red bull etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
red bull etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2010 Pazar

Fotoğraflarla En Genç Şampiyon

Zordur Formula 1'de Dünya Şampiyonu olmak;

Yarışı kazandığın anda bile, şampiyonluğa sevinmeden önce şampiyonadaki rakiplerinin çizgiyi geçmesini beklemek gerekir. Ne olur ne olmaz...Aracın üzerine çıkıp, sevinmek ve zıplamak için denge gerektirir.
Bazen gözyaşlarına hakim olamamaktır.Bazen de, kazandığın onlarca kupa arasından birtanesine özel anlamlar yüklemek, aşık olmaktır.Eski şampiyonlarla birlikte şampanya içmektir... Hatta eski şampiyonlar tarafından sarhoş edilmektir...
Sevinci ve hırsı aynı anda yaşamaktır.

Fotoğraf makinalarının odaklandığı tek kişi olmaktır.



Ezilme tehlikesi geçirmek pahasına sevinmek ve sevinci paylaşmaktır. Şampanya ile duş almak, zafer sarhoşu olmaktır...
Zaferi getiren ekibine saygı duymaktır.
Finiş çizgisini son kez geçene kadar rekabet ettiğin takım arkadaşınla, şampiyonluktan sonra doyasıya sevinebilmek, kavgaları unutabilmektir.
Çevrenizdeki insanları da sevincinize ortak edebilmektir.
Her an, her yerde kendinizi görmektir.


Köşe bucak kaçsanız da basın mensuplarına yakalanmak, her anınıza ait fotoğraf çektirmektir.

Zordur F1'de şampiyon olmak; psikolojik, fiziksel, mekanik, kimyasal.......vb. birçok konunun ortalamasında en iyi olmaktır.

11 Kasım 2010 Perşembe

Abu Dabi'de Artık Herşey Matematik

Hızlı başlıyan, şampiyonluk yarışında sezon içinde hiç kopma olmayan, liderliğin sürekli el değiştirdiği 2010 F1 sezonu artık son yarışa geldi. Şampiyonluk ihtimali bulunan, 1i mucize bekleyen, 4 pilot Abu Dabi'de mücadeleye hazır.

Fernando Alonso:246
Mark Webber:238
Sebastian Vettel:231
Lewis Hamilton:222

Lewis Hamilton
Abu Dabi'ye mucize aramak için gidiyor. Liderle arasındaki 24 puanlık farkı kapatabilmesi için mutlak kazanması gerekli fakat kazanması da yetmiyor. Hamilton'un şampiyon olabilmesi için; Alonso'nun puan almadığı, Webber'in en iyi 5 ve Vettel'in de en iyi ihtimalle 3. olması gerekiyor ve bu şartlar oluştuğunda Hamilton'a gerekli olan tek şey galip gelmek kalıyor.

Sebastian Vettel
Vettel'in şampiyon olabilmesi için yarışı mutlak suretle 1. veya 2. bitirmesi gerekiyor. Eğer kazanırsa, Alonso'nun en fazla 4. olmasını beklemek zorunda. Yarıştan 2. olarak ayrılırsa da şampiyon olabilmesi için Alonso'nun 8.likten, Webber'in ise 4.lükten yukarı çıkmamasını bekliycek.
Vettel için en karışık hesap; Vettel kazanır, Webber 2., Alonso 4. olursa 3 pilot eşit puana gelicek. Sezon içinde ki yarış derecelerine bakılacak; galibiyet, 2.lik ve 3.lük sayıları eşit olan Alonso ve Vettel'den, 4.lük sayısı fazla olan Vettel şampiyonluk ipini göğüslemiş olucak.
Fakat Vettel 2., Alonso 7. olursa; yine puanlar eşitlenmiş olucak fakat galibiyet sayısı fazla olan Alonso üstte yer almış olucak.

Mark Webber
Yarışı kazanması durumunda, Alonso'nun en iyi ihtimalle 3. olmasını bekliycek. 2. sırayı alması halinde ise Alonso'nun 4. olması Webber'e yetecek. Webber yarışı 3. sırada bitirirse, takım arkadaşı Vettel'in 2. ve Alonso'nun da 6.lıkta kalmasını bekliyecek.

Fernando Alonso
Alonso yarışı 1. veya 2. bitirdiği taktirde, diğer pilotların ne yaptığıyla ilgilenmeden şampiyon olacak. Yarışı Vettel'in kazanması halinde, 3.lük Alonso'ya yetecek. Alonso 4. olarak bitirirse, Vettel'in 2., Webber'in ise 3. olması kendisine yeter şart olucak.

Bakalım, Abu Dabi'de gülen taraf kim olucak; Ferrari'nin çifte şampiyonu Alonso mu? Red Bull'un genç yeteneği Vettel mi? Red Bull'un 2. pilotuyum diyip şampiyonayı birbirine katan yaşlı kurt Webber mi? McLaren'in hırçın çocuğu Hamilton mu?

27 Ekim 2010 Çarşamba

Kore'de Romantik Bir Gün

F1 tarihinin en romantik yarışı seçilecek olsa kesinlikle oylar bu haftasonu koşulan Kore Gp'ye gider. Yoğun yağmur altında başlayan bir yarış, 2 şampiyonluk adayının (Webber ve Vettel) yaşadığı dram, güneşin batışı sırasında atılan turlar ve karanlıkta patlayan flaşlarla aydınlanan bir podyum. Romantizm için olması gereken herşeye sahip bir yarış.
Haftalardır pistin yetişmiyeceği, yarışın yapılıp yapılamıyacağı konuşuluyordu. Kore yönetimi işi sıkı tutsa da pistin inşaatı aslında tam manasıyla yetişememiş olsa da, neredeyse cuma antremanlarına kadar iş makinaları pistin dışına çıkmamış olsa da, pist yarışın yapılabileceği ölçüde bitirilip yarışa hazır hale getirildi.
Cuma antremanında F1 araçları, iş makinalarını saymazsak piste çıkan ilk araçlar oldular. Çoğu pilot pistin yüzeyinin aşırı kaygan oluşundan şikayet edip, buz pistinde araba kullanmaya benzettiler.
Sıralama turları cuma antremanlarına göre daha sorunsuz geçti ve beklenen şekilde RedBullar ilk çizgiyi kapattı, arkalarında da Alonso, Hamilton ve Rosberg yer aldı.

Fakata, pisti yetiştirmek için sabah akşam çalışan Kore'nin karşısına pazar günü hiç beklemediği bir engel çıktı; yağmur. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur büyük bir tartışma konusu oldu.
Güvenlik aracı arkasında hareketli start yapılasına karar verilerek başlayan yarışta, 3 turun sonunda; pist üzerinde aşırı su bulunmasından dolayı önde giden pilotun spreyinin arkadaki pilotun görüşünü tamamen kapatmasından ve de araçların güvenlik aracı arkasındaki yavaş turlarda bile pist üzerinde tutuş sağlıyamaması nedeniyle startın ertelenemesi kararı çıktı.
Bekleyişin ardından yağmur azaldı, pist üzerinde otomobiller tur atmazken temizlik araçları girip pist üzerinde oluşan gölcükleri temizlediler. Yarışın startının ertelenmesi ile birlikte bu dakikalarda ilk akla gelen soru da, zaten kapalı olan havanın, yaklaşık 2 saat sonra kararacak olmasıydı. Yani yarış, ortasından bir yerde, 2 saat kuralı dahilinde veya havanın kararması nedeniyle durdurulabilirdi. 55 tur üzerinden koşulacak olan yarışta 42 turdan daha fazla atılamazsa da pilotlar yarım puan alıcaklardı.

Bu tartışmalarla birlikte Kore Gp'ye start verildi. Güvenlik aracı arkasında 12-13 tur daha atıldı, pist bu sırada araçların lastiklerinin ısılarının da yardımıyla biraz daha kuru ve stabil hale gelmeye başladı. Aslında günün ilk savaşı da bu anlarda başladı.
Telsizden RedBull pilotlarına pistin nasıl olduğu sorulduğunda; pist çok kötü, önümüzü göremiyoruz, bu koşullar altında yarış başlamamalı cevabı alındı. Pilotlar kurulunun da başkanı olan Webber bu forsunu da kullanarak yarışın başlamaması için zaten bekleme periyodunda pek çok kişiyle konuşurken görülmüştü, üstüne de telsizden geçen konuşma da Webber'in niyetini açıklar durumdaydı. Zaten ilk çizgiye sahip RedBull, herhangi bir iptal durumunda maksimum puanlar olan 25 ve 18'in yarısını alıcaklar ve şampiyona da büyük avantaj sağlıyacaklardı.
Ferrari'nin telsizden sorduğu aynı soruya Alonso'nun cevabı daha basitti; pistte durumlar hala aynı, bekliyoruz.
McLaren'in sorusuna Hamilton'un cevabı ise agresifti; yarışın başlaması için ne bekliyoruz, pistin koşulları uygun, diyen Hamilton yarışın hala güvenlik aracı arkasında devam etmesine sinirlenerek; bu yağmur altında bir yarış, pistin ıslak olması doğal ne olmasını bekliyorlar ki acaba, cevabını vererek yarışma arzusunu ortaya koyuyordu.

Telsiz konuşmalarının ardından ve güvenlik aracının tempoyu yavaş yavaş arttırdığı turlarda otomobillerin arka tarafta sorun yaşamadığı da göz önüne alınarak güvenlik aracı pistten çıktı ve yarış başladı.
İronik bir şekilde ilk geçilen pilot da Lewis Hamilton oldu, ıslak zeminde erken frenaj yapan Hamilton, içten gelen Rosberg'in arkasına düştü. Fakat belkide Hamilton'u yarışta tutan da bu geçiş oldu.
Çünkü yarışın normal olarak başlamasından sadece 3 tur sonra, Mark Webber aracın arkasını kerpten zamanında kurtaramayınca, aracın kontrolünü kaybederek karışı bariyerlere çarptı ve pist üzerinde sürüklenerek Rosberg'e çarparak 2 pilotun da yarış dışı kalmasına sebep oldu. Aslında Webber'in yaptığı şampiyona da lider giden bir pilota yakışmayacak bir davranıştı, fakat hiç bir ceza almadan kurtuldu. Aracı bariyere çarptıktan sonra kasıtlı olarak pistin diğer tarafında ki çim alana yönelmiş gibi gözüken Webber'i, Alonso hemen fark ederek kendisini kurtardı, Rosberg ise kurtulmak için çim alana kadar çıktı ama kurtulamadı. Çarpışma sonrası Webber'in frene basmaması ve doğrudan piste yönelmesi akıllarda, kendisi yarış dışı kalmışken arkasından gelen şampiyona adaylarından birini (Alonso ve Hamilton) yarış dışı bırakma düşüncesi geçmiş olması muhtemel, fakat kabak yarışa iyi bir başlangıç yapmış olan Rosberg'e patladı.
Webber'in kazası sonrasında tekrardan güvenlik aracı girdi ve 3 tur daha atarak yeniden tempoyu düşürdü. Güvenlik aracının çıkmasıyla tekrardan yarış başladığında, görüş mesafesi açık olan Vettel hızla farkı açmaya başladı, Hamilton Alonso'yu takibini sürdürdü. Arka sıralarda ise müthiş kapışmalar yaşandı. Sürekli geçişlerin olduğu arka bölümde günün kamikazesi Adrian Sutil oldu, her virajda geç frenajla rakiplerini geçmeye çalışan genç pilotun bu denemeleri sürekli olarak kaçış alanlarında son buldu.
Arka bölümde Timo Glock'un puan alıcak durumda olan sürüşünü biçen Buemi, güvenlik aracının yarış içinde 2. kez piste girmesine neden oldu ve bütün pilotlar hemen pite yönelerek aşınan lastiklerini değiştirdiler.Pitte hata yapan Alonso, Hamilton'a sıra kaybetmiş oldu fakat, yeni lastikleriyle birlikte Hamilton'da 1 tur sonra ilk virajı kaçırınca Alonso'ya yerini kaybetmiş oldu. Yarış bu turlarla birlikte pistin kurumasıyla da birlikte seyrini bulmaya başladı, arka sıralarda geçişler ve kaymalar devam ederken ön tarafta farklar hafiften açılmaya ve pilotlar zorlayıp riske girmektense, öndeki pilotların hata yapmasını beklemeye başladılar. Bu turlarla birlikte 42. turda geçilmiş oldu ve pilotların Kore'den tam puanla ayrılacakları garantilenmiş oldu.


Son 10 tura girilirken, bulutlu gökyüzünde güneş yavaşça alçalmaya başlamıştı artık; Vettel telsizden pite, hava karardı görüş çok düştü 1-2 ve 3. virajları göremiyorum bilgisini geçti. Yarış yönetimi bu bilgiyi doğrulatmak amacıyla aynı soruyu diğer pilotlara da sordular ve Hamilton'dan gayet agresif bir cevap daha geldi; görüş, yarışın sonuna kadar devam edebileceğimiz kadar net duruyor. Zaten 1 tur sonra da Vettel'in bu açıklamayı neden yaptığı ortaya çıktı, aracından dumanlar yükselmeye başlayan Vettel, pist üzerinde Alonso ve Hamilton'a geçildi daha sonrada aracını kenara çekti. Vettel'in şampiyona liderliği hayalleri de aracının başında elinde yangın söndürücüyle durduğu an bitmiş oldu.
Bu bölümde Alonso'yu hala yakından takibini sürdüren Hamilton, son 5 tura girerken yarışı daha fazla riske etmemeye karar vererek ortalama turlar atmaya başlayınca Alonso da rahatlayarak tur zamanlarını düşürdü. Sakin tempo da geçen son 5 turun ardından, batan güneşle birlikte karanlık havada yapılan bir geçiş seromonisi ve podyum oldu. Kore'de romantizm doyasıya yaşandı.

Yarış sonucunda puan almayı başaran 10 pilot:
1. Fernando Alonso - Ferrari 2:48:20.810
2. Lewis Hamilton - McLaren 00:14.999
3. Felipe Massa - Ferrari 00:30.868
4. Michael Schumacher - Mercedes 00:39.688
5. Robert Kubica - Renault 00:47.734
6. Vitantonio Liuzzi - Force India-Mercedes 00:53.571
7. Rubens Barrichello - Williams-Cosworth 01:09.257
8. Kamui Kobayashi - BMW Sauber-Ferrari 01:17.889
9. Nick Heidfeld - BMW Sauber-Ferrari 01:20.107
10. Nico Huelkenberg - Williams-Cosworth 01:20.85

11 Ekim 2010 Pazartesi

Japonya Sonrası Hesaplar

Aşırı yarış nedeniyle, yarıştan 5 saat önceye ertelenen sıralama turları, ilk turlarda gelen kazalar, güvenlik aracı periyodu, Mclaren'in vites kutusu, Kobayashi'nin kamikazeliği ve bu olaylar dışında kalan periyotta genel olarak sıkıcı geçen Japonya Gp sonrasında puan durumunda işler iyice karışık hale geldi. Vettel'in kazanarak ön gruba yetiştiği yarış sonucunda, Webber 2. olarak şampiyona liderliğini sürdürürken 3. olan Alonso ise liderlikteki takibini sürdürmeye devam ediyor. 4. olan Hamilton ise Spa sonrası periyotta erimeye devam ediyor.
Sezonun bitimine sadece üç yarış kaldı; Kore, Brezilya ve Abu Dabi.

Markalar Klasmanı:
RedBull 426
McLaren 381
Ferrari 331

Arkalarında kalan takımlardan kopan bu üç takım; geride kalan 3 yarışta çok büyük süprizler olmazsa sezonu bu sıra ile bitirecekler gibi duruyor. Özellikle kalan 3 yarışın RedBull otomobillerine uygun olduğu düşünülecek olursa; RedBull için şimdiden takımlar şampiyonu demek zor değil. Özellikle Brezilya'da kötü performansıyla meşhur bir takım haline gelen McLaren cephesinde ise 2.lik sallantıda gibi dursa da Ferrari için kalan 3 yarışta 50 puanlık farkı eritmek hiçte kolay durmuyor.

Pilotlar Klasmanı:
Webber 220
Vettel 206
Alonso 206
Hamilton 192
Button 189

Eski sistem olsaydı Webber şampiyonluğa adımını attı denebilirdi fakat 1.nin 25 puan aldığı sistemde rakiplerle araya bir yarışlık puan konulamadığı sürece şampiyon oldum demek çok zor. Özellikle de ilk 3'deki pilotların hepsinin 4'er galibiyeti olduğu düşünülürse, kalan 3 yarıştan 2 galibiyet çıkartan pilot büyük ihtimalle şampiyon olucak gibi duruyor.
RedBull'da işler bu bağlamda biraz karışık; şampiyonluk yolunda, geleceği parlak pilotları Vettel'i destekleyen RedBull; şampiyona lideri Webber olmasına rağmen, Vettel'in şampiyon olmasını istiyor. Önümüzdeki sene için gerekli geliştirmeleri yapmak yerine bu sezona konsantre olan takım, gelecek için Vettel etrafına kurulmuş bir yapı düşünüyor ve bu sebepten dolayı Webber'den çok Vettel'i destekler durumdalar. Bu mücadelenin ise takıma konsantrasyon açısından zarar verdiği kadar, pist üzerinde de kritik puan kayıplarına sebep olduğuna sezon içinde de şahit olduk.
Ferrari'de Massa'nın düşen performansı nedeniyle tek pilot haline gelen Alonso, tüm takımın desteğini arkasına almış şekilde emin adımlarla zirve yarışını sürdürüyor. İstikrarlı ve mücadeleci yapısı İspanyol pilot'u RedBull'un korkulu rüyası durumuna getirmiş durumda. RedBull'un yapacağı ufak bir hata bile Fernando için şampiyonluk kapısını açabilecek bir duruma geldi.
McLaren'de ise işler gittikçe karışık hale gelmiş durumda. Macaristan öncesi 2 şampiyona da da liderliğe oturmuş olan McLaren; Hamilton'un 4 yarışın 3ünden puan çıkartamaması nedeniyle günden güne puan bakımından erimekte. McLaren'i takımlar şampiyonluğunda hala 2. sırada tutan şey ise Button'un mücadeleden uzak fakat istikrarlı sürüşüyle yarışları sürekli ilk 5 içerisinde bitiren stili. McLaren'in şu an ki tablo içerisinde 2 pilotundan birini şampiyon yapabilmesi için kalan 3 yarıştan; 2 birincilik ve kesinlikle 3 podyum çıkartması gerekiyor ki sezon arasından sonra bir türlü gelişme anlamında istikrarı sağlıyamayarak, geriden gelen Ferrari'den bile yavaş kalan McLaren için, pilotlar şampiyonluğu yavaş yavaş kapanmaya başlayan bir defter haline dönüşmüş durumda. Takımın tek teselli noktası, yakalanacak istikrarla beraber, takımlar şampiyonasında gelmesi muhtemel 2.lik.
Sezon son 3 yarış kala; Avrupa'dan yüzlerce kilometre uzakta adeta yeniden başlıyor.

17 Eylül 2010 Cuma

Hamilton İçin Tarih Tekerrür Mü Edecek?

2007 sezonunun başında; McLaren'in gözbebeği Kimi Raikkonen, McLaren'in sürekli olarak mekanik sorunlarla karşılaşması nedeniyle bir türlü şampiyonada tam iddalı duruma gelememesi nedeniyle Ferrari'ye kaçtı ve O'nun oturduğu boşalan koltuğa da McLaren'in pilot yetiştirme akademisinden çıkan, Gp2 şampiyonu Lewis Hamilton oturur.
Çaylak Lewis ilk sezonunda, katıldığı ilk 9 yarışta art arda podyuma çıkıp 2 de galibiyet alarak tüm dikkatleri üzerine çeker. F1'in ilk çaylak şampiyonu olmak, O'un için hayal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşmek üzeredir. Sezonun son 2 yarışına girildiğinde şampiyon olması için sadece 4 puan alması yeterlidir, yani herhangi birinde 5. olması.
Sezonun sondan bir önceki yarışı olan Çin Grand Prix'inde lider gitmesine ve kendisine 5.liğin bile yetecek olmasına rağmen temposunu düşürmez, pite girerken ıslak zeminde aracının kontrolünü kaybeder yavaşça çakıl havuzuna doğru kayar. Islak olan çakıl havuzundan aracını çıkartamayan Hamilton için yarış bitmiştir. Temposunu azıcık düşürüp kontrollü gitse, en kötü ihtimalle 2.-3. bitireceği yarıştan 0 puan alır.
Sezonun son yarışı olan Brezilya Gp'nin McLaren'in karakteristiğine uymaması ve Hamilton'unda yarışın başında ufak bir arıza yaşayım sıra kaybetmesi şampiyonluğuna mal olur.
2010 sezonu geçen haftasonu yapılan Monza Gp'ye kadar genelde McLaren, RedBull kapışması içinde geçti fakat Ferrari Monza'da aldığı kritik 2 podyumla yeniden şampiyonada iddalı konuma geldi.
Monza Gp öncesi bilinen tek bir şey vardı; şampiyonanın en güçlü adayı olan RedBull'a en uygun olmayan pist Monza'ydı ve Monza'dan sonraki 5 pist RedBull'un daha uygun olduğu pistlerdi. Yani Monza'ya şampiyona lideri olarak gelen Lewis Hamilton'un Monza'dan mümkün olduğunca çok puan çıkartıp arayı açması lazımdı ki kalan yarışlarda RedBull'dan az puan alsa dahi şampiyonadan kopmasın.
Yarış RedBull'lar açısından beklendiği gibi oldu, üst sıraları zorlamaktan çok uzaklardı. Fakat Hamilton için yarış sadece 30sn sürünce, RedBull'lar aldığı kötü sayılabilcek derecelere rağmen arayı kapamış ve öne geçmiş oldular, Ferrari'de şampiyonaya ortak olmuş oldu.
Halbuki Hamilton yarışa iyi başlamış ve bir anda kendisini Massa'nın vites kutusunda 3.lük mücadelesinde bulmuştu, Ascari şiganına yaklaşırken acemice bir hamleyle viraj içinde kalmasına rağmen Massa'nın arka lastiğine temas edecek kadar yaklaştı ve Ferrari'nin arka lastiğine temas eden ön süspansiyonu kırılan Hamilton, dümdüz giderek kum havuzunda soluğu aldı.

Lewis Hamilton, 2007'den sonra yine şampiyonluk için kritik öneme sahip bir yarıştan, basit hatalar nedeniyle, eli boş dönmüş oldu ve kendisinin de yarıştan sonra ifade ettiği gibi artık şampiyonluk aşırı zor bir hale geldi.
Sezonun kalan 5 yarışında müthiç bir mücadele bizleri bekliyor; bakalım kim şampiyon olucak?
Pistine en hızlı aracı olmasının yanı sıra en sorunlu aracı olan RedBull mu?
Bir türlü istikrarı yakalayamayan Ferrari mi?
Basit hatalar nedeniyle sezon başından beri kritik puanlar kaybeden McLaren mi?

19 Haziran 2010 Cumartesi

Sezon Ortası Teknik Analizi

Kanada Gp sonunda takımların teknik durumları;



















RedBull:
Hala griddeki en hızlı araba olmalarına rağmen, mekanik sorunları nedeniyle şampiyonluk iddaasından gün ve gün uzaklaşıyor gibi duruyorlar. Özellikle, Kanada Gp sırasında Vettel'e telsizden viteslerle ilgili yapılan uyarı, takımın dayanıklılığıyla ilgili soru işaretlerini arttırdı.

McLaren: Sezon Avrupaya taşındıktan sonra müthiş bir ivme kazandılar. Yılların verdiği deneyimi pist üzerine yansıtmadaki becerileri sayesinde de araçlarını yavaş olsa bile üst sıralarda tutma konusunda başarılı oldular.

Ferrari: Avrupa'ya geldiklerinde büyük bir ivme kaybı yaşadılar. Bunun sebebi de rakiplerinin, kendilerine göre daha fazla yeniliğe imza atmış olmasıydı. Fakat 1-2 yarışlık bocalamayı hızlı atlattılar. Valensiya ile birlikte yeni paketlerini araç üzerinde uygulayacaklarından dolayı sezonun kalanına umutlu bakıyorlar.

Mercedes: Avrupa öncesi hayal kırıklığıydılar, Avrupa'ya geçişle birlikte gözle görülür biçimde hız kazandılar. Fakat biraz şans da onlara yardım etmeyince bir türlü üst sıraları zorlar konuma gelemediler. Yinede RedBull, Ferrari ve McLarenden sonra ki en hızlı araç gibi duruyorlar.

Renault: Sezonun başından beri istikrarlı biçimde gridin ortalarının en iyisi olma mücadelesi veriyorlar. Bu konuda ki en büyük rakipleri de Mercedes ve Force İndia gibi duruyor.

Force İndia: Gridin arka sıralarına aşina, sonunculuğa abone takım adeta metamorfoz geçirmiş durumda. Gösterdikleri gelişimle birlikte, üst sıralardan hala uzak olsalarda, gridin orta sıralarında tutunabilmek için gerekli hızdan daha fazlasına bile sahipler.

14 Haziran 2010 Pazartesi

2010 Kanada Gp


İstanbulpark'ta yağmur olmamasına rağmen bitiş çizgisine kadar temponun düşmediği bir yarış izlemiştik. 1 senelik aranın ardından tekrardan Kanada'ya dönen F1'den herkesin beklentisi de en az İstanbul kadar heyecanlı bir yarışın tekrardan izlemekti.

Sıralama turlarında adeta kıran kırana bir mücadele oldu ve yumuşak lastikli Hamilton, uçarcasına attığı turla pol pozisyonu almayı başarmıştı. Fakat akıllarda ki soru işareti, gridin ilk 3 sırasındaki pilotlardan RedBull dışındakilerin yumuşak lastikle başlıyacak olması yarışa stratejik anlamda nasıl etki edecekti?

Yarışın başında daha Hamilton farkı açıp fırladığında, arka tarafların karışmasının ardından akla gelen soru belliydi. Yumuşak lastik kullananlar, acaba pite girip çıkacak farkı lastikleri erimeden açabilecekler miydi? Sonuçta açamadılar, Mclarenler ve Ferrariler erkenden pite daldıklarında daha tek haneli turlar yeni bitiyordu. RedBull'un sert lastik taktiği işe yaramış gibi duruyordu. Pit çıkışında da Hamilton, Alonso savaşı gördük. Fakat yüzeyi kaygan ve lastikleri pek sevmeyen Kanada pisti, sert lastiklere de pek iyi davranmayınca RedBull'da beklenenden erken pite girmek zorunda kaldı. Daha yarışın yarısı bittiğinde bütün pilotlar 2. pitlerini de yapmışlardı. Akıldan yine sorular geçiyordu, daha yarısında 2 pit yaptılar, yarış kaç pitte bitecek. Fakat yarışın sonuna kadar başka pit göremedik ön taraftan.


Pist üzerinde ki Hamilton, Alonso ve Button savaşları yarışa sürekli bir heyecan kattı. RedBull'lar pit sonrasında arkadan yakaladıkları ivme ile ilerdekilerin muhtemel bir pitinde onları geçmek için hazırda bekleselerde, öndeki 3'lü (Hamilton, Button, Alonso) lastiklerini koruyunca, istediklerini alamadılar. Yarışın en yanlış hamlesi ise Mark Weber'in yumuşak lastik hamlesi oldu. 1. ve 2. piti arasındaki periyotta yumuşak lastik seçeneğini kullanan Weber, bu periyodu biraz uzun tutunca, ufalanma sorunuyla karşı karşıya geldi ve daha ne olduğunu anlayamadan bir anda kendisini Hamilton'un arkasında buldu. Pite girip sert lastiklere geçtiğinde ise artık çok geçti.

Arka bölümlerde sürekli çekişmenin ve kazanın olduğu, buna rağmen güvenlik aracı periyodunun yaşanmadığı, ön bölümlerde kıran kırana bir lastik ve hız savaşının olduğu Kanada Gp, İstanbulpark'taki heyecanlı yarışın üstüne çok güzel geldi ve sezonun keyfi resmen tavan yaptı.


Yarış sonu klansmanı:

1. Hamilton McLaren-Mercedes 1.33:53.456
2. Button McLaren-Mercedes + 2.254
3. Alonso Ferrari + 9.214
4. Vettel Red Bull-Renault + 37.817
5. Webber Red Bull-Renault + 39.291
6. Rosberg Mercedes + 56.084
7. Kubica Renault + 57.300
8. Buemi Toro Rosso-Ferrari + 1 tur
9. Liuzzi Force India-Mercedes + 1 tur
10. Sutil Force India-Mercedes + 1 tur
11. Schumacher Mercedes + 1 tur
12. Alguersuari Toro Rosso-Ferrari + 1 tur
13. Hulkenberg Williams-Cosworth + 1 tur
14. Barrichello Williams-Cosworth + 1 tur
15. Massa Ferrari + 1 tur
16. Kovalainen Lotus-Cosworth + 2 tur
17. Petrov Renault + 2 tur
18. Chandhok HRT-Cosworth + 4 tur
19. Di Grassi Virgin-Cosworth + 5 tur

5 Nisan 2010 Pazartesi

Malezya gp 2010 Yarış Sonu

RedBull ve hava durumu bu sefer süpriz yapmadı ve RedBull sezonun ilk 2 yarışında sürekli olarak kaçırdığı dubleyi sonunda yaparak öndeki diğer 2 takıma puan olarak yetişti. Malezya'nın ikliminden kaynaklı 5 yağmurlarına yakalanmamak için (geçen seneki benzeri bir vakadan kaçınmak amacıyla) yarışın 1 saat öne alınmış olması işe yaramış gibi durdu.

Yarışın başlamasıyla daha ilk virajda takım arkadaşı Webber'i geçen Vettel, yarışın sonuna kadar liderlikten inmeyerek çizgiyi geçen ilk isim oldu. Mark Webber ise takibini bırakmayarak 2. olarak takımına dubleyi getirdi.
Sıralama turlarında hüsran yaratan muhteşem 4'lü arka sıralardan yükselmeye çalışırken, birbirlerine ve diğer takımlara karşı verdikleri mücadele ise yarışa renk ve heyecan kattı. Yarışın hüsranı kesinlikle Michael Schumacher ve Fernando Alonso oldu. Arka tekerlekten fırlayan bir somun Schumi'nin yarışını mahvetti, Alonso ise daha formasyon turunda bozulmuş olan vites kutusuyla yarışın büyük bir kısmını götürsede son turlarda beyaz dumanlar eşliğinde yarışa veda etmek zorunda kaldı.
Yarış sonucunda tek tek bir yorum yapmak gerekirse:
RedBull: Hala tam anlamıyla dayanıklılık sorunlarına çare bulabilmiş durumda değiller, yarış boyunca Vettel'in motorunda fazla ısınma olduğuyla ilgili sürekli telsiz konuşmaları geçti fakat ön sırada yarışı rahat götüren Vettel yarışı kazanmasını bildi. Eğer başka bir pilotu arkadan takip ediyor olsaydı büyük ihtimal motor arızası görebilridi.
Ferrari: Alonso'nun yaşadığı vites kutusuna bağlı, motor arızası onlar için bir şok havası yarattı. Bu tip olumsuzlukların dışında hala griddeki en hızlı 3 otomobilden biri olduklarını kanıtladılar.
McLaren: Sezonun ilk yarışında, RedBull ve Ferrarilere göre 1sn civarı yavaş oldukları söyleniyordu. Fakat son iki yarışta diğer takımlara ayak uyduracak hızları olduğunu kanıtladılar.
Mercedes Gp: Görünen o ki onlar için sezon Avrupa'da başlayacak. Önlerinde ki 3 takımdan yavaş olsalarda griddeki kalan takımlardan hızlılar. Sezonun Avrupaya taşınması sonrasında yapılacak geliştirmelerle şampiynluk yarışına renk katacaklar gibi duruyor.
Jenson Button: Avusturalya'da işe yarayan erken pit taktiği, Malezya'da tam anlamıyla çuvalladı. Lastikleri erken bitmiş olması dolayısıyla arkasında ki Alonso'ya direnemiyecek konuma gelmişti. Alonso motor patlatmasaydı büyük ihtimalle de geçilecekti.
Lewis Hamilton: Hala yeni kurallara alışabilmiş değil, pitten çıktıktan sonra yine çok hızlı turlar atarak lastiklerini erken bitirdi, bu sebeple de Sutil'i geçemediği gibi Massa'nın da tehdidiyle karşılaştı sonr turlarda.
Fernando Alonso: Vites kutusu arızasına rağmen çok iyi bir yarış çıkarttı, otomobili arızaya rağmen üst sıralara çıakrttı fakat talihsiz bir patlama sonucu yarış dışı kaldı.
Michael Schumacher: Talihsizlik yaşamasaydı yarışa renk katacak en önemli isim olabilirdi, ama olamadı.
Adrian Sutil: Son 2 sezondur kendisini çok iyi geliştirdi ve arkasında kendisine çarpacak bir Raikkonen'de olmayınca puan alabildi. Hamilton'un ataklarına çok güzel direnerek hala gelecek vaad eden bir pilot konumunda olduğunu kanıtladı.
Robert Kubica ve Nico Rosberg: Yarış boyunca birbirlerinin arkasında, başka pilotlara takılmadan gezen 2'li yarışıda 3-4 olarak bitirerek rahat puanlar aldılar.
Jaime Alguersuari: Geçen sezon hiç F1 arabası kullanmadan yarışmaya başlamıştı. Ürkekliğini üstünden atmış durumda, resmen büyük takımlara göz kırpan bir sürüç gösterdi, rakiplerini her noktada zorlayarak, cesaret gösterisi yaptı.
Yarış klasmanı:
1 Sebastian Vettel Red Bull 1:33:48.412
2 Mark Webber Red Bull + 4.849
3 Nico Rosberg Mercedes GP + 13.504
4 Robert Kubica Renault
5 Adrian Sutil Force India
6 Lewis Hamilton McLaren
7 Felipe Massa Ferrari
8 Jenson Button McLaren
9 Jaime Alguersuari Toro Rosso
10 Nico Hülkenberg Williams
11 Sebastien Buemi Toro Rosso
12 Rubens Barrichello Williams
13 Fernando Alonso Ferrari
14 Lucas Di Grassi Virgin
15 Karun Chandhok Hispania
16 Bruno Senna Hispania
17 Jarno Trulli Lotus
18 Heikki Kovalainen Lotus
19 Vitaly Petrov Renault
20 Vitantonio Liuzzi Force India
21 Michael Schumacher Mercedes GP
22 Kamui Kobayashi Sauber
23 Timo Glock Virgin
24 Pedro de la Rosa Sauber
Yarış içerisinde Hamilton'un pit stopunu 3,5 saniye gibi inanılmaz bir zamanda yapan McLaren Pit Ekibi ise, pit rekorunu ele geçirmiş oldu.

13 Mart 2010 Cumartesi

Bahreyn - Sıralama Turları

Sezonun ilk sıralama turları atıldı ve ilk grid pozisyonları belirledi. Pol pozisyonda ise geçtiğimiz 2 sezonun yükselen değeri Sebastian Vettel var. Sıralama turlarını izleyemediğim fakat sıralama turları zaten pek heyecanlı geçmemiş. Fakat zaman ekranına bakara da sezon hakkında bir ön bilgi çıkartabiliriz.

Sıralama:
1 Sebastian Vettel Red Bull 1:54.101
2 Felipe Massa Ferrari +00.141
3 Fernando Alonso Ferrari +00.507
4 Lewis Hamilton McLaren +01.116
5 Nico Rosberg Mercedes GP +01.140
6 Mark Webber Red Bull +01.183
7 Michael Schumacher Mercedes GP +01.423
8 Jenson Button McLaren +01.571
9 Robert Kubica Renault +01.784
10 Adrian Sutil Force India +02.208
-------------------------------------
11 Rubens Barrichello Williams +01.229
12 Vitantonio Liuzzi Force India +01.552
13 Nico Hülkenberg Williams +01.756
14 Pedro de la Rosa Sauber +02.136
15 Sebastien Buemi Toro Rosso +02.164
16 Kamui Kobayashi Sauber +02.169
17 Vitaly Petrov Renault +02.518
-------------------------------------
18 Jaime Alguersuari Toro Rosso +02.970
19 Timo Glock Virgin +05.627
20 Jarno Trulli Lotus +05.751
21 Heikki Kovalainen Lotus +06.212
22 Lucas Di Grassi Virgin +06.486
23 Bruno Senna HRT +09.139
24 Karun Chandhok HRT +10.803


Gridin sonunda ki yeni kurulmuş takımlardan oluşan bölümün yediği farklara baktığımızda, bu takımların beklenenden daha yavaş olduklarını görüyoruz, gp2 araçlarından sadece 1-2 saniye kadar hızlılar ki eğer bu takımlar sezon boyunca bu hızda olucaklarsa FIA'nın eski kurallardan olan, sıralama turlarında aşırı yavaş olan pilotların yarıştan elenmesi kuralını geri getirmesi gündeme gelebilir.
Ön sıralarda da pek çok hayal kırıklığı vardı, benzin tüketimini minimuma çekmiş olan Renault'un bu arada motor gücünüde bayağı azalttığı rakamlardan da yeterince belli oluyor.
Gridin ön tarafı ise tam bir fiyasko durumunda; 1. Vettel ve 4. Hamilton arasında ki fark +1.116sn ki bu normal bir sezonda ilk 10'un neredeyse sığacağı bir aralık. Eğer ki yarışta da durum bu şekilde olursa geçen seneki Brawn - RedBull uçuşu gibi bir Ferrari - RedBull uçuşu görebiliriz ki bu da yarışların keyfini kaçırır. Mclaren ise motor gücünde gayet geriye düşmüş gibi duruyor, yarışın yavaş bölümlerinde, rakiplerinin gerisinde kalması ciddi bir motor gücü sorununun olduğunun işareti.
Tabiki sıralama turları üzerinden yorum yapmak şimdilik gereksiz, çünkü yarın araçlar yaklaşık 160kg benzinle ve ona göre lastiklerle start alıcaklar, ayrıca pit taktikleride tamamen değişmiş olucak...

Herşeye bir kenara bırakıp yarın saat 14:00'ı bekliycez.... Hoşgeldin F1.

10 Mart 2010 Çarşamba

B Planı Cepte

Red Bull'ın "McLaren'in arka kanadı yönetmelik dışı bir tasarım incelenmesi lazım" iddalarına karşı McLaren sessizliğini bozdu. McLaren'in takım direktörü Jonathan Neale:
"Arka kanat değişikliği konusunda FIA'dan gerekli izinleri aldık ve değişikliğe gittik. Aslında kurallara aykırı birşey yok ama yarış komiserlerinin her türlü kararı verebileceği ihtimalini de değerlendiriyoruz. Bahreyn'de elbette bir B planımız olacak"

Hatırlanacağı gibi geçen sezonda takımların bazıları çift difüzör sistemi nedeniyle FIA'ya başvurmuş ve FIA'da sistemin kurallara uygun olduğuna karar vererek bu sistemi kullanan araçların rakiplerine avantaj sağlamasına göz yummuştu.

20 Ocak 2010 Çarşamba

F1 2010 sezonu ön incelemesi

2010 sezon testleri 1-3 Şubat arasında Valensiya'da ardından 10-13 ve 17-20 Şubat arasında Jerez'de devam edip 25-28 Şubat tarihleri arasında yapılacak Barselona testlerinden sonra bitecek. Geçen sezonda olduğu gibi mali kaynakların kısılma çabasından dolayı bu sezonda testler 15,000km ile sınırlanmış olarak yapılacak.
Testler başladığında sezonun ilk bölümü (Avrupa'ya gelene kadar) de büyük oranda şekillenmiş olacak. Testler başlamadan takımları araçları ve pilotları bakımından genel hatlarıyla masaya yatıracak olursak:

Vodefone Mclaren:
Mclaren ile Mercedes ayrılmış olmasına rağmen takım hala Mercedes motoru kullanmaya devam ediyor. Tabiki üretici firma, artık ortağı olmadığı için motor konusunda geçen seneki kadar rahat bir Mclaren beklenmiyor bu sezon. Yinede Mclaren'in elinde gayet hızlı ve dengeli bir şase ve Mercedes'in yıllar içinde takımda bırakmış olduğu disiplin var.
Pilot seçiminde 2 İngiliz: Hamilton ve Button, tercihini yapan takım; bu bakımdan gridin en formda pilot kombinasyonuna sahip görünüyor. Ayrıca 2 pilotun da İngiliz olması nedeniyle daha önce yaşanmış olan Alonso-Hamilton kavgası gibi kavgaların olması beklenmediği gibi pilotlar arasında bir arkadaşlık havası da hakim gibi görünüyor.
İngilizlerin ekonomik desteğini de arkasına almış olan takımın sezon öncesi tek dezavantajı; yıllardır birlikte çalıştığı Mercedesten ayrılmış olması.

Mercedes Gp Petronas
Uzun süredir kendine ait bir takım hayalleri kuran Mercedes, en sonunda nihai hedefine ulaşarak Brawn Gp'yi sezon sonunda satın aldı. Brawn geçen sene şampiyon olmuş olmasına rağmen maddi imkansızlıklar nedeniyle sezon içi şasi geliştirmede diğer takımların arkasında kalmıştı, Mercedes'in maddi desteğini arkasına alan takım bu konuda geliştirmelerine devam ediyor.
Nico Rosberg, Micheal Schumacher şeklinde 2 Alman pilotu bünyesine katan takımda, 1. 2. pilot uygulaması kaçınılmaz gibi görünüyor. Nico Rosberg şu ana kadar performansıyla takımını alıp götürüp şampiyon yapabilecek bir pilottan çok takımına puan kazandıran 2. pilot olabilecek bir görüntü çizdi. ( bu Nico kötü pilottur demek değil, Nico yarıştığı her yarıştan puan alma kapasitesine sahip bir pilot). Schumacher ise tamamen kapalı kutu, 3 yıl aradan sonra tekrardan koltuğa oturduğu için nasıl bir performans göstereceği tamamen belirsiz.
Takımın genel olarak avantajı, geçen sene şampiyon olan şasi-motor kombinasyonunun ortaklığının büyüyerek devam ediyor olması. Dezavantajı ise şampiyon pilotu ellerinden kaçırıp, Schumacher'i getirmeleri. Diğer yandan ise Schumacher'in de dönüşüyle Alman desteğinin yanına ciddi bir hayran kitlesi de koymuş oldu takım.

Scuderi Marlboro Ferrari
2009'dan ümidi kestikleri andan itibaren 2010 sezon şasisine yönelinmiş olması, 2010 için Ferrari'yi tekrardan iddalı takımlar arasına sokuyor. Yılların verdiği tecrübeyi kullanan ve takım içinde pek değişikliğe gitmemiş olması Ferrari hanesinde büyük avantaj olarak gözüküyor.
Pilot seçimlerinde; geçen sezeon yaşadığı sakatlığın ardından tekrar pistlere dönmüş olan Massa'nın yanına şampiyonluk stresini kaldırabilecek Alonso'yu oturtan Ferrari, 2 pilot konusunda iyi bir ikili oluşturmuş gibi duruyor. Mclaren'de 1. 2. pilot kavgası yaşayan Alonso, ne kadar Ferrari'de mutlu olduğu izlenimi verniş olsada, sezon içinde 2. pilotluğa atılırsa vereceği tepki ise merak konusu.
Takımın pek değişikliğe gitmemiş olması ve 2010 geliştirmelerine erken başlamış olması bu sezon Ferrari için en büyük avantaj.

Red Bull Racing
Renault motor desteğine sahip takım, geçen sezon bir yandan şampiyonluk mücadelesi içindeyken, diğer yandan da tüm mali kaynaklarını kullanıp 2010 geliştirmelerini aksatmadan götürmüştü. Bu sezonda üst sıralar için çekişebilecek bir izlenim içinde duruyorlar.
Pilotlarını değiştirmeyerek; deneyimli Mark Webber ve F1'in yükselen yıldızı Sebastian Vettel 2lisiyle devam eden takım, pek çok takımdan daha istikrarlı bir çizgiye sahip bir pilot kombinasyonuna sahip.
Takımın genel avantajı ise geçen seneki başarılı kadrolarından hiç birşey değiştirtirmeden aynı çizgide yollarına devam ediyor olmaları.

Force İndia F1
Mali sıkıntılarına rağmen geçen sezonun son döneminde atağa kalkan ve beklenmedik sonuçlara imza atan takım bu sezonada orta sıralar için iddalı bir şekilde giriyor.
Pilot kombinasyonunu değiştirmeden; Sutil ve Liuzzi ile devam eden takım özellikle Sutil'den önümüzdeki sezon çok şey bekliyor.

Renault F1
Çifte şampiyonluğun ardından bocalama dönemine giren takım hala bu dönemi atlatamamış durumda gözüküyor. Geçen sezon ortaya çıkan skandalın ardından, kriz yönetemeyerek hala toparlanamayan takım bu sezon anca orta sıralar için çekişecek gibi görüyor.

Muhtemel Sezon Sonu Tablosu

1- Scuderia Ferrari Marlboro
2- Vodefone Mclaren
3- Mercedes Gp Petronas
4- Red Bull Racing
5- Force İndia F1
6- Scuderi Toro Rosso
7- BMW Sauber
8- Renault F1
9- AT&T Williams
10- Lotus F1
11- Virgin Racing (Manor Gp)
12- Campos Meta
13- Us F1 Team

Dipnot: Bu liste test sezonu öncesi olduğu için, hiçbir sayısal veriye dayanmadan, takımların 2009 geliştirmeleri ve pilotların geçmiş performansları göz önünce bulundurularak oluşturulmuştur.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails