ibb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ibb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2010 Cuma

1/3'ü Geride Kalmışken STSL İncelemesi

Geçen sezonun şok sonucundan sonra bu sezonda şok sonuçlarla başladı. 3 büyükler lige yeniden ağırlıklarını koymak için takımlarına yıldız oyunculardan takviyeler yaptılar, Anadolu klüpleri ise Bursaspor'un şampiyonluğundan sonra; biz de yapabiliriz mantığıyle eksta motivasyonla sezona başladılar. Ligin 13. haftası geride kaldı ve lig hala tam manasıyla şekillenebilmiş değil, uzun süreden sonra ilk defa bu kadar karışık bir sezon oluyor.

Şampiyonluk adayları ağırlıkta olmak üzere takımları inceliyecek olursak;
1-Trabzonspor- 30puan +21 averaj
Geçen sezondan beri Şenol Güneş önderliğinde kendi içinde bir devrime imza atan Trabzonspor lige de hızlı bir başlangıç yaptı. Avrupa Ligi elemelerinde karşısına Liverpool çıkmasaydı büyük ihtimalle Avrupa'da da yollarına devam edeceklerdi. Trabzon bu sezonun en zor maçları olarak gösterilebilecek; Bursaspor, Kayserispor, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray maçlarını 4 galibiyet ve 1 beraberlikle mükemmele yakın olarak atlatmış durumda. Şenol Güneş'in kafasındaki taktiği sahaya yansıtma konusunda pek sorun yaşamayan Trabzonspor şu an şampiyonluğun en büyük adayı.
Trabzonspor, devre bitimine kadarki 5 maçı minimum kayıpla atlatıp, ligin ikinci devresinde yanlış hamlelerden sakınırsa ligi çok rahat şampiyonlukla bitirebilir. Trabzon eğer ligin sonlarına doğru; erken form tutmaktan kaynaklı bir düşüş yaşamazsa, zaten lider götürdüğü ligi şampiyonlukla kapatarak hasrete son verebilir. Çünkü STSL takımları içerinsinde oturmuş düzenini sahaya en iyi yansıtan konumundalar ve bu özelliklerinden dolayı da zorlu maçlardan kritik puanları çıkartmayıbildiler. Trabzonspor'u bekleyen bir diğer tehlike de sezon sonu sözleşmesi bitecek oyuncuların, sezon içinde başka takımlara imza atmaları ihtimaliyle oluşacak olan motivasyon eksikliği olacak gibi duruyor, şu an ufak çaplı iç karışıklıkları olan Trabzonspor bu karışıklıkların büyümesini önlerse lige damgasını vurabilir.


2-Bursaspor- 28 puan +14 averaj
Ertuğrul Sağlam'ın öğrencileri geçen sene müthiş bir iş yaparak şampiyon oldular ve Şampiyonlar Ligine gitmeye hak kazandılar. Zorlu Avrupa macerası öncesi Arjantinliler ağırlıkta olmak üzere eksik bölgelere takviyelerle takım güçlenmiş durumda. Ligin 2. sırasındaki yeşil-beyazlılar güçlü rakiplerinden; Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonsporla karşılaştılar, bu zorlu maçlardan 4 puan çıkartabildiler. Bursaspor bu hafta da evinde Kayseri'yi ağırlayacak.
Ligi güzel bir ivmeyle başlamış olmasına rağmen, Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ağır mağlubiyetler alınması Bursaspor'un ligde de biraz frenlemesine sebep olmuş durumda. Üst üste oynanan maçlar sonucu fizik ve motivasyon olarak yıpranan Bursaspor; eğer bu travmayı çabuk atlatıp tekrardan lige konsantre olmayı becerebilirse, oturmuş kadro yapısıyla, ligi yine üst sırada bitirebilir. Fakat geçen sezona göre şampiyonluk yolunda daha fazla rakibi olması ve geçen sene yakalanan konsantrasyonun azalması da Bursaspor cephesinde büyük handikap durumunda. Herşeye rağmen Bursaspor şu an ligin en büyük favorileri arasında ve zaten 2. sırada olmaları da bunun göstergesi.

3-Kayserispor- 28 puan +12 averaj
Kayserispor, sezon başında yaptığı Şota hamlesi ile üzerindeki ölü toprağını atmış durumda. Şota'nın oynattığı modern takım halinde hücum-defans taktiği, Kayseri'yi ligin en az gol yiyen takımı haline getirerek mevyasını vermiş durumda. Geride kalan 13 hafta içinde rakiplerinden; Fenerbahçe, Trabzonspor, Beşiktaş ve Galatasaray ile oynadıklar ve kritik maçlardan 8 puan çıkarttılar. Bu hafta kritik Bursa deplasmanına gidecekler. Fakat son 2 haftadır Kayserispor'da bir düşüş söz konusu, bunun sebebi de üst üste yaşanan sakatlık sorunları, Cangele'den sonra Zalayeta'nın da sakatlığı Şota'nın başını ağrıtıyor. Sakatlık sorunlarıyla boğuşulduğu bir dönemde Bursa'dan alınabilecek puanlar Kayseri'nin ligin üst sırasındaki mücadelesini devam ettirmesi için çok önemli, çünkü sakatlıklar nedeniyle yaşanabilecek puan kayıpları önümüzdeki haftalarda Kayseri'nin şampiyonluk yarışından düşmesine sebep olabilecek durumda.

4-Fenerbahçe- 24 puan +17 averaj
Geçen sezon sonunda yaşanan şoktan sonra toparlanması biraz zor oldu. Daum'un yerine gelen Aykut Kocaman, takımın kritik bölgelerine yapılan nokta transferlerle birlikte ligin en güçlü takımlarından birini kurdu. Yeni bir oluşuma giden Fenerbahçe, ligin başında ki Avrupa Kupaları elemelerinde başarısız olarak Avrupa defterini erken kapattı. Ligin başında üst üste oynadığı; Trabzon, Kayserispor, Beşiktaş, Galatasaray, Bursaspor maçlarından 3 beraberlikle 3 puan çıkartan sarı-lacivertli ekip, diğer maçlarda bol gollü galibiyetler alarak şampiyonluk yarışındaki takibini sürdürmeye devam etti. Hücum yollarında ki etkisiyle rakiplerine korku salmasına rağmen, defans problemleri nedeniyle gol yeme sorununu çözemeyen Fenerbahçe, 35 gol atmasına rağmen ağların da da 18 gol gördü. Mevcur durumda Fenerbahçe üst sıralarda ki takımların yapacağı hatalar ile şampiyonluk yarışında önemli avantajlar elde edebilir, özellikle devre arası transferi iyi geçirmesi halinda Fenerbahçe yeniden şampiyonluk potasına girebilir.

5- İBB- 23 puan +7 averaj
Abdullah Avcı yönetiminde uzun yılalrdır bir istikrar abidesi olan İBB, aynı ekiple uzun süredir birlikte olmanın meyvelerini bu sezon toplamaya başladı. Ligin üst sıralarına oynamaya başlıyan İBB büyük ihtimalle bu yarışın sonunu getiremiyecek gibi görünüyor olsa da şu an ki oyunlarıyla birlikte sezon sonunda Avrupa Kupalarına katılma hakkı elde edebilirler.

6-Beşiktaş- 21puan +7 averaj
Sezon başında, Schuster hamlesi ve Guti, Quaresma transferleri ile yeni bir yapılanmaya giren Beşiktaş, Avrupa'da bu yapılanmanın meyvalarını toplarken STSL'de ise hüsran yaşıyor. Deneyimli teknik adam ise şu an eleştiri oklarının hedefindeki isim. Defansı da ileri çıkartıp oyunu rakip kalede oynamak üzerine kurulu bir anlayış benimseyen Beşiktaş; defansın arkasına atılan toplarda sürekli olarak tehlike yaşıyor ve oyunu ilerde kurma çabasına rağmen Guti ve Quaresma olmadığı zamanlarda bal yapmayan arı kıvamında top oynuyor. Uzun vadede başarı getirip, sistem oturtabilecek Schuster ise eleştiri oklarının hedefinde olması nedeniyle sürekli olarak rakiplerine saldıran basn açıklamaları yaparak kendini korumaya çalışıyor. İlerde oyun kurmaya müsait olmayan defans oyncuları da Beşiktaş'ın en yumuşak karnı durumunda. Geride kalan 13 haftada; Fenerbahçe, Trabzonspor ve Kayserispor maçlarını oynayan Beşiktaş bu kritik maçlardan sadece 1 puan alabildi. Fakat Beşiktaş adına asıl önemli nokta 14. ve 15. haftalarda oynayacağı kritik Galatasaray ve Bursaspor maçları. Beşiktaş bu 2 maçtan da galibiyetle dönebilirse tekrardan şampiyonluk yarışının içinde kendisini bulabilir, fakat art arda kaybedilecek 2 maç Beşiktaş için bu sezonun büyük ölçüde bittiği manasına gelir.

9- KDÇ Karabükspor- 18 puan -1 averaj
Süperlig'e yükseldikleri kadroyu bozmayıp üzerine gerekli takviyeleri yapan Karabük istikrarlı gidişini sürdürüyor. Emenike önderliğinde ki hızlı hücum hattı ile rakiplerinin korkulu rüyası haline gelmiş olan Karabük şu an ki tabloları itibari ile ligimizin uzun soluklu takımları arasına adını yazdırabilecek gibi duruyor.


10-Galatasaray- 17 puan -3 averaj
Geçen sezon Rijkaard'ın taktiğini oturtmasını bekliyen fakat bir türlü istikrarlı bir hale gelemeyen, bu sezon başında da Avrupa Ligi'nden elenilmesi ve ligde diplere demir atılması üzerine Rijkaard gönderilerek yerine Hagi getirildi. Fakat şu an ki durumda Hagi'de Galatasaray'ın derdine çare olabilmiş durumda değil, bunun en büyük sebebi de Galatasaray'ın oyunu sadece tek yönlü oynayabilen oyunculardan kurulu bir ortasahası olması ve sakatlığı döneminde Baros'u yedekliyebilecek forvet oyuncusunun bulunmaması. Hagi'nin gelmesiyle birlikte de durulmayan sular nedeniyle Galatasaray bu sezonluk şampiyonluk defterini kapattı diyebiliriz çünkü istikrarsız oyun yapısı ve tam 13 puanlık bir fark mevcut. Galatasaray'ın bu sezon ki hedefi artık seneye Avrupa Kupalarına katılabilecekleri bir yerde ligi bitirmek ve gelecek sezon için yapılanmaya şimdiden başlamak.

12-Manisaspor- 15 puan -2 averaj
Lige kötü bir başlangıç yapınca teknik direktörlüğe Hikmet Karaman'ın gelmesiyle birlikte Manisaspor yükselişe geçmeyi başardı. Fenerbahçe'den sonra en sağlam hücum hattına sahip olan Manisaspor, Hikmet Karaman'ın taktiğini yavaş yavaş oluşturması sonucunda ligi daha üst sıralarda bitirebilcek gibi duruyor. Ligin tepesi için iddaalı olmasalar da, ligin tepesinde ki takımlara kabus yaşatacak gibi duruyorlar.

Gençlerbirliği(13) ve Eskişehirspor(14)
Gençlerbirliği sezonun daha başlarında Thomas Doll'un görevine son vererek teknik adam değişikliğine gitti fakat lige uyum sağlamış, yetenekli Doll'un gidişinden sonra bir türlü istikrar sağlıyamayan başkent ekibi şu an ufak bir travma evresinde.
Sezona kötü başlayan Rıza Çalımbay ile yollarını ayıran Eskişehir, bu göreve Bülent Uygun'u getirdi. Bülent Uygun da hakkında açılan davalar ve aldığı ceza nedeniyle Eskişehir'e şimdilik yeteri kadar emek verememiş durumda ve üst üste gelen olaylar nedeniyle de Eskişehir istikararını kaybederek ligin alt taraflarına doğru inmiş durumda.
2 takımda teknik direktörlerinin marifetlerini göstermesiyle birlikte bulundukları bölgelerden daha yukarıda ligi bitirebilecek kalitede ekipler.

Düşme Hattı: Konyaspor(10), Sivasspor(10), Bucaspor(8), Kasımpaşa(7)
Süperlig'e yeni çıkan Konyaspor alışma evresinde olması nedeniyle bir türlü istikararını sağlıyamamış durumda. Ziya Doğan'ın aşırı defansif oyun yapısıyla eleştiri odağı olduğu Konyaspor'un mevcut kadrosu ligde kalmaya yeterli bir kadro olmasına rağmen, korkak ve defansif oyunu nedeniyle puan almakta zorlanıyor.
2 sezon önce şampiyonluğa oynayan Sivasspor yaptığı yanlış hamleler sonucu geçen sezon düşmekten adeta ucu ucuna kurtulmuştu, bu sezonda kendisini toparlayamayan ve istikrar sağlayamayan ekip yine kendisini dibin sonlarında gördü. 2 sezondur ligin sonlarına oynayan Sivasspor eğer devre arasında toparlanamazsa bu sezon küme düşebilir.
Bank Asya'dan çıktıktan sonra birden bütün kadrosunu değiştirip yepyeni bir ekip kuran Bucaspor hala takım olmaya çalışıyor. Karabük'ün kadroyu koruma mantığına zıt olarak tüm kadroyu sıfırdan yapmaları nedeniyle bir türlü istedikleri oyunu sahaya yansıtamıyorlar. Aslında sezona Bülent Uygun yönetiminde iyi başlamış olan İzmir ekibi, Uygun'un zamansız istifası sonrasında hala toparlanamamış gibi duruyor. Aslında kadroları ligde kalmaya yetecek kalitede olmasına rağmen bir türlü yeteneklerini sahaya yansıtamıyorlar. Şu an ki durumda tekrardan Bank Asya yolcusu olacaklar gibi duruyor.
Kasımpaşa, geçen sezonun flaş ekibiydi, Yılmaz Vural yönetiminde açık ve göze hoş gelen oyunuyla herkesin beğenisini kazanan Kasımpaşa, bu sezon bir türlü istediği oyunu sahaya koyamayınca ligin dibine demir atmış oldular. Daha önce Bank Asya'ya düşüp tekrardan çıkan İstanbul ekibine malesefki tekrardan Bank Asya yolları gözüküyor.

4 Ocak 2010 Pazartesi

Kenan Sofuoğlu'ndan Basın Bildirisi


Basın Bildirisi

Ben Supersport dalında bir Dünya Şampiyonu’yum. Öyle bir şampiyon ki kendi ülkesinde yarışma imkanı olmayan bir şampiyon. Dünyanın en pahalı tesislerinden birine sahip olmamıza rağmen yarışmasına izin verilmeyen bir şampiyon. Yabancıların kendi vatandaşlığına almak için yarıştıkları, ancak bunu kabul etmeyen bir şampiyon. Âşık olduğu bu spor dalında, büyük fedakârlıklarla yarışan bir şampiyon.

Ülkemize kazandırılan İstanbul Park tesislerine, vakıfların fedakârlığına ilave olarak faizleri hariç 250 milyon dolar harcandı. Formula yarışlarının yayın ve ticari haklarının sahibi Ecclestone’a 135 milyon dolar garanti edildi. Bunun yarısı ödendi, kalanı ödenmeye devam ediyor. İstanbul Belediyesi İstanbul Park’a ulaşabilmek için 70 milyon doların üzerinde yol masrafı yaptı. Harcanan ve vaat edilenlerle birlikte maliyetin 400 milyon doları aştığı böylesine bir tesis acaba dünyada kaç adet var? Peki bu tesis yılda kaç gün kullanılıyor biliyor musunuz? Sadece üç gün. Geri kalan 362 gün, sadece Bay Ecclestone’u mutlu edebilmek için boş tutuluyor. Sizin vicdanınız buna müsaade ediyor mu? Peki son yarışı kaç kişi izledi? Ücretsiz dağıtılan biletlere rağmen 15 binden az. 100 binin üzerinde koltuk boş kaldı.

Halbuki bu tesisin yapılmasını planlayanlar ne demişlerdi? Neler vaat etmişlerdi? Bir hatırlamaya çalışın lütfen. Zihinlerinizi fazla zorlamanıza gerek yok.

Her yıl tanıtma fonundan 13 küsur milyon dolar alan Bay Ecclestone, şimdi 26 milyon dolar istiyor ve, “Vermezseniz ben bu yarışı başka ülkelere götüreceğim,” diyerek tehdit savuruyormuş.

Ben dünyanın her tarafında yarıştım. Bu konudaki rayiçleri biliyorum. Bunun bedeli 3-5 milyon dolar arasındadır. Ancak kazandığı paranın hesabını bilmeyen bazı petrol zengini ülkeler daha yüksek bedeller ödeyebilirler. Bildiğim şu ki gelişmiş ülkeler, kazandığı paranın halkı için ne ifade ettiğini bilen ülkeler 3-5 milyon dolardan daha fazla para ödemiyorlar.

Kaldı ki Formula yarışları dünyada seyirci kaybediyor. Motosiklet seyircisi artarken Formula’nın hem seyircisi azalıyor, hem de yarışan şirketlerin bir kısmı çekilme hazırlıkları yapıyorlar. Başta İngiltere olmak üzere, yarışın düzenlendiği bir kısım ülkeler de gelirlerin yeterli olmaması hesabıyla zaten çekilmek üzereler.

Ben, bu tesisin, senenin üç günü çalışmasına izin veren Bay Ecclestone’un istediği bedelin fahiş olduğunu iddia ediyorum. Halkımızın soyulmasına ses çıkarılmamasına isyan ediyorum.

Dünyada benzen pistler bütün sporculara ve halka açıktır. İlgili federasyonların koyduğu emniyet kuralları dahilinde antrenman yapılır, eğitimler verilir ve sayısız yarışlar düzenlenir. Sporcular, dünya şampiyonları böylesine tesislerde yetişir. Bu ülkenin parasıyla yapılan böylesine bir tesisi sporcusuna kapatma lüksü kimsede olamaz.

Ülkemizi, kendi paramızla yaptığımız tesislerimizi, yönetimimizi, sporcularımızı ve en önemlisi zihinlerimizi esir alan Ecclestone’un hükümranlığına lütfen bir son verelim. Biz kendi yağımızla kavrulmasını bilen asil bir milletiz. Bu tesisleri Türk halkına, Türk sporcusuna açalım. Bu esareti bitirelim, sporcumuzu kendi tesislerimizle buluşturalım.

Benzeri tesislerin dünyada nasıl işletildiğini bilmeyen bir halkı yanlış bilgilerle yönlendirmek, korkutmak kolay, ancak çok şükür ki aramızda bunun nasıl işletileceğini iyi bilenler var. Bu tesisin Türk halkı tarafından yönetilmesi konusunda sorulursa çözüm önerilerimiz elbette olacaktır.

Bu tesisin asıl sahibi benim. Bu tesisin asıl sahibi Türk sporcularıdır. Bizi Ecclestone’a tercih edenlere isyan ediyorum. Konuyu Başbakanımın, Maliye Bakanımın, Devlet Bakanımın, Gençlik Spor Genel Müdürümün, Türk Tanıtma Fonundan sorumlu Bakanımın, değerli basın mensuplarının, Türk sporcularının, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının, ilgili federasyonların, bu ülkenin ve tesislerin sahibi tüm halkımın dikkatine arz ediyorum.

Ben bir Dünya Şampiyonu’yum. Başka ülkelerin kucağına itiliyorum. Yaşım ilerliyor. Ben kendi ülkemde çalışmak, kendi ülkemde yarışmak, kendi ülkemde şampiyon olmak, şampiyonluk kupasını ülkemde kaldırmak, yeni sporcuları teşvik etmek ve yeni yeni şampiyonların yetişmesine imkan sağlamak istiyorum.

Benim şampiyon olduğum, daima ilk üçte iddialı yarıştığım, rekorlar kırdığım Dünya Superbike (World SBK) yarışı varken içinde hiçbir Türk sporcusunun olmadığı ve yakın gelecekte de maalesef olamayacağı ve inanılmaz paralara mal olan Formula’ya ısrar niye?

Türk sporcularının kelepçelerini, prangalarını çözün. Bize hakkımız olan bu tesisi emanet edin. Sizi mahcup etmeyeceğimize söz veriyorum.

Kenan Sofuoğlu
Supersport Dünya Şampiyonu

8 Aralık 2009 Salı

Mustafa Sarp’a selam, forma yırtmaya devam

Galatasaraylı Mustafa Sarp, İstanbul Büyükşehir Belediye maçı sonrası ne dedi?: ''Hakem son 15 dakikada olmadık şeylere faul, olmadık şeylere düdük çaldı. Bize mücadele etme fırsatı vermedi.. Birileri konuşuyor diye mi oluyor bunlar..''
Sarp'ın ''Birileri'' dediği kimse Fenerbahçe Kulübü Aziz Yıldırım..
Ne yapmış Aziz Yıldırım?..
Eskişehir yenilgisi sonrası Kulüpler Birliği Başkanlı'ğından istifa ettiğini açıklayıp, puan kayıplarından sorumlu tuttuğu Federasyon ve MHK'ye savaş açmış..
İşte Mustafa Sarp da ''Fırsatı kaçırmamak adına'' karşılaşma sonrası kendi takımının beraberliğini Yıldırım'ın bu çıkışına bağlayıp, imalarda bulunuyor..
Peki gerçek Sarp'ın ima ettiği gibi mi?..
Yani Aziz Yıldırım konuşunca, hakem Galatasaray'ı doğrayıp, puanını mı gaspetti?.
İsterseniz olaya bir de şu açıdan bakalım;
Galatasaray kimle oynadı?. Kimle berabere kaldı?..
Rakip takımın başkanı Galatasaraylı ve Galatasaray kongre üyesi..
Teknik Direktörü, Galatasaray alt yapısında yıllarca çalışmış, hasta derecede Galatasaraylı biri..
Antrenörü yıllarca Galatasaray'da top koşturmuş, Sarı-Kırmızılı forma altında sembol olmuş bir isim..
Dün oynamayan takım kaptanı da Galatasaray alt yapısından yetişmiş, uzun seneler Galatasaray'a hizmet etmiş bir sembol..
Kaldı ki adı ''Küçük Galatasaray''a çıkmış bu takım, Süper Lig'e çıktığından bu yana ''Abisi'' Galatasaray'ı kesinlikle üzmemiş (!) bir takım..
Peki bu kadar şeyden sonra 90+4'te ''Golü at'' diye, Büyükşehir Belediyeli oyuncuya asist yapan kim?;
''Galatasaraylı Mustafa Sarp..''
Hakikaten ''Sa(r)p-ıtmış'' olan Mustafa Sarp'a selam, ''Forma yırtmaya'' devam..

Hürriyet Gazetesi-Meriç Tunca'nın yazısı

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails