FC Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FC Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2010 Cumartesi

Mourinho vs Nou Camp

''Chelsea veya İnter ile Barcelona'ya gittiğimde de zevkliydi. Şimdi Real Madrid ile daha zevkli olacak. Barcelona herşeyi kazandı ama hiçbir zaman Real Madrid'in stadı Santiago Bernabeu'da bir Şampiyonlar Ligi finali kazanamadı ve kimbilir 30-40 yıl bu fısatı bir daha yakalayamayacak''

16 Kasım 2010 Salı

Afellay, Barça'da

Sezon sonunda sözleşmesi biteceği için, haftalardır ismi pek çok transfer spekülasyonunda geçen PSV'nin 24 yaşındaki yıldızı İbrahim Afellay'ın; Barcelona ile anlaşmaya vardığı açıklandı.

Büyük klüplerin transfer listesinde olmasına rağmen, sözleşmesi sezon sonunda biteceği için Afellay'ı devre arasında satarak para kazanmak isteyen PSV, Barcelona'nın önerdiği 3milyon€'ya evet dedi.

20 Eylül 2010 Pazartesi

Ujfalusi'ye İnanmak Güç


Aslında bu görüntüyü daha fazla gösterip içimizin burkulmasını istemezdim ama Ujfalusi bazı açıklamalarda bulunmuş.Bir yandan açıklamayı okuyun diğer yandan da Marca gazetesinin ilk sayfasındaki fotoğrafa bakın.

"Messi'den özür dilemek istiyorum. Benim amacım onu sakatlamak değildi. Ben topla oynamak için hamlemi yaptım ama Messi'nin bacağına müdahale edebildim. Kötü bir müdahale oldu, ama amacım onu sakatlamak değildi. Dün bu mümkün değildi, ama bugün Agüero'dan Messi'ye bir özür mesajı göndereceğim"

Ujfalusi

Ujfalusi, Messi Avında

Messi'nin 1 gol 1 asistiyle, Barcelona'nın Atletico Madrid'i 2-1 yendiği maçın uzatmalarında; Messi, Ujfalusi'nin sert müdahalesiyle yerde kaldı. Bileğine aldığı darbe nedeniyle, 15-20 gün civarında sahalardan uzak kalması bekleniyor, net sonuç yarın çekilecek MR sonrasında belli olacak.



29 Ağustos 2010 Pazar

İbra Milan'da

Dünya üzerinde bu kadar yetenekli olup, golü adeta koklayan, yoktan var eden, asla belirli bir ortalamanın altına düşmeyen fakat hiç kimse tarafından da sevilmeyen herhalde tek futbolcudur Zlatan.
Juventus'da gollerini atıp taraftarın sevgilisi olduğu dönemde patlayan şike skandalının ardından takımdan ilk kaçan o olmuştu. Juventus taraftarı, sevgilisi olduğu futbolcuyu bir anda sildi ve adeta bir nefrete dönüştü sevgileri. Çünkü İbra, takımdan kaçmakla kalmamış, şike skandalı nedeniyle kupalarını ellerinden almış olan İnter'e gitmişti.

İbra için İnter'de de değişen bişey olmadı, sadece formasının rengi değişmişti. Yine takımın taktiğinden bağımsız olarak kendi bildiğini oynadı, bol bol gol attı, bol bol da attırdı, yine taraftarın sevgilisi oldu. Eto'o'yu elinden çıkartmaya çalışan Barça için neredeyse alınabilecek tek alternatif oydu. Eto'o + 50 milyon € gibi astronomik bir fiyata Barça'nın yolunu tuttu. Giderken yaptığı açıklamalarla İnter taraftarının nefretini kazanması uzun sürmedi. ŞL'yi kazanmak için Barça'yı seçtiğini söyledi, Mourinho'dan bolca laf yedi. Sezon sonunda ise ŞL kupasını kazanan eski takımı İnter olmuştu. O ise yarı finalde eski takımına elenmenin hüznüyle final maçını televizyondan izliyordu.
Barcelona'ya transfer olduğu ilk andan itibaren, sisteme uymuycağı dedikoduları boy gösterdi. İbra'nın süper egosu Barça gibi mütevazi medyada pek boy göstermeyen oyuncuların olduğu bir klübe ağır gelmeye başladı. Saha içinde olduğu kadar saha dışında da hırçın olan İbra manşetlerden inmedi. Saha da ise Barcelona'nın oturmuş sistem yapısı içinde kendi bildiğini okuyarak gezindi, Barça kendi sistemini oynadı, İbra da kendi bildiği sistemi. Saha da Messi'nin arkasında kaldığı bir sezon geçirmesine rağmen 42 maçta attığı 22 gol ve yaptığı 10 asistle takımının La Liga'daki müthiş başarısında pay sahibi oldu. Bu müthiş istatistiğine rağmen, taraftar kendisine bir türlü ısınamadı.

David Villa'nın transferinin ardından geleceği konusunda çeşitli dedikodular baş gösterince, taraftarın ve klübün sevgilisi Guardiola'ya laf attı. Zaten ego olarak klübe fazla gelen ve sisteme uymayan İbra'ya, büyük bir maddi zarara neden olmasına rağmen kapı gösterilmiş oldu.
Milan Ronaldinho'nun ardından, İbra'yı da alarak 2. kez Barça'da tutnamayan bir yıldızı uygun koşullar altında klübüne kazandırmış oldu.

Milan İbra'ya yıllık 8 M€ ödeyecek, İbra bu sezonluk Milan'da kiralık oynuyor. Milan eğer satın almak isterse bonservis bedeli 3 yıllık taksit halinde 24M€. İbra gibi bir oyuncu için resmen sudan ucuz bir bonservis bedeli.

İbra artık arkasında Avrupa devlerinden 3'ünün nefret ettini taşıyarak başka bir deve transfer oldu. Bundan sonrada İbra'nın maaşını düşürmeden gidebileceği kendisine bonservis ödeyebilecek tek klüp olarak da Manchester City kalmış gibi duruyor.

14 Haziran 2010 Pazartesi

Barcelona'da Başkan Değişikliği


Barcelona'da başkan değişti.Şimdiki başkan Laporta'nın dahil olmadığı yarışta Sandro Rosell oyların %61'ini alarak başkan seçildi.Sandro Rosell daha önceden Laporta'nın yönetim kadrosundaydı.Bazı sebeplerden dolayı yolları ayrılmıştı.Bugün de kendisi için o yol ayrılığını mutlu bitti.Şimdi Avrupa'nın en büyük takımlarında birinin başkanı oldu.Bakalım başkanlığı süresince neler yapıcak.

Başkanlık seçiminin resmi sonucu;

Sandro Rosell: 35,021 oy

Agusti Benedito: 8,044 oy

Marc Ingla: 7,014 oy

Jaume Ferrer:
6,168 oy

27 Mayıs 2010 Perşembe

Belirsizlik




"Fabregas'ı ilk kez bu kadar gergin görüyorum. Bu durum yaşadığı belirsizlikten kaynaklanıyor."

Charles Puyol

Oğlumun Gönlü Barça'da




"Arsenal ile Barcelona arasındaki görüşmeler oldukça uzun sürebilir. Bu görüşmelerin olumlu sonuçlanıp sonuçlanmayacağını bilmiyorum ama Arsenal oğlumun kararlarına saygı duymalı. O da Barcelona'yı istiyor."

Cesc Fabregas'ın babası oğlunun geleceğiyle ilgili bunları şöylemiş.

21 Mayıs 2010 Cuma

Villa'dan İlk Açıklamalar


"Burada olmaktan çok mutluyum ve gururluyum. Her oyuncu böyle büyük bir takımda oynamaktan gurur duyar. Çok çalışmak ve uyum takımda başarılı olmamı sağlar. Barcelona'da başlayacağım için heyecanlıyım.Gol atmak her zaman zordur ancak Xavi, Messi, Busquets, Keita veya Pedro etrafınızdaysa herşey daha kolay olur."

David Villa

Pellegrini Gidici




"Pellegrini'yle güzel günler geçirdik. Kendisi mükemmel bir profesyonel. Sene boyunca insani karakter olarak da ortaya koyduğu tavrı çok beğendim. Şu an da takımın başında bulunuyor. O gitmeden başka teknik adamlar hakkında konuşmak saygısızlık olur.

Ligde mükemmel işler başardık. 96 puan toplayıp, 102 gol atmayı kesinlikle önümüzdeki sezonlarda da başarmak isteriz. 38 maçta alınan 31 galibiyet tek kelimeyle harika.

Ancak rakibimiz Barcelona da muhteleşem bir takım. Sezonun son haftasına onlarla final maçı oynayarak girmek bile güzeldi.

Yine de Şampiyonlar Ligi ve Kral Kupası'nda beklentilerin çok uzağında kaldık. Özellikle Şampiyonlar Ligi'nde son 16'da elenmemiz beklemediğimiz bir durumdu. Kulüp yönetimi gelecek hafta toplanarak bu konuları değerlendirecek ve gelecek sezon öncesi gerekli kararlar alınacak
"


Emilio Butragueno

Messi'nin Bu Sezon Attığı 47 Gol

19 Mayıs 2010 Çarşamba

David Villa Barcelona'da



Barcelona aradaki kalite farkını giderek arttırıyor.En azından La Liga için.İbrahimoviç'dan verim alamamış ve bundan sonra da alamayacağını düşündüğüm için Villa iyi transfer olarak görülüyor.Barcelona'ya bedeli 40milyon euro.Barcelona Fabregas'ı da alırsa o zaman tadından yenmez bir takım olurlar.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Avrupa Altın Ayakkabı Ödülü Messi'nin


1. Lionel Messi (Barcelona) 34--68
2. Didier Drogba (Chelsea) 29--58
3. Antonio Di Natale (Udinese) 29--58
4. Gonzalo Higuaín (R. Madrid) 27--54
5. Luis Suárez (Ajax) 35--52,5
6. Wayne Rooney (Man. United) 26--52
7. Cristiano Ronaldo (R. Madrid) 26--52
8. Darren Bent (Sunderland) 24--48
9. Carlos Tévez (Manc. City) 23--46
10. Edin Dzeko (Wolfsburg) 22--44
11. Frank Lampard (Chelsea) 22--44
12. Diego Milito (Inter) 22--44

29 Nisan 2010 Perşembe

Barcelona İnter: Finalden Önce Son Tango

Kuşkusuz bu sezon Şampiyonlar Ligi eşleşmelerinin en ilginci, yarı finalde ki Barcelona - İnter eşleşmesi oldu. Geçen sezonu 6 kupayla kapatarak rekor kıran Barcelona ile son yıllarda başarıyı gelenek haline getirmiş Mourinho'nun karşılaşması tam bir taktik savaşı olucaktı. İnter, Barcelona'ya Milano'da aldığı 3-1'lük galibiyetin avantajıyla gitti. Fakat tek başına bile maçı kopartabilecek yıldızlardan oluşan, Barcelona için 3-1 o kadarda avantajsız bir skor gibi durmuyordu kağıt üstünde ve Barcelona taraftarları Mourinho'dan nefret ediyor, O'nun yıkılışını seyretmek istiyorlardı.

Barcelona yönetimi maçtan önce taraftarlara, maça biraz daha erken gelmeleri çağrısında bulunmuştu. Tribünlerde ki yaklaşık 98bin kişi maç öncesi kenetlenmişti.



Maç öncesinde en çok merak edilen şey Mourinho'nun ne yapacağıydı. Klasik bir İtalyan takımı mı izletecekti bizlere, yoksa kurtluğunu konuşturup Barcelona'yı sıkıştırmaya mı çalışacaktı.


Maç başladığında tablo ilginçti, üst üste 2-3 pas yapamayan, oyunu kendi sahasında kabullenen bir İnter'e karşı, sürekli ayağa pas yapan adam kaçırmaya çalışan, topa hakim bir Barcelona vardı. Bu dakikalarda herkesin aklından geçen düşünce Barcelona'nın bir gol atması halinde farka gidebileceği, Mourinho'yu yerin dibine sokacağıydı.



Barcelona'nın etkili oynadığı bu dakikalarda, Motta'nın gördüğü kırmızı kart da eklenince İnter için kabusun başlangıcı gibi duruyordu herşey.


Barcelona baskıyı arttırdıkça, İnter defansı arttırdı. Fakat dikkatli izlendiğinde bu rakibin baskısı karşısında bir kapanma değildi. İntet mükemmel bir "catenaccio" uygulamaya başladı, tüm takım olarak kendi yarı alanlarında rakibin topla oynayacağı ufak bir alan bile bırakmadılar. Barcelona'yı orta saha civarında paslaşmaya sürekli defansın arkasına top denemesi yapmaya ittiler. Kaptıkları toplarıda kanatlara doğru şişirip Eto'o ve Milito ile topu rakip alana taşımaya çalıştılar ama bunda pek başarılı olamadılar. Bu dakikalarda asıl göze çarpan Guardiola'nın hazırlıksız yakalanışı oldu. Sürekli pas yaparak rakibi uyutup sonra aradan hızlı adamlarını kaçırma taktiğini başarıyla uygulayan Barcelona, 6 kişinin çizgi halinde bir defans bloğu oluşturduğu, Cambiasso'nun sürekli merkezden topun olduğu alana doğru alan daralttığı bir taktik karşısında Barcelona bir türlü defans çizgisini aşamadı. Sürekli olarak İnter bloğunun önünde top çevirmek zorunda kaldı.




Sıkışık ve düzenli İnter savunmasının arasına bir türlü giremeyen ve böyle bir rakiple daha önce karşılaşmadıklarından bir türlü oyunu açıcak hamleleri yapamayan Barcelona'da, işin içine Guardiola girdi. İbrahimoviç ve Busquets'i çıkartarak, Bojan ve Jeffren'i oyuna dahil etti. Zaten saldırmayı düşünmeyen İnter karşısında Busquets hamlesi gayet uygun olarak nitelendirilebilir. Fakat maçında başından beri pek etkili olmamış olmasına rağmen, hava topları hakimiyetiyle, uzun İnter savunması arasında gol bulma ihtimali bulunan İbra'nın çıkıp yerini hızlı fakat kısa Bojan'a bırakması, yanlış bir hamle gibi duruyordu.

83. dakikada Messi'nin ortası tüm defansı aşarak, Bojan'a ulaştı. Fakat Bojan kafayı Julio Cesar önde kaldığı boş kale yerine auta vurarak Barcelona'nın o dakikaya kadar ki yakalamış olduğu en net fırsatı kaçırmış oldu.

84. dakikada Xavi'nin arapasında ofsayt ihtimaliyle bir an duraklayan İnter savunmasının arasından topla buluşan Pique, topa basıp kendi etrafında bir tur dönerek, Julio Cesar'ı yatırdıktan sorna topu boş kaleye göndererek bir anda Barcelona'nın ümitlerini yeşertmiş oldu.
İnter o kadar kendi yarısahasına gömülmüştü ki, Barcelona'da önlibero görevini, kaleci Valdes devralmıştı. Barcelona sahasına düşen tüm topları, kendi yarısahasının ortasından alıp oyunu kurmaya başladı Valdes. Son 6dakika + uzatmalarda Barcelona'nın tek bir gol bulması bile tur için yeticekti.
90. dakikada Toure'nin sektirdiği top, bir anda Bojan'ın önünde kaldı. Kaleye etkili vuran Bojan, topu ağlarak gönderdi, fakat ilk pozisyonda top Toure'nin eline çarpmış olduğu için hakem golü iptal etti va tribünlerdeki binlerce Barçalı'nın hevesi kursağında kaldı.

Maçın son düdüğü çaldığında, yıldızlar topluluğunda ve Camp Nou'daki binlerce seyircide hüzün gözyaşları vardı. Geçen sene 6'da 6 yaparak tarihe geçen takımları, bu sene İspanya Kupası'ndan sonra Şampiyonlar Ligi'nden de elenmiş ve sadece elde lig yarışı kalmıştı.
İnter tarafında ise görülmemiş bir mutluluk vardı, takımları 36 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde finale isimlerini yazdırmıştı. Maç sonunda en çok sevinen isim ise kuşkusuz Jose Mourinho'ydu. Bitiş düdüğüyle birlikte tribünlere koşup zafer işareti yapan Mourinho, Barcelona taraftarlarını kızdırdı.


Barcelona ise, sahada çoşan, sevinç çığlıkları atan İnterlileri uzaklaştırma yöntemi olarak otomatik çim sulama sistemini kullandı. Sevinen İnterli futbolcular daha ne olduğunu anlayamadan kendilieri fıskıyelerle ıslanırken buldular. Fakat bu da onların sevinmesine engel olamadı. Ayrıca böyle bir hamle de Barcelona'ya hiç yakışmadı.


Mourinho'nun Barça'yı Çalıştırma Fikrine Bakışı

"Burada benden ne kadar nefret edildiğini sizler de gördünüz. Bunun sevgiye dönebileceğine inanacak kadar salak olduğumu mu düşünüyorsunuz?"

Nou Camp'da Mourinho Şov!


Maçlardan önce sürekli konuşmasıyla, sivri diliyle çok eleştirilmişti. Nou Camp'taki binlerce Barcelona'lı ondan nefret ediyordu. Fakat 3-1 rövanşında uyguladığı mükemmel savunma taktiğiyle 1-0 mağlup olmasına rağmen turu atlayan yine O oldu. Tabiki boş durmadı maç boyunca ve maçtan sonra kendisini sevmeyen tribünlere karşı şovunu yapmaktan geri kalmadı.









LinkWithin

Related Posts with Thumbnails