi takım hali çok kötü de olsa, yolun sonu karanlık da olsa bu 2 küçük detay Galatasaray'ın biraz olsun toparlanmasını ve nefes almasını sağlayabilirdi.Futbolda sistemler kadar bu detaylar da önemlidir ve bu detaylar Galatasaray'ı Avrupa'nın dışına itti.
Yüzümüzü güldüren tek takım Beşiktaştı.Kendisiyle boy ölçüşemeyecek bir takımla oynayan Beşiktaş zaman zaman kalesinde tehlikeli pozisyonlar görse de maçı rahat bir şekilde 4-0 yendi ve gruplara kalan tek Türk takımı oldu.Beşiktaş'ı tebrik ediyorum.Beşiktaş ülke puanı için en azından çeyrek finale kadar çıkarsa çok iyi olur.
Etiketler:
beşiktaş,
fenerbahçe,
galatasaray,
helsinki,
karpary lviv,
liverpool,
paok,
trabzonspor,
uefa avrupa ligi
25 Ağustos 2010 Çarşamba
Avrupa Ligine Katılma Şanslarımız
Beşiktaş ilk maçta elde ettiği 2-0lık galibiyetle 2. maça diğer takımlarımıza görea daha rahat çıkacaktır.Beşiktaş için önemli nokta ortasaha düzeni nasıl olacak.Eğer İBB maçı gibi çıkarlarda yani tek defansif ortasaha ile o zaman Beşiktaş hiç beklemediği sonuçla karşılaşabilir.Çünkü ileride oynayan oyuncuların yükünü sadece bir kişiye(Ernst'e) yüklemek bir süre sonra ortasahahnın çökmesine neden olacaktır.İleride kim oynarsa oynasın 2 defansif ortasaha ile çıkması gerekiyor.Bu önemli noktayı göz önüne alarak çıktığında Beşiktaş gruplara kalacaktır.
Bu sabah alınan haberlere göre Liverpool iki önemli yıldızını Trabzon'a götürmemiş.Gerard ve Torres'in yanı sıra Maxi Rodriguez ve Agger de kadroya dahil edilmemiş.Buradan şunu anlayabiliriz.Liverpool Trabzon maçını fazla önemsemiyor.Nasıl olsa çıkarız havasında.Bu Trabzonspor açısından avantaj.Taraftarı önünde maça iyi başlaması ve erken bir gol bulması hem Trabzonspor'u havaya sokacaktır hem de Liverpool'u bir süreliğine panik olmasına neden olacaktır.Bu yüzden maçın dakikaları çok önemli.Ama sonuç ne olursa olsun Trabzonspor'un ilk maçta oynadığı oyunla ve ikinci maçta oynaması muhtemel oyunla gurur duyulması gerekiyor.Bu takımı bu hale getiren Şenol Güneş'e teşekkür etmemiz gerekiyor.
Fenerbahçe için ilk maçta oynadığı o oyuna göre 1-0lık sonuçla dönmesi şanstı.Her ne kadar 1-0 ilk maç için uygun olsa da geçen hafta da dediğim gibi çok tehlikeli bir skor.Takım pozisyon vrdikçe nasıl PAOK'u eleyecekler merak ediyorum.Usta yorumcu(!) Sergen Yalçın'ın dediği gibi Fenerbahçe'nin gol yemeden 2-0 yenmesi gerekiyor.Selanik'teki ilk maçı ve Trabzonspor maçının ikinci yarısını düşündüğümüzde Fenerbahçe'nin işi çok zor.Üstelik maçlarda en çok alınan skorlar Fenerbahçe'ye yetmiyor.Böyle bir gerçek de var.1-0, 1-1 ve 2-1 skorları Fenerbahçe'ye yetmiyor.Fenerbahçe gruplara kalmak istiyorsa en az 3 gol atması gerekecek.Kolay değil.
Dört takım arasından en sıkıntılı takım Galatasaray.Günlerdir tartışılan konular herkesçe biliniyor.Bu kadar sıkıntının üstüne bir kötü haber geldi.Harry Kewell ve Elano Karpaty maçında oynayamayacaklar.Özellikle Kewell'ın olmayışı Galatasaray'ı önemli ölçüde etkileyecektir.Sahada olası kötü giden maçta takımı toparlayacak ve liderlik yapabilecek bir oyuncuya ihtiyaç var.Kewell olmadığına göre bu görevi takımın kaptanı Arda'nın yapması gerekecek.Yalnız Arda Rijkaard'ın kendisi hakkında söylediklerinden dolayı biraz kırgın.Eğer kırgınlığını bu maça yansıtırsa Galatasaray bir kayıp daha yaşayabilir.Yok eğer kırgınlığı bir tarafa koyar ve kendisinden beklenildiği gibi takımının gruplara kalması için elinden gelenini yaparsa o zaman Galatasaray gruplara kalma şansını yakalar.Arda elinden geleni yaptı diyelim peki yeterli olacak mıdır?Arda ve Baros Galatasaray için yeterli skoru elde etmede yeterli olacaklar mıdır?Burada biraz sıkıntı var.İnşallah Arda iyi maç çıkarır ve kendilerine yetecek bir skorla yurda dönerler.Aksi halde Galatasaray'ın geleceği parlak değil.
Etiketler:
beşiktaş,
fenerbahçe,
galatasaray,
helsinki,
karpary lviv,
liverpool,
paok,
trabzonspor
19 Ağustos 2010 Perşembe
Yüzümüzü Güldürün
Etiketler:
fenerbahçe,
galatasaray,
karpary lviv,
liverpool,
paok,
trabzonspor,
uefa avrupa ligi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)