liverpool etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
liverpool etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2010 Perşembe

Benitez İçin Geri Sayım

Benitez'in başarılı olup olmadığı tartışılabilir fakat Benitez ciddi anlamda şanssız bir teknik direktör. Valencia başarılarının ardından gittiği Liverpool'da Avrupa'da sürekli ve daimi başarılar elde etti. Elinde yeterli olmayan bir kadro olmasına rağmen Şampiyonlar Ligi'nin tozunu attı, fakat EPL'ye döndüğünde hiç başarılı olamadı. Hatta İstanbul'da ŞL Kupası'nı kaldırırken, EPL'yi Şampiyonlar Ligi'ne gidemiyeceği bir konumda bitirdiğinden dolayı şampiyon takım kontenjanıyla Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı elde edebilmişti. Fakat Liverpool maddi hamlelerini yanlış yaptığı için batma periyoduna girdiğinde, Benitez eldeki oyuncularla başarı gelmesi için transfer yapılması lazım ısrarını sürdürünce ve takım takviye yapılmadığından dolayı Avrupa'da ilerlemekte sorun yaşamaya başlayınca, bu sebeple gelirlerde iyice azaldığı için eldeki oyuncuların bile elden çıkarılması gündeme gelince Benitez'in kariyeri için tek yol, istediği transferlerin yapılabileceği bir takımın başına geçip tekrardan Avrupa sahnesinde zirveye oynamaktı.

Liverpool'dan ayrılan Benitez, adeta 4 ayak üstüne düştü; Real Madrid'in başına geçen Mourinho'nun yerine, Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olan İnter'in başına geçti. Benitez'in İnter şanssızlığı da bu noktada başlamış oldu. Aralarında sürekli bir soğukluk olan Mourinho, Benitez için "orda zaten oturmuş bir taktik var, Benitez'in tek yapması gereken oturup izlemek" şeklinde açıklamalar yaptı. Benitez'de bu meydan okumaya karşılık vererek İnter'de yeni bir sistem oturtacağını ve kendi sistemiyle başarılı olacağını söyledi. Fakat yinede Benitez'in omzundaki yük büyüktü, bir yanda dünyanın en iyisi olarak gösterilen Mourinho'nun yerine geçtiği için bütün gözler O'nun üzerindeydi ve herkes sürekli Mourinho ile karşılaştıracağından dolayı, başarılı olup en az Mourinho kadar iyi olduğunu kanıtlamak zorundaydı, diğer yandan da Mourinho'ya taktik olarak da meydan okuduğundan dolayı takımına yeni bir sistem oturtmak zorundaydı.

Bu koşullar altında, İnter'deki ilk sezonuna Benitez yoğun bir baskı altında başladı ve Süper Kupa finalini kaybetti, üstüne lige de iyi bir başlangıç yapamadı ve 2 sezondur ligi domine eden İnter birden kendisini ortasıralarda buldu ve takım ritmini bir türlü bulamadı.

Pazar günü Milano derbisinde 1-0 kaybederek ezeli rakibi Milan'ın 6 puan gerisine düştüler. Bu mağlubiyet üzerine Başkan Moratti "Kaybettiğimiz için söylemiyorum, ama inanılmaz kötü oynadık. Geçen yıl bütün kupaları kazanan takımı yeniden motive etmek kolay değil. Ama bir teknik direktörün görevi bu. Inter'i 10 yıldır bu kadar kötü görmedim. Bazı değişiklikler artık kaçınılmaz" diyerek topu Benitez'e atmış durumda.

Benitez'in, önündeki 2 maçta (Cheivo ve Şampiyonlar Ligi'nde Twente) herhangi bir puan kaybı veya hata yapması sonucunda önümüzde ki hafta içinde kovulacağı konuşulmaya başlandı. Diğer yandan Benitez açısından bir şanssız haber de Rusya'dan geldi. Luciano Spalletti, Zenit'in başında sezonu şampiyon olarak tamamladı ve Rusya Ligi erken bittiği için çağrılması durumunda İnter'in başına geçmeye hazır durumda. Benitez'in yerine ismi geçen diğer iki isim ise; Trapattoni ve Leonardo.

18 Ekim 2010 Pazartesi

Roy Hodgson Umutlu, Peki ya Yönetim

Yaşadığı mali kriz nedeniyle transfer borsasında rakiplerinin gerisinde kalan ve bu sebepten dolayı Benitez'i yollayıp; Fulham'ın başında mucizeler yaratan Roy Hodgson'u başa getiren Liverpool kan kaybetmeye devam ediyor.
Bu hafta oynana Liverpool derbisinde, deplasmanda Everton'a 2-0 mağlup olan Liverpool'da ortalık karışmaya başladı. Takım el değiştirmesiyle birlikte ekonomik olarak da biraz rahatlamış ve transfer yapmaya müsait duruma gelmiş oldu. Fakat Roy Hodgson yönetiminde bir türlü oyuna hakim bir oyun oynayamayan ve sürekli puan kaybeden Liverpool'de, pek çok kişinin görüşü ilk transferin saha içine değil, teknik direktörlük koltuğuna olucağı görüşü hakim duruma gelmeye başladı. Fulham'a oynattığı kapalı sistemi Liverpool'de oynatamayan, takımın tüm hücum ümidinin ileride yalnız kalan Torres'e bindiği Liverpool'da ya 1-2 hafta içinde Roy Hodgson mücize yaratmaya başlıyacak yada takımdan ayrılacak gibi duruyor.

Olayın diğer tarafındaki Hodgson ise kaybedilen Everton maçı sonrası gayet ümitli konuşmuş;
"Bir krizin içinde olduğumuzu düşünmüyorum. Ben bu maçta oynadığımız oyunu gördüm ve kimse bu oyunun son 3 sırada yer alan bir takımın oyunu olduğunu söyleyemez."Kötü bir forma sahip olduğumuzu biliyorum. Artık kazanmaya başlamak zorundayız, yoksa kriz sözcüğünden kurtulamayız. Torres'in fiziksel bir eksikliği olduğuna inanmıyorum. O mental olarak hazır değil. Şu an için bir sakatlığı yok. Bu maçta da çok çalıştı fakat üretici olamadı. Bir ya da iki gol attığı zaman kendine olan güveni yerine gelecektir"

Premier Lig'de Liverpool 8 maçta topladığı 6 puan ile; Wolfs ve West Ham Unt. ile birlikte ligin son sırasını paylaşıyor.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Avrupa Liginden Neden Elendiler ?

Daha geçen hafta Avrupa Ligi'ne 4/4 katılma hayalleri kurarken, Türk futbolu bu kesin bir fire veririz ama 3/4 olur en kötü ihtimalle yorumları yaparken; nasıl oldu da sadec tek takımla Avrupa Ligine katılmayı becerebildik?
Elenen 3 takımımızdan, en suçsuz olanı kesinlikle Trabzonspor. Şenol Güneş'in oturttuğu sistem ve yarattığı kadro ile yeni bir kimliğe bürünen Trabzonspor, İngiltere'de de Trabzon'da da rakibiyle dişe diş mücadele etti, çabaladı. Elinden geleni yaptı Trabzonspor fakat, EPL'nin Süper Lig'den fazlasıyla kaliteli bir lig olması ve oyuncuların fizik güçlerinin liglerinden kaynaklı olarak çok yüksek olması nedeniyle son dakikalarda Trabzonspor oyundan düşmeye başlayınca Liverpool turu getirecek skoru yakalayabildi. Eğer ligimiz daha kaliteli bir lig olsaydı, Trabzonspor alışık olduğu düzende gücünü daha ekonomik harcamayı öğrenmiş olur ve yorulmaya başladıkça oyun disiplininden kopmazdı.
Herşeye rağmen, Trabzonspor Liverpool'dan fark yer diyenlerin aksine, Trabzonspor rakibiyle kafa kafaya oynayıp elenerek, elenmesine rağmen bir nebze olsun taraftarını sevindirmiştir.
PAOK kesinlikle Fenerbahçe kalitesinde bir takım değil, fakat turdan gülerek ayrılan taraf da onlar oldu. Kadro kalitesi olarak Fenerbahçe'nin ayarında olmasalar da disiplinli oyunları ve mücadele azimleri sayesinde tur atladılar. Fenerbahçe'de sorunlar geçtiğimiz 4 yıldır aynı aslında. Bir önceki sezonun ardından toparlanma ve karar verme aşamasında geç kalan Fenerbahçe, erken başlayan elemelerde her zaman tökezliyor (bkz. 2006 sezonu, Fenerbahçe - Dinamo Kiev eşleşmesi). Teknik direktör değişiminde kaybedilen zaman, forvet transferinin ŞL'den elenene kadar yapılamamış olması, Appiah'ın gidişinden beri ortasahaya savaşıcak adam alınamamış olması, geçici çözümlerle o bölgenin yamanmış olması... Böyle uzar gider liste. Fenerbahçe'de teme sorun geçmişten ders alınamaması. Yoksa Fenerbahçe özellikle Kadıköy'deki maçta bi 10-15 dakikalık periyod dışında gayet güzel oynadı, maçı rakip kaleye yığdı, çok gol kaçırdı. Belki şans biraz Fenerbahçe'nin yanında olsaydı bugün PAOK karşısında alınan destansı farklı bir galibiyeti konuşuyor olucaktık, fakat sorunları da göz ardı etmiş olcaktık.
Trabzonspor ve Fenerbahçe'ye nazaran daha avantajlı bir skorla sahaya çıkan Galatasaray ise en yıkıcı sonucu aldı. 90. dakikada bulduğu golle tur sevinci yaşarken, 90+3'de topu ağlarında görerek büyük bir şokla yurda döndüler. Galatasaray'da da sorun Fenerbahçe'nin sorununa benzer aslında. Takımın sezonu erken açacağı ve Avrupa Ligi elemesı maçları oynayacağı bilinmesine rağmen, transferin gerekli olduğu bölgelere yeterli transferler yapılmadı. Yöneticiler çıkıp, aceleye getirip 1-2 M € fazla verceğimize biraz daha bekleriz daha transfer sezonu bitmedi tarzında açıklamalar yaptılar, sonuçta Galatasaray Avrupa Ligine veda ederek büyük bir ekonomik yara aldı. Galatasaray yönetimi de küçük hesaplar peşinde koşarken, asıl para kaynaklarından olmuş oldular. Teknik yetersizliği bas bas bağıran ortasahası nedeniyle Galatasaray'da oyunun tüm yükü zaten Kewell, Arda ve Baros'un sırtına biniyordu. Kewell olmayınca, Arda ve Baros ise etkisiz bir oyun sergileyince Galatasaray varyasyon yaratamadığı gibi oyun hakimiyeti konusunda rakibinin gerisinde kalınca, elenmek kaçınılmaz oldu. Futbolun şansının yardım ettiği son dakikada bulduğu golün sevinci bile, 90+3'deki basit hata nedeniyle 2 dakika sürdü. Oyun disiplininden kopmuş ve topsuz oyun kadar toplu oyunda da etkili olamayan Galatasaray için tehlike çanları ciddi bir biçimde çalmaya başladı.

2010-2011 Avrupa Ligi Grupları

-A GRUBU-
Juventus (İtalya)
Manchester City (İngiltere)
FC Salzburg (Avusturya)
Lech Poznan (Polonya)

Eski günlerine dönmek için yatırım yapan Avrupa'nın köklü klüplerinden Juventus ve Arap sahiplerinin akıttığı paralarla yıldızlar karması haline gelen Man City büyük ihtimalle bu grubu rahat rahat 1-2 şeklinde tamamlarlar.

-B GRUBU-

Atlético Madrid (İspanya)
Bayer Leverkusen (Almanya)
Rosenborg (Norveç)
Aris Thessaloniki (Yunanistan)

Geçen senenin Avrupa Ligi Şampiyonu ve Süper Kupa'nın sahibi Atletico Madrid bu grubun mutlak favorisi. Eski günlerini arayan iki ekip Leverkusen ve Rosenborg ise 2.lik için çekişecekler gibi duruyor, fakar Leverkusen 1 adım önde gibi duruyor.

-C GRUBU-

Sporting Lisbon (Portekiz)
Lille (Fransa)
Levski Sofya (Bulgaristan)
AA Gent (Belçika)

Lille dışında ki 3 takımda tamamiyle belirsiz durumda. Ortasahasında ki yetenekli ayakları yüksek bedellere satan Sporting yerlerini dolduramayarak güç kaybetmiş durumda. Levski ve Gent ise tamamen kapalı kutu. Grupten çıkma adına Lille diğer takımlardan 1 adım önde dursa da, bu grup için tahmin yürütmek şu an için zor.

-D GRUBU-
Villarreal (İspanya)
Club Brugge (Belçika)
Dinamo Zagreb (Hırvatistan)
PAOK Thessaloniki (Yunanistan)

İspanyol temsilcisi Villarreal nispeten kolay bir gruba düştü, rakiplerini hafife almazlarsa güle oynaya bir üst tura yükselirler. Grup 2.liği için ise, Avrupa kupalarında rakiplerine göre daha deneyimli olan Club Brugge bir adım daha önde gibi duruyor.
-E GRUBU-
AZ Alkmaar (Holanda)
Dinamo Kiev (Ukrayna)
BATE Borisov (Belarus)
Sheriff Tiraspol (Moldova)

AZ Alkmaar ve Dinamo Kiev, rakiplerine oranla hem kadro hemde ekonomik anlam da daha kaliteli bir konumdalar. Büyük bir süpriz olmazsa ilk 2 için kendilerinden başka rakipleri yok gibi duruyor.

-F GRUBU-
CSKA Moskova (Rusya)
Palermo (İtalya)
Sparta Prag (Çek Cumhuriyeti)
Lausanne Sports (İsviçre)

Laussanne bu grupta kesin sonuncu olur. Diğer üç takımdan Sparta Prag biraz daha güçsüz olmasına rağmen, çıkma ihtimali yok diyemeyiz. Liderlik için en büyük aday ise Palermo gibi duruyor.

-G GRUBU-
Zenit St. Petersburg (Rusya)
Anderlecht (Belçika)
AEK Atina (Yunanistan)
Hajduk Split (Hırvatistan)

Zenit ve Anderlecht için gayet kolay bir grup. Oturmuş kadro yapıları ve deneyimleri ile bu grupta pek zorlanmayacaklar gibi duruyor. Fakat, zorlu Yunanistan deplasmanları nedeniyle de bu grupta AEK'nın da bir şansı olabilir.

-H GRUBU-
VfB Stuttgart (Almanya)
Getafe (İspanya)
Odense (Danimarka)
Young Boys (İsviçre)

Stuutgart ve Getafe ilk bakışta grubun mutlak favorisi konumundalar. Fakat açık ve hücum oyun tarzıyla Fenerbahçe'yi eleyen Tottenham'a zorluk çıkarten Young Boys, eğer defansif anlamda biraz disiplin sağlayabilirse bu gruptan çıkabilir.

-I GRUBU-
PSV Eindhoven (Hollanda)
Sampdoria (İtalya)
Metalist Kharkiv (Ukrayna)
DVSC Debreceni (Macaristan)

Kimse için öyle çok rahat bir grup denemeyecek bir grup. PSV diğer takımlardan tecrübe ve kadro olarak daha üstün durumda. Sampdoria, Metalist'den; Metalist ise Debreceni'den bir gömlek üstün gibi duruyor. Fakat 2.lik tüm ihtimallere açık durumda.

-J GRUBU-
Sevilla (İspanya)
Paris Saint-Germain (Fransa)
Borussia Dortmund (Almanya)
Karpaty Lviv (Ukrayna)

Beklenmedik şekilde ŞL'den elenen Sevilla grubun mutlak favorisi durumunda. PSG ile eski günlerini arayan Borussia'yı 2.lik için mücadele edicekler. Büyük ihtimalle PSG gruptan ikinci olarak çıkacaktır.

-K GRUBU-
Liverpool (İngiltere)
Steaua Bükreş (Romanya)
Napoli (İtalya)
FC Utrecht (Hollanda)

Trabzon'u eleyen İngiliz devi, Liverpool grubunun ve kupanın favorisi durumunda. Yeni transferleriyle, yeni bir oluşuma giren Napoli eğer sistemini oturtabilirse, grubu rahatlıkla ilk 2 içinde bitirebilecek konumda.

-L GRUBU-
FC Porto (Portekiz)
BEŞİKTAŞ (TÜRKİYE)
CSKA Sofya (Bulgaristan)
Rapid Wien (Avusturya)

Gelelim, Avrupa Ligi'ndeki tek temsilcimiz olan Beşiktaş'ın grubuna. Grubun kadro ve deneyim olarak favorisi Porto gibi duruyor. Fakat bu sene girdiği revizyon ile, mutlak başarıyı hedefleyen temsilcimiz de grup liderliği için gayet iddaalı bir durumda. CSKA Sofya ve Rapid Wien; normal şartlarda Beşiktaş ve Porto'ya rakip olabilecek düzeyde değiller fakat yinede hafife alınabilecek çantada keklik rakipler de değiller. Porto ve Beşiktaş eğer sistemlerini ve kadro yapılarını zamanında oturtabilirlerse rahat rahat gruptan 1-2 şeklinde çıkarlar. Liderlik için ise Avrupa'daki deneyimi farkıyla Porto bir adım daha önde gibi duruyor.

27 Ağustos 2010 Cuma

Takımlarımız İçin Kara Bir Gece


Trabzonspor çok yaklaşmıştı.Golü de erken bulmuştu ve herşey istediği gibi gidiyordu.Ama oynanan mücadeleci oyundan dolayı bazı oyuncular çok yoruldu ve bu arada Liverpool bir gol buldu.Sonra da Kuyt 2. golü attı.Aslında skor üzerinden konuşmak uygun olmaz.Trabzonspor elemek için ne gerekiyorsa yaptı.Bu tür maçlarda tecrübe hep öne çıkar ve tecrübeli olan Liverpool Trabzonspr'un hatası bekledi ve beklediği hatayı değerlendirdi.Aslında acı olan golün 82de yenilmesi.En azından uzatmalara gidilmesi daha adil olurdu.En baştan beri şunu söylüyorum.Trabzonspor hangi sonucu alırsa alsın yoluna devam etmeli.Sonuçta Liverpool'a elendi.Bu güzel futbolu devam ettirirse beklenilen başarılar gelir diye düşünüyorum.Sağlık olsun Trabzonspor.


Aykut Kocaman geldiği günden beri hedeflediği oyun tarzına yavaş yavaş yaklaşıyor.Kendisi de bunun birden mümkün olmayacağını söylemişti zaten.Ama oyun yavaş yavaş iyileşirken Avrupa macerası erken bitti.10 dakikalık dilimlerle oynanan futbolu daha geniş zaman aralıklarıyla oynasaydı belki Fenerbahçe dün turu geçmiş olacaktı.Aslında Fenerbahçe istediği pozisyonları buldu.Özellikle Alex ile...Zaten pozisyonların bulunacağı belliydi.Tek endişe savunmadaki yapılan bir hata sonucu gol yenilmesiydi.O da gerçekleşti.Yani Fenerbahçe'den beklenen herşey gerçekleşti.10 dakikalık dilimlerle de sınırlı olsa oynanan futbol ve bir anlık dalgınlıktan yenilen gol...Burada sonuç kadar itibar kaybı da önemli.2 sene oynanan çyrek finalden dolayı Avrupa'daki oyuncular Fenerbahçe'ye farklı gözlerle bakıyordu.Oyuncular Şampiyonlar liginde oynamak için geldiklerini söylüyorlardı.Ama gelin görün ki geçen sene elini kolunu sallaya sallaya gruptan çıktığı Avrupa'nın ikinci bahçesine bu sene giremedi bile.Bundan sonra oyuncular gelirken biraz şüpheci olacaktır.Şüpheyi ortadan kaldırmak için de bolca para harcarsın.Kendince çözüm bulmuş olursun.Maalesef hep böyle oluyor.Yazık.Bu bütçeyle Avrupa'nın arka bahçesinin kapısını açacak anahtarı yapamamak.


Maç öncesinde dediğimiz şeyler bir bir gerçekleşti.Kewell ve Elano'nun olmadığı bir ortasaha ve hücum açısından elinde sadece Arda ve Baros'un olması işleri zorlaştıracaktı.Aslında Galatasaray'da oyundan çok başka sorunlar var gibi.Ne olursa olsun 90. dakikada bulduğun golden sonra sen Galatasaraysan hemen ardından golü yemezsin.Şu zamana kadar Hakan Balta hep bir standartla oynardı.Ne eksik ne de fazla.Ama iki Karpaty maçına baktığımızda Hakan Balta'nın hatalarıyla 2 gol yenildi ve tura mal oldu.Kötü oynabilirsiniz, pozisyonunuz olmadan maç tamamlayabilirsiniz.Bunlar bir şekilde kabul edilir ve halledilebilecek birşeydir.Ama şunu düşünün.Hakan Balta ilk maçta topu sektirmese, ikinci maçta da adamı kaçırmasa Galatasaray dün tur atlayacaktı.Dediğim gibi takım hali çok kötü de olsa, yolun sonu karanlık da olsa bu 2 küçük detay Galatasaray'ın biraz olsun toparlanmasını ve nefes almasını sağlayabilirdi.Futbolda sistemler kadar bu detaylar da önemlidir ve bu detaylar Galatasaray'ı Avrupa'nın dışına itti.



Yüzümüzü güldüren tek takım Beşiktaştı.Kendisiyle boy ölçüşemeyecek bir takımla oynayan Beşiktaş zaman zaman kalesinde tehlikeli pozisyonlar görse de maçı rahat bir şekilde 4-0 yendi ve gruplara kalan tek Türk takımı oldu.Beşiktaş'ı tebrik ediyorum.Beşiktaş ülke puanı için en azından çeyrek finale kadar çıkarsa çok iyi olur.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Avrupa Ligine Katılma Şanslarımız


Beşiktaş ilk maçta elde ettiği 2-0lık galibiyetle 2. maça diğer takımlarımıza görea daha rahat çıkacaktır.Beşiktaş için önemli nokta ortasaha düzeni nasıl olacak.Eğer İBB maçı gibi çıkarlarda yani tek defansif ortasaha ile o zaman Beşiktaş hiç beklemediği sonuçla karşılaşabilir.Çünkü ileride oynayan oyuncuların yükünü sadece bir kişiye(Ernst'e) yüklemek bir süre sonra ortasahahnın çökmesine neden olacaktır.İleride kim oynarsa oynasın 2 defansif ortasaha ile çıkması gerekiyor.Bu önemli noktayı göz önüne alarak çıktığında Beşiktaş gruplara kalacaktır.



Bu sabah alınan haberlere göre Liverpool iki önemli yıldızını Trabzon'a götürmemiş.Gerard ve Torres'in yanı sıra Maxi Rodriguez ve Agger de kadroya dahil edilmemiş.Buradan şunu anlayabiliriz.Liverpool Trabzon maçını fazla önemsemiyor.Nasıl olsa çıkarız havasında.Bu Trabzonspor açısından avantaj.Taraftarı önünde maça iyi başlaması ve erken bir gol bulması hem Trabzonspor'u havaya sokacaktır hem de Liverpool'u bir süreliğine panik olmasına neden olacaktır.Bu yüzden maçın dakikaları çok önemli.Ama sonuç ne olursa olsun Trabzonspor'un ilk maçta oynadığı oyunla ve ikinci maçta oynaması muhtemel oyunla gurur duyulması gerekiyor.Bu takımı bu hale getiren Şenol Güneş'e teşekkür etmemiz gerekiyor.



Fenerbahçe için ilk maçta oynadığı o oyuna göre 1-0lık sonuçla dönmesi şanstı.Her ne kadar 1-0 ilk maç için uygun olsa da geçen hafta da dediğim gibi çok tehlikeli bir skor.Takım pozisyon vrdikçe nasıl PAOK'u eleyecekler merak ediyorum.Usta yorumcu(!) Sergen Yalçın'ın dediği gibi Fenerbahçe'nin gol yemeden 2-0 yenmesi gerekiyor.Selanik'teki ilk maçı ve Trabzonspor maçının ikinci yarısını düşündüğümüzde Fenerbahçe'nin işi çok zor.Üstelik maçlarda en çok alınan skorlar Fenerbahçe'ye yetmiyor.Böyle bir gerçek de var.1-0, 1-1 ve 2-1 skorları Fenerbahçe'ye yetmiyor.Fenerbahçe gruplara kalmak istiyorsa en az 3 gol atması gerekecek.Kolay değil.



Dört takım arasından en sıkıntılı takım Galatasaray.Günlerdir tartışılan konular herkesçe biliniyor.Bu kadar sıkıntının üstüne bir kötü haber geldi.Harry Kewell ve Elano Karpaty maçında oynayamayacaklar.Özellikle Kewell'ın olmayışı Galatasaray'ı önemli ölçüde etkileyecektir.Sahada olası kötü giden maçta takımı toparlayacak ve liderlik yapabilecek bir oyuncuya ihtiyaç var.Kewell olmadığına göre bu görevi takımın kaptanı Arda'nın yapması gerekecek.Yalnız Arda Rijkaard'ın kendisi hakkında söylediklerinden dolayı biraz kırgın.Eğer kırgınlığını bu maça yansıtırsa Galatasaray bir kayıp daha yaşayabilir.Yok eğer kırgınlığı bir tarafa koyar ve kendisinden beklenildiği gibi takımının gruplara kalması için elinden gelenini yaparsa o zaman Galatasaray gruplara kalma şansını yakalar.Arda elinden geleni yaptı diyelim peki yeterli olacak mıdır?Arda ve Baros Galatasaray için yeterli skoru elde etmede yeterli olacaklar mıdır?Burada biraz sıkıntı var.İnşallah Arda iyi maç çıkarır ve kendilerine yetecek bir skorla yurda dönerler.Aksi halde Galatasaray'ın geleceği parlak değil.

22 Ağustos 2010 Pazar

En Azından Liverpool Şehrini Gördü


2 sene önce sorsanız İtalya'da oynayan değerli ortasaha oyuncuları kimlerdir diye adı ilkbeşte geçecek oyuncuydu.Aquilani'den bahsediyorum.Roma'da göstermiş olduğu performansla Liverpool'a transfer oldu.Ama Liverpool'a geldiğinden beri sakatlıklar bir türlü peşini bırakmadı.24 milyon euroya Liverpool'a gelen Aquilani geçen koca sezonda 18 maçta forma şansı buldu ve 1 gol atabildi.Yani gerektiği gibi yararlanılamadı.Sonuç olarak ülkesine geri döndü.Juventus'a kiralık olarak gitti.Juventus'da kendisini birkez daha ispatlamaya çalışacaktır.Burada olan Liverpool'un parasına oldu.

19 Ağustos 2010 Perşembe

Yüzümüzü Güldürün



21.00 Galatasaray – Karpaty Lviv
21.30 PAOK – Fenerbahçe
21.45 Liverpool – Trabzonspor

10 Haziran 2010 Perşembe

Beklenen İmza Atıldı - Benitez Inter'de


Beklenen imza atıldı.Inter'ın Başkanı Moratti daha önce Benitez ile anlaştıklarını duyurmuş ve imzanın yakın olduğunu söylemişti.İşte o imza bugün atıldı.Benitez 2 yıllığına Inter'in başına geçti.15 Haziranda da imza töreni düzenlenecekmiş.

Benitez Inter'de başarılı olur mu?Herkesin kafasında bu soru var.Özellikle geçen sezon elde edilen başarılar gelecek sezon da kazanılır mı?Son yıllarda ligi domine eden Inter Avrupa'da istikrarlı bir çizgi yakalayabilecek mi?Benitez dışında biri gelseydi bu soruları sormak normal olabilirdi.Yalnız Benitez'in son sene Liverpool'da yaşananlar bir tarafa özellikle Avrupa'da başarılı bit teknik adam.Jose Mourinho Inter'de 4-2-3-1 oynatıyordu ve savunma en üst seviyedeydi.Benitez de takımlarına 4-2-3-1 oynatan bir teknik adam.Yani ekstra birşey yapmasına gerek yok.Oturmuş kadrosu ve sistemi olan Inter'de fazla değişiklik yapmadan devam edecektir.Seria A'da yine şampiyonluğun en büyük adayı olacaktır.Avrupa'ya gelince Benitez'in artılarını ŞAmpiyonlar Ligi'nde göreceğiz.Valencia ve Liverpool'daki Avrupa maceralarına bakarsak önemli yerlere geldiğini görürüz.Inter de son şampiyon olduğuna göre Benitez bu başarıyı tekrarlayabilir.Yalnız şunu unutmayalım.Benitez böyle uzun maratonlarda yedek kulübesine sık sık başvurur.İşte burada biraz sıkıntı var.Inter'in kadrosu ilk 11 bakaımında iyi olabilir ama yedek kulübesine baktığımızda Benitez sıkıntı yaşayabilir.Inter kadrosunu güçlendirirse en azından yedek kulübesine iyi adamlar alırsa Inter geçen sezonki başarılarını tekrarlayabilir.Liverpool'dan ayrılış hikayesini yazarken de söyledim Benitez'i son sezondaki Liverpool'a bakarak değerlendirmemek gerekiyor.Valencia ve Liverpool'un ilk senelerine bakarsak ne kadar iyi teknik adam olduğunu görürüz.Şahsen Inter'de başarılı olacağını düşünüyorum.

7 Haziran 2010 Pazartesi

Premier League Transfer Dönemi - 1




Chelsea

Gelenler

Matej Delac (Inter Zapresic) ----- 2.700.000 £

Manchester United

Gelenler

Chris Smalling(Fulham) -----7.200.000 £

Javier Hernandez(Guadalajara) ----- 9.000.000 £

Gidenler

Ben Foster(Birmingham) -----6.300.000 £

Arsenal

Gelenler

Wellington Silva(Fluminense) -----3.600.000 £

Gidenler

Fran Merida(A.Madrid) -----free transfer

Liverpool

Gelenler

Jonjo Shelvey(Charlton) -----1.800.000 £

Milan Jovanovic(Standart) -----free transfer

Gidenler

Robbie Threlfall(Bradford City) -----free transfer

Everton

Gelenler

Jan Mucha(Legia Warszawa) -----free transfer

Jermaine Beckford(Leeds Uni.) -----free transfer

Tottenham

Gelenler

Sandro(Internacional) -----9.000.000 £

Fulham

Gidenler

Chris Smalling(Fulham) -----7.200.000 £

West Ham United

Gidenler

Thomas Hitzlsperger(Lazio) -----free transfer

Manchester City

Gelenler

Jerome Boateng(Hamburg) -----11.250.000 £

Sunderland

Gelenler

Christian Riveros(Cruz Azul) -----free transfer

Hull City

Gidenler

Dean Marney(Burnley) -----540.000 £

Wolves

Gelenler

Steven Fletcher(Burnley) -----6.480.000 £

Jelle Van Damme(Anderlect) -----2.925.000 £

Birmingham

Enric Valles(NAC Breda) -----free transfer

Ben Foster(Man.Utd.) -----6.300.000 £

Nikola Zigic(Valencia) -----6.300.000 £

Burnley

Gelenler

Dean Marney(Hull City) -----540.000 £

Chris Iwelumo(Wolves) -----free transfer

Gidenler

Joey Gudjonsson(Huddersfield) -----free transfer

Steven Fletcher(Wolves) -----6.480.000

3 Haziran 2010 Perşembe

Benitez'e değil Baştaki Zihniyete Bakmak Gerekir



Futbol garip bir oyundur.Eğer futbolun içindeyseniz bazı şeylere alışmanız gerekiyor.Bir bakıyorsunuz takımınıza kazandırdığınız kupaların veya oynatttığınız iyi oyunun neticesinde memnun ettiğiniz insanlarca omuzlarda taşınıyorsunuz; bir bakıyorsunuz ki bir sezon içinde yaşanılan hayal kırıklığının ve belirlenen hedefe ulaşamanın verdiği mutsuzlukla, sinirlikle sanki geçmişte yaşanılan başarılar bu takım değilmiş gibi ve bu takımı çalıştıran aynı teknik adam değilmiş gibi geçmişe sünger çekilerek bir zamanlar omuzlarında taşıyanlar şimdi ise sizi adeta bir böceği ezer gibi ezmeye çalışıyorlar.

Benim düşünceme göre geçmişte o başaraları yaşatan teknik adamın ve oyuncuların istikrarlı götürdükleri sezonlardan sonra bir sezonda bekleneni veremediği zaman öncelikle o teknik adamın harcanmasını hiçbir zaman kabullenemem.Şimdi eleştirdikleri teknik adam geçmişte gururlanacakları, göğüslerini kabarta kabarta yürüyecekleri bir ortamın oluşmasını sağlamıştı.O başarılar geldikçe birlikte şarkılar söylenip eğlenildi.En azından o hatıraların anısına bir sezon takımın kötü gitmesi görmezden gelinebilirdi.




Herhalde hangi teknik adamdan ve takımdan bahsettiğimi merak ediyorsunuzdur.Hemen söyleyeyim.Rafael Benitez ve Liverpool...Rafael Benitez bu sezon çok eleştirildi.Birçok kez geleceğiyle ilgili birşeyler söyledik.Hiç anlamadığım şekilde herkes gönderileceğini düşünüyordu.Sezon sonuna doğru baskılar giderek arttı ve Liverpool'un sezon sonunda Avrupa Kupaları'na gidemeyecek bir sırada bulunması sonucu normal olarak ortaya çıkması gereken kararın çıkması beklendi.Yalnız bu haber biraz gecikti.Çünkü Liverpool'u yönetenler Rafael Benitez'in yanında olduklarını söylemişlerdi ve gönderilmesinin söz konusu olmadığını söylemişlerdi.Bu söylemden sonra artık Liverpool'un nasıl strateji izleyeceği merak ediliyordu.Kulüp ekonomik açıdan zorluk yaşıyordu ve büyük miktarda paralar harcanarak transferler yapılamayacağı belliydi.Elindeki yıldızları iyi meblağa satarak yerine yeni isimler getirilmesi en mantıklısı gibi duruyordu.Ama bu konuda bazı anlaşmazlık olmuşa benziyor.Çünkü Benitez transfer bürçesi istemiş ve Liverpool'u yönetenler bu isteği reddetmekle kalmamış Benitez'in görvine son verdiler.Benitez ne kadar transfer bütçesi istedi bilinmez ama Liverpool'u yönetenlerin de Benitez'e yardım ettikleri konusunda şüphelerim var.

Sonuçta Benitez için 16 Haziran 2004 de başlayan Liverpool macerası 2 Haziran 2010 itibariyle son bulmuş oldu.Ben de bu 6 yıla bakarak Benitez'in kazandırdığı başarılara ve bu 6 seneden yaptığı hatalara birlikte bakalım istedim.Bakalım Benitez yıl yıl neler yapmış.





Benitez Valencia'nın başında bulunduğu 3 yıl boyunca 2 La Liga şampiyonluğu (2001-2002 / 2003-2004) ve 1 UEFA Kupası (2003-2004) elde etti.Benitez başarılı geçen bu 3 seneden sonra 2003-2004 sezonunu 4.sırada bitirerek Şampiyonlar Ligi bileti kapan Liverpool'un başına geçti.Benitez her yeni gelen teknik adam gibi bazı transferler yaptı, bazı isimleri gönderdi.Kimleri aldı derseniz: £2m Josemi; £1.5m Nunez; £10.7m Alonso; £6m Luis Garcia; £6.3m Morientes; £1m Carson; Free Pelligrino.(Toplam=£27.5m).Peki kimleri takımdan gönderdi: £2.5m Murphy; £8.5m Owen; Free Babbel, Henchoz.(Toplam=£11m).Rakamlara bakılacak olursa net harcaması £16.5m...Benitez'in üstünde biraz baskı olabilirdi.Çünkü Valencia'da iyi sezonlar geçirdi ki aynısını Liverpool şehrine de yaşatmak mecburiyetindeydi.Bunun bilinciyle 2004-2005 sezonu Liverpool için çok iyi bitmiş oldu.Belki Premier League'de 5. olsalar da Şampiyonlar Ligi'nde mutlu sona ulaştılar.Hem de inanılmaz bir 120 dakika+penaltılar sonucunda.Benitez hedeflenen noktaya ulaşmayı bilmişti.





Ligi 5. bitirmelerine rağmen ertesi sezon Şampiyonlar Ligi 1.Ön eleme turundan yeni bir şampiyonlar Ligi macerasına başladılar.Benitez bu sezonda boş durmadı ve transfer döneminde hareketliydi.Alınan isimler:£240,000 Barragan; £6m Reina; £5.6m Sissoko; £7m Crouch; £150,000 Hobbs; £190,000 Idriza; £1.5m Gonzalez; £5.8m Agger; £250,000 Martin; Free Zenden, Fowler; Exchange Anderson for Welsh, Kromkamp for Josemi; Unknown Miki Roque(Toplam=£26.73m).Gidenler ise şöyle: £3.5m Diouf; £2m Alou Diarra; £2m Nunez; £6.5m Baros; Free Smicer, Pellegrino; Exchange Welsh for Anderson, Josemi for Kromkamp(Toplam=£14m).Benitez yine kazandığından fazla harcamıştır.Liverpool için bu sezon iyi başlasa da beklenildiği gibi gitmedi.Liverpool sezona UEFA Süper Kupası ile başladı.Ama devamında geçen sezon alınan şampiyonlar Ligi kupası sonucunda artan beklentiler karşılanamamış oldu.Gruplardan çıkan Liverpool 1.turda Benfica'ya her iki maçta da gol atamayarak elenmiş oldu.Premier League de ise lider Chelsea'nin 9 puan, 2. M.Unied'in 1 puan arkasından 3. olabildiler ve Şampiyonlar Ligine gitmeye hak kazandılar.Sezonun tek tesellisi kazanılan FA Cup oldu.




2006-2007 sezonunda kadroya önemli isimler dahil edildi.Gelenler:£6m Bellamy; £2m Palletta; £6.7m Pennant; £9m Kuyt; £200,000 El Zhar; £750,000 Ajdarevic; £2.5m Arbeloa; Free Fabio Aurelio; Loan Mascherano, Padelli (Toplam=£27.15m).Giden isimler ise;£200,000 Whitbread; £3m Morientes; £675,000 Barragan; £2m Traore; £500,000 Mellor; £1.75m Kromkamp; £525,000 Potter; £1.5m Warnock; Free Hamann, Diao (Toplam=£10.15m).Liverpool bu sezon da Premier League de şampiyonluğa oynayamadı.M.Uni. ve Chelsea'den sırasıyla 21ve 15 puan az alarak ligi 3.tamamladı.Yalnız Şampiyonlar Ligi'nde finale çıkma başarısını gösterdi.Bu sefer sonuç hüzünlü oldu.Çünkü 2 sene önce karşılaştıkları Milan'a bu sene rövanşı verince bu yolculuk başarılı olsa da hüzünlü bitti.




2007-2008 sezonu da aynı 2006-2007 sezonu gibi geçti.Ligde yine bekleneni veremeyen bir Liverpool ama Şampiyonlar Ligi'nde istikrarını sürdürerek finalin eşiğinden döndü.Yarı finalde Chelsea'ye toplamda 4-3 kaybederek elenmiş oldu.Rakipleri M.Uni., Chelsea ve Arsenal şampiyonluk için çekişirken Liverpool bu üç takımın da uzağında kalarak 4.bitirdi sezonu.Liverpool için iyi bitmeyen bir Premier League olsa da en azından Şampiyonlar Ligi'ndeki yarı final biraz morallenmelerini sağladı.Bu sezonki transfere gelecek olursak gelenler; £5m Lucas; £270,000 Jose Dominguez; £1.8m Leto; £20.2m Torres; £5m Benayoun; £11.5m Babel; £1.3m Insua; £6.5m Skrtel; £18.6m Mascherano; Free Voronin; Undisclosed Nemeth, Itandje(Toplam=£70.7m).Takımdan gönderilenler ise; £2.7m Sinama-Pongolle; £100,000 O’Donnell; £4m Luis Garcia; £6m Cisse; £7.5m Bellamy; £3.5m Gonzalez; £1.2m Palletta; £3.5m Kirkland; £8.2m Sissoko; Free Dudek, Fowler (Toplam=£36.7m).




2008-2009 sezonunda göze batan tek birşey vardı.O da Keane'in £19m a alınıp sezonu tamamlamadan £16m a satılarak takımdan gönderilmesi oldu.Transferlere bir bakalım.Gelenler: £7m Dossena; £3.5m Cavalieri; £1.5m N’gog; £19m Keane; £8m Riera; Free Degen (Toplam=£39m).Gidenler ise; £4m Riise; £11m Crouch; £2.25m Guthrie; £3.25m Carson; £16m Keane; Free Kewell; Undisclosed Le Tallec, Finnan, Hobbs (Toplam=£36.5m)..2008-2009 sezonunda Liverpool Avrupa'daki istikrarlığını sürdürdü ve bir önceki sezonda elendiği Chelsea'ye bu sezon da toplamda 7-5 kaybederek elendi.Yalnız bu sezon Premier League de beklenen o heyecan yaşanmaya başlamıştı.Ezeli rakipleriyle şampiyonluk mücadelesi veren Liverpool her iki maçta da Manuyu yenmesine rağmen sezon sonunda Manu'nun 4 puan arkasında 2.bitirdiler.




Gelelim 2009-2010 sezonuna.Bu sezon Liverpool için tam bir felaketti.Hem Şampiyonlar Ligi'nde hem de Premier League de alınan başarısız sonuçlar ile transferlerde yapılan hatalar sonucu meydana gelen ekonomik bozukluk Benitez'in sonunu hazırladı gibi.Gelen ve gidenlere bakarsak; gelenler; £17.5m Johnson; £17.1m Aquilani; £2m Kyrgiakos; £160,000 Ayala; £1.5m Maxi Rodriguez (Toplam=£38.26m). gidenler; £250,000 Anderson; £3m Leto; £3.5m Arbeloa; £30m Alonso; £4.4m Dossena; £1.5m Voronin; Free Pennant, Miki Roque (Toplam=£42.65m).Gönderilen Xavi Alonso ve Arbeloa'nın yerine alınan isimler bu ikilinin kalitesinde olmayışı Liverpool'u inanılmaz etkiledi.Bir de alınan oyunculara biraz fazla bonservis bedeli ödenmesi bu başarısızlık ortamında göze çarptılar.Peki sezon nasıl bitti?Premier League de inişli çıkışlı grafiklerle zar zor 6. bitirdiler ve Avrupa'ya giden son bileti aldılar.Şampiyonlar Ligi'nde ise gruptan bile çıkamayarak büyük sürpriz yaptılar.Grupta 3. olarak Avrupa Ligine gittler ama orada da beklenen sonucu alamadılar ve Benitez iyiden iyiye hedef haline geldi.




Bu bilgiler ışığında şunu söylemek gerekir ki Benitez Valencia da yakaladığı havayı, başarıyı Liverpool'da birkaç sezon devam ettirbildi.Ama özellikle 2008 yılından itibaren gerek transferlerdeki hatalar gerekse oynanan oyun bakımından takım gittikçe geriye gitti.Eğer tercihlerde biraz daha dikkatli davranılsaydı bugün Benitez hala Liverpool'un başında olabilirdi.Bu tercihlerden dolayı Benitez'in teknik adamlık becerisini eleştirmek çok acımasız olur.Her ne kadar hatalar yapsa da Valenci ve Liverpool'daki ilk senelerine bakacak olursak ne kadar kaliteli teknik adam olduğunu görürüz.Bundan sonra Benitez'İ değil de Liverpool'u yönetmeye çalışan zihniyeti izlemek gerekiyor.Bakalım bundan sonra Liverpool neler yapacak ve bu durumdan nasıl kurtulacak.Asıl merakla beklenmesi gereken budur...

27 Mayıs 2010 Perşembe

Transfer Şart



"Kulübün durumu beni endişelendiriyor. Bu duruma olumlu bakmak zorundayız, ama işlerin bir an önce netleşmesini tercih ediyorum.Korkmuyoruz ama geç kalmışız gibi gözüküyoruz. Bu hedef değiştirmemize yol açabilir. Çünkü kadromuzu güçlendiremediğimiz takdirde ilk dört hedefinden uzaklaşacağız."

Pepe Reina

6 Mayıs 2010 Perşembe

5 Nisan 2010 Pazartesi

Benitez Biletini Kesmiş Olabilir



Bu kareye iyi bakın.Ne var bu kare diyebilirsiniz.Torres oyundan çıkmış ve Benitez onu tebrik ediyor diyebilirsiniz.Ama bütün olay Torres'in bakışlarında.Torres hocasının ne yaptığını anlamaya çalışıyor gibi bakıyor.Biraz da suratı asık.Nedeni ise Liverpool dakikalar 65 i gösterdiğinde Birmingham ile 1-1 berabere götürüyordu maçı.Benitez N'Gog'u almak istiyor.Çıkarmak istediği oyuncu herkesi şaşırtıyor.Çıkan Fernando Torres.Torres ilk başta anlamıyor ve saha dışına çıkarken kafasını sallayarak çıkıyor.En güzel görüntü ise Kaptan Gerrard'a ait.En çok Gerard şaşırıyor.İçinden de birşeyler demiştir kesin ya da soyunma odasında Benitez'e sitem etmiştir.

Benitez bu hareketiyle sezon sonunda koltuğundan inecektir.Hele bir de ilk dörde giremezse Lİverpool o zaman kesin yolalr ayrılacaktır.Birkaç gün önce Benitez'in açıklamalarını aktarmıştık.İlk dörde gitmemiz gerekiyor demişti.Ama böyle hamleler yaparsa ilk dört hayal olur.Benitez resmen kendi biletini kesmiş oldu.


1 Nisan 2010 Perşembe

Kendim İçin Torres İçin



Liverpool'da bu sezon kazan kaynamaya başladı.Liverpool'un Şampiyonlar Ligi'nde büyük işlere imza atmasını sağlayan Rafael Benitez'in koltuğu sallantıda.Hatta bir ara neredeyse gönderiliyordu.O ara iyi sonuçlar alınca bu düşünce biraz ertelendi gibi.Şimdi hedef şampiyonlar ligine gidebilmek için ilk dörde girmek.Eğer Liverpool ilk dörde giremezse büyük ihtimalle takımın yıldız oyuncusu Torres ve manager Rafael Benitez takımdan ayrılacaklar.Torres izin verilmesi haline gidebileceğini de söylemişti.Benitez hem koltuğunu kaybetmemek hem de Torres'i takımda tutmak için elinden geleni yapıyor.Yaptığı son açıklamada "Bütün oyuncular takımın parçası.Özellikle Fernando Torres takımın büyük bir parçası.Torres gol attıkça daha da değerli hale geliyor ve Torres'i takımda tutmak için ilk dörde girmemiz gerekiyor." demiş.Benitez de farkında durumun.Klüp, borçları nedeniyle baya sıkıntı çekeceği gözüküyor.Eğer bu sıkıntı önlenemezse takımdaki yıldız oyunculardan bazıları giderbilir.Bunların en başında Torres geliyor.Zaten Torres de bu yönde açıklamalar yapmıştı.Bakalım ilerleyen haftalarda elde edilen sonuçlar neticesinde Liverpool'da neler olacak.

19 Mart 2010 Cuma

Gemi Su Alıyor Kaptanın Haberi Yok




"Takım kötü oynuyor ve değişikliğe ihtiyacı var. Sanki batan bir gemi. Burada geçirdiğim iki yıllık süre içinde Benitez, bir kez olsun bir oyuncuyla konuşarak durum değerlendirmesi yapmadı. Kendisinin patron, geri kalan herkesin sağır olduğunu düşünüyor.''

''Madrid'de takıma iyi futbol oynatmanı ve kazanmanı istiyorlar. Bu Benitez için çok zor.''

Albert Riera

Liverpool'da sezon başından beri bir huzursuzluk var.Bunda takımın kötü sonuçlar alması, özellikle şampiyonlar liginde, etkili olmuştur.Daha önce Torres takım hakkında açıklamalar yapmış ve izin verilse giderim tarzı bir söylemde bulunmuştu.Riera daha farklı açıdan takımdaki başarısızlığın sorumlusu olarak Benitez'i göstermiş.Tabiki ne olup bittiğini bilmiyoruz ama bir oyuncunun hocası hakkında basın mensupları önünde birşeyler söylemesi uygun değil bana göre.Daha önce bu hataya Babel de düşmüştü.O twitterden Benitez'e birşeyler yazmıştı.Hemen kulağı çekildi.Bakalım Riera'ya nasıl bir davranış sergilenecek.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails