xavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
xavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2010 Cuma

Villa'dan İlk Açıklamalar


"Burada olmaktan çok mutluyum ve gururluyum. Her oyuncu böyle büyük bir takımda oynamaktan gurur duyar. Çok çalışmak ve uyum takımda başarılı olmamı sağlar. Barcelona'da başlayacağım için heyecanlıyım.Gol atmak her zaman zordur ancak Xavi, Messi, Busquets, Keita veya Pedro etrafınızdaysa herşey daha kolay olur."

David Villa

20 Mayıs 2010 Perşembe

2010 Dünya Kupası Kadrolar - 2 (İspanya)



Kaleciler

Iker Casillas Fernández (Real Madrid)

José Manuel Reina Páez (Liverpool)

Víctor Valdés Arribas (Barcelona)

Defans

Raúl Albiol Tortajada (Real Madrid)

Alvaro Arbeloa Coca (Real Madrid)

Joan Capdevila Méndez (Villarreal)

Carlos Marchena López (Valencia)

Gerard Pique Bernabéu (Barcelona)

Carles Puyol Saforcada (Barcelona)

Sergio Ramos García (Real Madrid)

Orta saha

Xabier Alonso Olano (Real Madrid)

Sergio Busquets Burgos (Barcelona)

Francesc “Cesc” Fabregas Soler (Arsenal)

Andrés Iniesta Lujan (Barcelona)

Javier Martínez Aguinaga (Athletic Bilbao)

David Jiménez Silva (Valencia)

Xavi Hernández Creus (Barcelona)

Forvet

Jesús Navas González (Sevilla)

Juan Mata García (Valencia)

Pedro Rodríguez Ledesma (Barcelona)

Fernando Llorente Torres (Athletic Bilbao)

Fernando Torres Sanz (Liverpool)

David Villa Sánchez (Valencia)

29 Nisan 2010 Perşembe

Barcelona İnter: Finalden Önce Son Tango

Kuşkusuz bu sezon Şampiyonlar Ligi eşleşmelerinin en ilginci, yarı finalde ki Barcelona - İnter eşleşmesi oldu. Geçen sezonu 6 kupayla kapatarak rekor kıran Barcelona ile son yıllarda başarıyı gelenek haline getirmiş Mourinho'nun karşılaşması tam bir taktik savaşı olucaktı. İnter, Barcelona'ya Milano'da aldığı 3-1'lük galibiyetin avantajıyla gitti. Fakat tek başına bile maçı kopartabilecek yıldızlardan oluşan, Barcelona için 3-1 o kadarda avantajsız bir skor gibi durmuyordu kağıt üstünde ve Barcelona taraftarları Mourinho'dan nefret ediyor, O'nun yıkılışını seyretmek istiyorlardı.

Barcelona yönetimi maçtan önce taraftarlara, maça biraz daha erken gelmeleri çağrısında bulunmuştu. Tribünlerde ki yaklaşık 98bin kişi maç öncesi kenetlenmişti.



Maç öncesinde en çok merak edilen şey Mourinho'nun ne yapacağıydı. Klasik bir İtalyan takımı mı izletecekti bizlere, yoksa kurtluğunu konuşturup Barcelona'yı sıkıştırmaya mı çalışacaktı.


Maç başladığında tablo ilginçti, üst üste 2-3 pas yapamayan, oyunu kendi sahasında kabullenen bir İnter'e karşı, sürekli ayağa pas yapan adam kaçırmaya çalışan, topa hakim bir Barcelona vardı. Bu dakikalarda herkesin aklından geçen düşünce Barcelona'nın bir gol atması halinde farka gidebileceği, Mourinho'yu yerin dibine sokacağıydı.



Barcelona'nın etkili oynadığı bu dakikalarda, Motta'nın gördüğü kırmızı kart da eklenince İnter için kabusun başlangıcı gibi duruyordu herşey.


Barcelona baskıyı arttırdıkça, İnter defansı arttırdı. Fakat dikkatli izlendiğinde bu rakibin baskısı karşısında bir kapanma değildi. İntet mükemmel bir "catenaccio" uygulamaya başladı, tüm takım olarak kendi yarı alanlarında rakibin topla oynayacağı ufak bir alan bile bırakmadılar. Barcelona'yı orta saha civarında paslaşmaya sürekli defansın arkasına top denemesi yapmaya ittiler. Kaptıkları toplarıda kanatlara doğru şişirip Eto'o ve Milito ile topu rakip alana taşımaya çalıştılar ama bunda pek başarılı olamadılar. Bu dakikalarda asıl göze çarpan Guardiola'nın hazırlıksız yakalanışı oldu. Sürekli pas yaparak rakibi uyutup sonra aradan hızlı adamlarını kaçırma taktiğini başarıyla uygulayan Barcelona, 6 kişinin çizgi halinde bir defans bloğu oluşturduğu, Cambiasso'nun sürekli merkezden topun olduğu alana doğru alan daralttığı bir taktik karşısında Barcelona bir türlü defans çizgisini aşamadı. Sürekli olarak İnter bloğunun önünde top çevirmek zorunda kaldı.




Sıkışık ve düzenli İnter savunmasının arasına bir türlü giremeyen ve böyle bir rakiple daha önce karşılaşmadıklarından bir türlü oyunu açıcak hamleleri yapamayan Barcelona'da, işin içine Guardiola girdi. İbrahimoviç ve Busquets'i çıkartarak, Bojan ve Jeffren'i oyuna dahil etti. Zaten saldırmayı düşünmeyen İnter karşısında Busquets hamlesi gayet uygun olarak nitelendirilebilir. Fakat maçında başından beri pek etkili olmamış olmasına rağmen, hava topları hakimiyetiyle, uzun İnter savunması arasında gol bulma ihtimali bulunan İbra'nın çıkıp yerini hızlı fakat kısa Bojan'a bırakması, yanlış bir hamle gibi duruyordu.

83. dakikada Messi'nin ortası tüm defansı aşarak, Bojan'a ulaştı. Fakat Bojan kafayı Julio Cesar önde kaldığı boş kale yerine auta vurarak Barcelona'nın o dakikaya kadar ki yakalamış olduğu en net fırsatı kaçırmış oldu.

84. dakikada Xavi'nin arapasında ofsayt ihtimaliyle bir an duraklayan İnter savunmasının arasından topla buluşan Pique, topa basıp kendi etrafında bir tur dönerek, Julio Cesar'ı yatırdıktan sorna topu boş kaleye göndererek bir anda Barcelona'nın ümitlerini yeşertmiş oldu.
İnter o kadar kendi yarısahasına gömülmüştü ki, Barcelona'da önlibero görevini, kaleci Valdes devralmıştı. Barcelona sahasına düşen tüm topları, kendi yarısahasının ortasından alıp oyunu kurmaya başladı Valdes. Son 6dakika + uzatmalarda Barcelona'nın tek bir gol bulması bile tur için yeticekti.
90. dakikada Toure'nin sektirdiği top, bir anda Bojan'ın önünde kaldı. Kaleye etkili vuran Bojan, topu ağlarak gönderdi, fakat ilk pozisyonda top Toure'nin eline çarpmış olduğu için hakem golü iptal etti va tribünlerdeki binlerce Barçalı'nın hevesi kursağında kaldı.

Maçın son düdüğü çaldığında, yıldızlar topluluğunda ve Camp Nou'daki binlerce seyircide hüzün gözyaşları vardı. Geçen sene 6'da 6 yaparak tarihe geçen takımları, bu sene İspanya Kupası'ndan sonra Şampiyonlar Ligi'nden de elenmiş ve sadece elde lig yarışı kalmıştı.
İnter tarafında ise görülmemiş bir mutluluk vardı, takımları 36 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde finale isimlerini yazdırmıştı. Maç sonunda en çok sevinen isim ise kuşkusuz Jose Mourinho'ydu. Bitiş düdüğüyle birlikte tribünlere koşup zafer işareti yapan Mourinho, Barcelona taraftarlarını kızdırdı.


Barcelona ise, sahada çoşan, sevinç çığlıkları atan İnterlileri uzaklaştırma yöntemi olarak otomatik çim sulama sistemini kullandı. Sevinen İnterli futbolcular daha ne olduğunu anlayamadan kendilieri fıskıyelerle ıslanırken buldular. Fakat bu da onların sevinmesine engel olamadı. Ayrıca böyle bir hamle de Barcelona'ya hiç yakışmadı.


1 Aralık 2009 Salı

Altın Top 2009


1956 yılında France Football editörü Gabriel Hanot'un tasarladığı, her yıl dünyanın en iyi futbolcunun lâyık görüldüğü Altın Top (Ballon d'Or) ödülünün bu yılki sahibi Lionel Messi oldu.Lionel Messi daha önce de bu ödül için rakipleriyle yarışmıştı ama başarılı olamamıştı.2007 yılında 3. , 2008 yılında ise 2. olmuştu.Bu sene içinde göstermiş olduğu performansla ve rekor bir farkla ödülün bu seneki sahibi oldu.Ayrıca bu ödülü kazanan ilk Arjantinli oyuncu ve 6. Barçalı olmayı da başardı.Bu seneki oylamalar sonucunda 2. C.Ronaldo, 3.Xavi, 4.Iniesta, 5.Eto'o oldu.



Messi'nin bu ödülü kazanmasına yardımcı olaylara kısaca bakalım.
Barcelona mücadele ettiği tüm kulvarlarda mutlusona ulaştılar.Neydi bunlar? Şampiyonlar Ligi'nde Manchester United'i yenerek şampiyon oldular.La Liga'da mutlu sona ulaştılar.İspanya Kral Kupası'nda da başarılı olarak 3 te 3 yapmışlardı.Bu sezon ise ilk olarak İspanya Süper Kupası'nı kazandılar.Daha sonra Süper Kupa'yı uzatma dakikalarında Pedro'nun attığı golle kupayı müzesine götürdü.La Liga'da ise şu ana kadar başarılı bir şekilde ilerliyorlar.Her ne kadar geçen seneye biraz düşüş olsa da.Messi'nin bu kupaların kazanılmasındaki katkıları şöyledir.Şampiyonlar Ligi'nde 9 golle gol kralı oldu.Messi 2009 yılında çıktığı 34 maçta 30 gol atma başarısını gösterdi.

İşte oylamalar sonucu:

1. Lionel Messi (Arjantin, Barcelona) : 473 puan

2. Cristiano Ronaldo (Portekiz, Manchester United ve Real Madrid) : 233 puan

3. Xavi (İspanya, Barcelona) : 170 puan

4. Andrès Iniesta (İspanya, Barcelona) : 149 puan

5.
Samuel Eto'o (Kamerun, Barcelona ve Inter Milan) : 75 puan

6. Kaka (Brezilya, Milan ve Real Madrid) : 58 puan

7. Zlatan Ibrahimovic (İsveç, Inter Milan ve Barcelona) : 50 puan

8. Wayne Rooney (İngiltere, Manchester United): 35 puan

9. Didier Drogba (Fildişi Sahilleri, Chelsea): 33 puan

10. Steven Gerrard (İngiltere, Liverpool) : 32 puan

11. Fernando Torres (İspanya, Liverpool): 22 puan

12. Cesc Fabregas (İspanya, Arsenal) : 13 puan

13. Edin Dzeko (Bosna Hersek, Wolfsburg) : 12 puan

14. Ryan Giggs (Galler, Manchester United) : 11 puan

15. Thierry Henry (Fransa, Barcelona) : 9 puan

16. Luis Fabiano (Brezilya, Sévilla), Nemanja Vidic (Sırbistan, Manchester United), Iker Casillas (İspanya, Real Madrid): 8 puan

19. Diego Forlan (Uruguay, Atletico Madrid) : 7 puan

20. Yoann Gourcuff (Fransa, Bordeaux) : 6 puan

21. Andreï Arshavin (Rusya, Arsenal), Julio Cesar (Brezilya, Inter Milan), Frank Lampard (İngiltere, Chelsea) : 5 puan

24. Maicon (Brezilya, Inter Milan) : 4 puan

25. Diego (Brezilya, Werder Bremen ve Juventus) : 3 puan

26. David Villa (İspanya, Valencia), John Terry (İngiltere, Chelsea) : 2 puan

28. Franck Ribery (Fransa, Bayern Munih), Yaya Toure (Fildişi Sahilleri, Barcelona) : 1 puan

30. Karim Benzema (Fransa, Lyon ve Real Madrid): 0 puan

Altın Top'u kazananlar listesi

1956 - Stanley Matthews
1957 - Alfredo Di Stefano
1958 - Raymond Kopa
1959 - Alfredo Di Stefano
1960 - Luis Suarez
1961 - Omar Sivori
1962 - Josef Masopust
1963 - Lev Yashin
1964 - Denis Law
1965 - Eusebio
1966 - Bobby Charlton
1967 - Florian Albert
1968 - George Best
1969 - Gianni Rivera
1970 - Gerd Muller
1971 - Johan Cruyff
1972 - Franz Beckenbauer
1973 - Johan Cruyff
1974 - Johan Cruyff
1975 - Oleg Blokhin
1976 - Franz Beckenbauer
1977 - Alan Simonsen
1978 - Kevin Keegan
1979 - Kevin Keegan
1980 - Karl-Heinz Rummenigge
1981 - Karl-Heinz Rummenigge
1982 - Paolo Rossi
1983 - Michel Platini
1984 - Michel Platini
1985 - Michel Platini
1986 - Igor Belanov
1987 - Ruud Gullit
1988 - Marco Van Basten
1989 - Marco Van Basten
1990 - Lothar Matthaus
1991 - Jean-Pierre Papin
1992 - Marco Van Basten
1993 - Roberto Baggio
1994 - Hristo Stoichkov
1995 - George Weah
1996 - Matthias Sammer
1997 - Ronaldo
1998 - Zinedine Zidane
1999 - Rivaldo
2000 - Luis Figo
2001 - Michael Owen
2002 - Ronaldo
2003 - Pavel Nedved
2004 - Andrei Shevchenko
2005 - Ronaldinho
2006 - Fabio Cannavaro
2007 - Kaka
2008 - Cristiano Ronaldo

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails