servet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
servet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2010 Cuma

Misimovic ve Hagi

Galatasaray'dan gündeme bomba gibi düşen bir açıklamayla Misimovic'in kadro dışı bırakıldı. Zaten böyle bir olayın olacağı haftasonunda Hagi'nin yaptığı açıklamadan da belliydi, "kiralık futbolcu istemiyorum", kastettiğinin İnsua değil de Wolfsburg ile yapılan ilginç anlaşmanın maddeleri nedeniyle Misimovic olduğu zaten konuşuluyordu.
Misimovic'in kadro dışı bırakılmasını irdelerken, öncelikli olarak takımdaki kötü gidiş nedeniyle kadro dışı bırakılması gereken kişinin Misimovic mi olması gerektiğine bakalım.

Galatasaray'da bu sezonun en çok eleştirilen isimlerin başında; Servet, Ayhan, Kewell, Mustafa Sarp, Hakan Balta geliyor. Aslında bir bakıma takımın savunma yükünü çeken kısımları Galatasaray'ın en çok ve acımasızca eleştirilen kısmı. Özellikle Galatasaray'ın son haftalarda yediği gollerin pek çoğunda Servet'in bireysel yeteneği (!) söz konusu. Takımın formsuz gözüken isimlerinden Elano ve Misimovic ise; Elano takıma Dünya Kupası yorgunluğu ile katıldı ve pozisyon olarakta alışık olmadığı bir mevkide oynatılmasına rağmen herkes Elano'dan sürekli asist yapmasını ve gol pozisyonuna girmesini, Dünya Kupasında ki ve daha önce Avrupa'da adının geçtiği dönemdeki Elano gibi olmasını, bekliyor.
Misimovic konusu da aslında Elano konusundan pek farklı değil; Galatasaray, Avrupa Ligi'nde devam etme ümidi taşırken, Avrupa'da iddaalı olmak adına takımı güçlendirme çalışmaları içinde transferi başlatıldı, fakat Misimovic Galatasaray'a imza attığında takım çoktan Avrupa Kupalarına veda etmişti ve lig de başlamış durumdaydı. Wolfsburg'da önünde Dzeko ve Martins gibi iki adam varken attığı ara toplarla takımını pozisyona sokan ve sürekli asist yapan Misimovic, Galatasaray'da, Baros'unda sakatlığı sonrasında, önünde forvet orjinli bir oyuncu olmadan sahaya çıktı ve genelde alışık olduğu mevki olan forvetlerin arkasında merkezde oynamak yerine sol kanatta tercih edildi.
Zaten Galatasaray'ın elinde Kewell, Arda, Elano, Pino varken Misimovic transferi en başta da göz boyamak taraftarın ilgisini yönetimin üzerinden çekmek amaçlı yapılmış bir transfer görünümündeydi.

Gelelim neden kadro dışı bırakılan kişinin Misimovic olduğuna, gerçekten de bütün suç Misimovic'te miydi ?
Hagi gerçekten bütün kötü gidişin sorumlusunun Misimovic olduğunu düşünüyorsa, basit bir hamleyle Misimovic'i yedek klubesinde yanına oturtur ve Misimovic'ten bağımsız olarak kafasındaki takımı sahaya sürerdi. Peki Hagi ne yaptı, Misimovic'i kadro dışı bıraktı. Bunun altında büyük ihtimalle taktiksel sebeplerden ziyade takım içinde yarattığı bazı problemlerin olması daha muhtemel. Fakat takım içinde sürekli bir form düşüklüğü ve uyumsuzluk varken, faturanın daha takıma adapte olamamış ve başarısızlıktan başka birşey görmemiş olan yeni transfere kesilmesi, insanı altında başka sebepler aramaya itiyor.
Altından çıkartılabilecek en makul sebep ise şu şekilde; yönetim Rijkaard'dan sonra, sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer mantığıyla Hagi'yi getirdi. Rijkaard gibi kendi bildiğini okuyan bir teknik direktör yerine gelen Hagi, yönetim ile ortak hareket ederek; hem takımı gelecek sene için hazırlıyacak, hemde takım içinde ki revizyon yönetimin istediği ve takımın kazanç sağlıyacağı şekilde gerçekleşecekti. Yani Hagi bu sezonun sonuna kadar yönetimin istediği doğrultuda kararlar alıp, yönetim üstündeki baskıyı hafifleticek, seneye de yeni oluşturulan kadro ile bu sezondan hazırlayacağı bir taktik oturtup yoluna devam edecekti.

Misimovic'in kadro dışı bırakılması da aslında bu olaylar zincirinin ilk halkası; göz boyamak için ve takımın şiddetle ihtiyaç duyduğu tipte bir oyuncu olmamasına rağmen transfer yapılan Misimovic transferinin yanlış olduğu biliniyordu. Yönetim bu sebeple Misimovic'in sözleşmesindeki taksitler ödenmezse Misimovic Wolfsburg'a geri döner maddesini kullanma kararı aldı. Fakat sezon sonuna kadar kadroda tutup oynatıp sonra Wolfsburg'a geri yollamak da transfer hatasını kabul etmek manasına gelecekti ki zaten eleştiri oklarının hedefinde olan Galatasaray yönetimi için bir darbe daha olmuş olacaktı. Bu sebeple Misimovic, saha dışı hareketleri nedeniyle kadro dışı bırakıldı, büyük ihtimalle devre arasında olmazsa sezon sonunda Wolfsburg'a takıma uyum sağlıyamadığı ve sorun yaşadığı gerekçeleri öne sürülerek geri gönderilecek.

Galatasaray yönetimi bu hamlesinin altından kalkabilirse eğer, bir taşla iki kuş vurmuş olucak. Hem Hagi'nin otoritesi olduğu ve takım içinde hayati kararlar aldığını medyaya göstermiş olacaklar, hem de hatalı yapılmış bir transfer hamlesinden minimum zararla kurtularak, bir sonraki transfer dönemi için bütçe yaratılmış olunacak.

18 Ekim 2010 Pazartesi

Servet vs Baros, Yönetim vs Rijkaard

Servet'in, kısıtlı yetenekleri bu ülkede futbolla ilgilenen herkesin bildiği bir durum fakat Servet'i milli takıma çıkartan, önceki senelerde takımı için değişmez adam yapan şey oynama azmi, tekmeye kafa uzatacak yapısıydı. Fenerbahçe'den ayrılıp Galatasaray'da kendisini bulduğu sezonda, herkesin taktir ettiği şey Servet'in pek çok sakatlığı olmasına rağmen 90 herşeye rağmen oynamak için çabalıyor oluşuydu. Yoksa Servet, hızlanmamış yada kıvraklaşmamıştı, hala ayağına top geldiğin taraftar bir an önce kaptırmadan birine pas atsın diye gözüne bakmaya devam ediyordu.

Neyse, Servet'i zaten bilen biliyor. Geçen sene yavaş yavaş gözden düşmeye başlayan Servet, sezon sonunda Marsilya'dan yılan hikayesine dönen transfer teklifi aldı, Marsilya'da değişen yöneyim nedeniyle gidemedi. Servet'inde kafası büyük oranda Avrupa'da oynama hayallerinde kalınca Rijkaard'ın gözünden düştü. Rijkaard, Servet arasındaki bu soğukluk, 2 hafta önce Servet'in kadrodışı bırakılmasına kadar da devam etti.

Gelelim, Galatasaray-Ankaragücü maçına; Rijkaard, denize düşan yılana sarılır misali Servet'e güvenmek zorunda kaldı ve maça ilk 11'de başlattı. Maskeyle oynadığı maçlarda zaten fiziğini düzgün kullanamayan Servet, mental olarak da maça hazır olmayınca takımının en zayıf halkası ve takımı yakan kişi konumuna gelmiş oldu. Hareketlerde art niyet aramak haksızlık yada kolay yol gibi görünebilir fakat Servet'in bugün oynadığı oyuna baktığımızda insan ister istemezi arasının soğuk olduğu Rijkaard'ı göndermek için mi bu kadar kötüydü sorusunu sormadan edemiyor. Yinede profesyönel ve milli takımda oynayan bir futbolcu için bunları düşünmek gerçekten acı verici bir durum.
Takımın kalanı çok mu iyidi de Servet takımı yaktı olarak düşünecek olursak eğer, Baros'u ayrı bir yere koyarsak; Galatasaray yine son zamanlarda alışkanlık haline getirdiği şekilde ruhsuz ve pek istekli olmayan bir oyun yapısındaydı. Ortasahada Mustafa Sarp'ın kendisinden bekleneni yapıp ileri çıkıp, hücumda takımını rahatlatmak istediği zamanlar oldu, fakat o bölümlerde de hatalı paslarına devam ettiği gibi geri gelmesi sorun olunca ortasahada takımın açık vermesine sebep oldu. Diğer yanda ise maça kaptan olarak çıkan Ayhan Akman, sarı kartı olmasına ve takım 10 kişi olmasına rağmen topsuz alanda rakibiyle didişmeye devam ediyordu.Aslında Galatasaray'da son zamanki kriz içerisinde değişen pek bişey yoktu sahada.
Baros'u ayrı bir yere koymuştuk; Servet hata yaptıkça Baros adeta çoştu, takımda ayakta kalan tek oydu, galibiyete inanan da, fakat tek bir oyuncunun çıkıp maç kurtardığı dönemlerin artık geride kaldığı dünya futbol mantalitesinde Baros yapabilceği maksimum şeyi yaparak attığı 2 golle takımının ümitlenmesini sağlasada, defans olarak dökülen ve toplu ileride tutamayan Galatasaray 2-4 mağlup olmaktan kurtulamadı.
Geçen sezona hızlı başlayan, sezon ortasından itibaren ivmesini kaybeden, Avrupa Ligi'ne elemelerde veda eden ve sezona düşüşü devam ederek başlayan Galatasaray'da; Ankaragücü karşısında alınan mağlubiyet ve oynanan isteksiz futbol nedeniyle Rijkaard eleştirilen isimlerin en başında gelmeye başladı ve Galatasaray Yönetimi yarın olağanüstü toplanarak bu konuların görüşüleceğini açıkladı.

Halbuki, sezon başında Adnan Polat, NTVspor'da canlı yayına çıkarak, ne olursa olsun Rijkaard'ın arkasındayız hatta sezon sonunda 3 senelik daha anlaşma imzalamayı düşünüyoruz, O'nu bırakmıycaz şeklinde konuşmuştu.
Fakat 1,5 senedir Türkiye'de olan ve hala kafasındaki sistemi sahaya yansıtamamış olan Rijkaard artık topun ağzındaki isim sıfatını almış durumda. Şimdiden kulislerde Ersun Yanal adı, tribünlerde ise Fatih Terim ismi geçmeye başladı, halbuki daha mağlubiyet alınalı 3-4 saat bile olmadı.

Olaylara Rijkaard tarafını, aslında yarın yönetim kurulundan çıkacak karar doğrultusunda detaylıca incelemek lazım. Yönetim için ise durum şu an çok karışık durumda; bir yanda sezon başında ne olursa olsun göndermiycez güvenimiz tam denilen teknik direktör için olağan üstü toplantı yapılacak ve belki de gönderilecek. Böyle bir senaryoda ise yönetim, canlı yayında söyledikleri yüzünden tükürdüğünü yalamak zorunda kalıcak. Öte yandan haftaya Galatasaray için ligin en kritik maçlarından olan Kadıköy'de Fenerbahçe derbisi var ve derbi öncesi teknik direktör değiştirmek çok riskli bir hamle çünkü Kadıköy'de alınabilecek 2-3 farklı bir galibiyet bile yönetimin koltuğunun sallanması anlamına gelir.

Sonuç olarak nerden bakılsa yönetim için iki ucu pis bir deynek sorunu mevcut. Eğer bugün bütün takım Baros gibi hırslı oynasaydı, Galatasaray bütün dertlerini unutmuş şekilde Kadıköy'e doğru yola çıkmış olucaktı. Derbi öncesi karışan Galatasaray'ın en azından önümüzdeki 1 haftayı kapsıycak olan acil eylem planı büyük ihtimalle yarın Galatasaray yönetim kurulu tarafından verilecek. Ne kadar bazıları çoktan Rijkaard'ı yollamış olsa da, bence Rijkaard'a son bir şans olarak derbi verilecek, eğer 10 yıldır alamadığı puanı Kadıköy'den kopartmayı başarırsa sezon sonunu görebilir, eğer mağlup olursa gider. Ama olurda Kadıköy'de bir fark yerse o zaman Adnan Polat'ta dahil bütün Galatasaray üst kadrosunu değişmiş şekilde görebiliriz.

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Galatasaray'da İdeal 11

Football Fans Know Better

Galatasaray elindeki kadrosuna göre 4-3-3 sisteminde bu oyunculara yer vermesi gerektiğini düşünüyorum.Aslında fazla bir seçenekte yok.İsterseniz sırayla mevkilere bir bakalım.

Kale içi Aykut ve Ufuk arasından hangisini seçerseniz seçin farketmez.İkisi aynı kalitede dite düşünüyorum.Yalnız Aykut özellikle bu sezonki oynadığı resmi maçlarda yediği hatalı gollerle kredisini yavaş yavaş tüketiyor.Aykut'u daha fazla yıpratmamak için kenarda oturtmak iyi olabilir.Çünkü bundan sonra yenilen her golde Aykut'un hatası var mı yok mu bakılacaktır.En azından bir süreliğine Ufuk'un geçmesi yararlı olabilir.

Defansa geldiğimizde as oyunculara alternatif olacak oyuncuların kalitesi yeterli değil gibi gözüküyor.Sağ bekte Sabri olmadığı zaman büyük ihtimalle Ali Turan oynayacaktır ve aynı performansı göstericek mi şüpheli.Göbeğe baktığımızda Neill, Servet ve Gökhan Zan üçlüsü sezon ilerledikçe yeterli olmayabilir.Çünkü Gökhan Zan sık sık sakatlanan bir oyuncu.Sakatlık ve cezalılar olduğunda Galatasaray defans hattında zorluklar yaşayabilir.Zaman zaman Hakan Balta oynasa da bir defans oyuncu daha gerekir.Oynatılmasa bile Emre Güngör'ün takımda kalması daha iyi olabilirdi.Bu konuda yanlış karar verildiğini düşünüyorum.Sol kanat için ilk tercih Hakan Balta olmalı.Alternatifi Çağlar da iyi bir oyuncu.Uzun yıllar GS'de kalacaktır.Göbekte bi sorun olduğunda Hakan Balta'yı göbeğe çekip Çağlar'ı sol bekte rahatlıkla oynatılabilir.Hiç de sırıtmaz.Bu bilgiler ışığında GS'nin defans hattında alternatif olan oyuncular kalite anlamında önündeki oyunculardan geride gibi.Sadece sol bekte bir sıkıntı yok.

Orta saha Mehmet Topal'ın gitmesiyle oynatacağın fazla bir oyuncu yok.Elinde Ayhan, Mustafa, Barış, Cana ve durumu belli olmayan Elano kaldı.Elano'yu bir tarafa koyarsak eğer ortasahadaki üçlüyü Ayhan-Mustafa-Barış-Cana dötlüsünden oluşturursanız sıkıntı çekerseniz.Belki defansif anlamda bir peoblem olmaz ama hücuma katkı açısından tam bir hüsran olur.Bu dörtlü mücadeleci kimlikleriyle tanınan ama düz oyuncular.Galatasaray gibi büyük bir takımın ortasaha oynayacak oyuncular değil bana göre.Bu dötrlüden en fazla 2'si oynatmanız gerekir.Orta sahanın güçlü olabilmesi için özellikle hücum anlamında mutlaka Elano'nun takımda kalması gerekiyor.Transfer dönemi Başkan'ın istediği gibi gitmediği ortada.Bu noktada artık Elano'yu satmaktan vazgeçip gitmek isteyen Elano'nun ikna edilmesi gerekir.Yoksa Elano dışındaki dörtlüden oluşan ortasaha bütün sezonu kaldıramaz ve Galatasaray sıkıntı yaşar.Hüsranla sonuçlanan bir sezon daha olur.Bu saatten sonra yapılacak tek iş bu.

İleriki üçlüye bakalım.Kenar oyuncular arasında Kewell ve Arda ön plana çıkıyor.Bu iki oyuncunun yedekleri Serdar Özkan ve Pino.Serdar Özkan'ı az çok tanıyoruz.Sahip olduğu kaliteyi göstermekle göstermemek arasında sürekli gidip geliyo.İstikrar sorunu olduğu belli.Pino hakkında ise bir bilgim yok.Daha önce hiç izlemedim.Hem kenarda hem da forvette oynayabilecek tarzda bir oyuncuymuş.Faydalı olabilir.Bu dörtlüye baktığımızda bazı sıkıntılar yaşanabilir.Mesela en son çıkan haberlere göre Arda İngiltere yolcusuymuş.Eğer Arda giderse Galatasaray'ın %70'i gider.Arda'sız bir takım hele ki şu kadroyla başarılı olması imkansız.Diğer yandan Kewell'e geçen sezon kontratını yenilemedin.Yaşlı ve sakatsın işe yaramazsın dedin.Sonra ne oldu?Baktın ki istediğin transferleri yapamadın hemen Kewell'e sarıldın.Aman gel biz ettik sen etme.Şunu söyleyeyim.Kewell'in geri gelmesi çok iyi oldu.O bölgede yaşanan sıkıntı belli.Keita ve Dos Santos gidince o bölgede oynayacak kimse kalmadı.Hem Kewell forvette oynayabilecek kalitede.Bu iki oyuncunun banko oynayacağını düşünürsek olası sakatlıklar ve cezalar sonrasında yerlerine geçecek olan Serdar ve Pino aynı performansı gösterebilirler mi?En büyük sorun bu gibi duruyor.Üstüne bir de Arda da giderse...Gerisini siz düşünü artık.Bu bölgeye gündemde olan Kazım alınırsa biraz rahatlam olur.Bunla kalsa iyi.Bir de forvet bölgesinde sıkıntı var.Milan Baros sakatlığında Galatasaray çok zor günler geçirmişti.Bu sezonun başında da Baros'dan faydalanamadılar.O'nun yerine Mehmet Batdal'ı oynattılar.Mehmet üstüne gidilirse çok faydalı olacaktır ama sezonun başlarında biraz zorlanacaktır.

Tek tek her bölgeye baktığımızda ideal 11'de olanlar dışında kalite düşük gibi.Galatasaray'ın hak ettiği kadro bu değil.Taraftarlarının hak ettiği kadro bu değil.Başkan'ın biraz düşünmesi gerekiyor.Belli ki bu sezonki planlama sınıfta kaldı.İnşallah Galatasaray için bu sezon iyi olur.Özellikle Avrupa arenasında...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails