şampiyonluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şampiyonluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2010 Pazartesi

Abu Dhabi'de Şampiyon VETTEL


Sıralama turları beklenenden daha mücadeleci geçmiş ve Vettel pol pozisyonu almıştı. Arkasında Mucizeyi kovalayan Hamilton, 3. sırada şampiyona lideri Alonso, 4. sırada geçen sezonun şampiyonu fakat bu sezon rakiplerine göre daha erken havlu atan Button, 5. sırada şampiyonanın favorilerinden Webber ve 6. sırada 2008'de son turda kaybettiği şampiyonluktan sonra hala toparlanamayan Massa.

5 kırmızı ışık tek tek yanıp söndüğünde grid ilk viraja doğru bu sıralamada hareketlendi, pistin kirli tarafından kalkmasına rağmen iyi ivme yakalayan McLaren'lerden, Hamilton Vettel'in içine bir bakış atmasına rağmen Vettel'in savunmasını geçemeyince ilk virajı 2. sırada döndü, fakat Jenson Button ilk viraja girmeden önündeki Alonso'nun yanına kadar gelmeyi başardı ve virajın içini alınca da Alonso'yu 4.lüğe itmiş oldu.

İlk turda 5. virajın çıkışında takım arkadaşı Rosberg ile girdiği mücadele sonrasında kerbin üzerinde spin atan Schumacher'in aracının üzerine üzerine, virajı dönen ve kalabalık nedeniyle kaçıcak alan bulamayan, Liuzzi kelimenin tam manasıyla paralel park yaptı. Kaza yapan ikili el ele pitin yolunu tutarken, bu sezon lider görmeyi alışkanlık haline getirdiğimiz Bernd Maylander yine piste girmişti.


Güvenlik aracının piste girmesi bu turlarda, şampiyonluk adayları için iyi gelmişti. Çünkü kalkışın ardından artan tempo böylece yavaşlamış olacağından grid sıralaması iyice yerine oturmuş olacak ve kaza ihtimalleri azalmış olacaktı. Hem büyük stress altında yarışa başlıyan pilotlar için adeta bir soluk alma periyodu olurken, bir yandan da kalkış sonrası hem pistin ısınması hemde lastik ve frenlerin ideal ısılarına gelmesi için de yararlı bir periyottu. Arka sıralardaki pilotlar ise güvenlik aracının girişini erken bir pit stop avantajı olarak görüp hemen pite yöneldiler; Vitaly Petrov ve Nico Rosberg bu erken pite giren isimlerin içindeki göze çarpan pilotlardı.

Yere dökülen benzinin temizlenmesi sonrasında yarış 6. turda yeniden başladı. Hamilton, Vettel'i 1-2 sn aralığında sürekli kovalarken, Jenson Button bu ikilinin 5sn arkasında rahat fakat öndekilerin arayı açmasına izin vermiyecek bir şekilde takibine başladı. Alonso, Webber, Massa bölümü ise birbirini kovalayarak fakat geçicek kadar yaklaşmayarak, öndeki grubu takip ediyordu.
Şampiyonluk adayları arasında pite ilk giren isim Webber oldu, otelin altındaki virajda arka lastiğini bariyerlere sürten ve sonrasın da arka lastiklerde sorun var diye telsizden takıma bilgi veren Webber daha tur bitmeden pit yoluna doğru yöneldi. Pitten trafiğin içine 16. sırada çıkan Webber böylece şampiyonu belirliyecek olan yarışta bir anda avantaj kaybetmiş oldu. Ferrari, yinede Webber'in arkada kalmasını garantilemek adına Massa'ya bir tur daha attırıp, pite çağırdılar, amaç Massa'yı Webber'in önüne çıkartıp, Webber'i kontrol altında tutmaktı. Fakat hesaplar tutmayınca Massa, Webber'in arkasında pitten çıkmış oldu.

Ferrai, Webber'in yaptığı hatayı ve Massa'yı da erken pite alarak, Massa için yarışı bitirdiklerini fark etti. Çünkü Massa, Webber ikilisi; ilk turda pite girmiş olan Petrov ve Rosberg ikilisinin arkasında pitten çıkmışlardı ve bu ikiliyi pist üzerinde geçmedikleri taktirde yarışı bu pilotların arkasında bitirmek zorunda kalıcaklardı. Bu sebeple Alonso'dan hızlı turlar atıp biraz daha pistte kalmasını ve öyle pite gelmesini istediler. Alonso elinden geldiği kadar zorladıktan sonra pite yöneldi ve pitten kritik bir noktada çıktı. Webber ve Massa'nın önündeydi fakat, Petrov'un arkasında 12. sıradaydı. Fakat yarışın daha 16. turuydu ve daha koşulacak 39 tur vardı, şampiyonluk yarışı hala her ihtimale gebeydi.


Arka bölümle arayı sürekli olarak açan, Hamilton Vettel ikilisinden ilk olarak pite giren isim Hamilton oldu. Pitten 5. sırada çıkan Hamilton, daha pite girmemiş olan Kobayashi ve Kubica'nın arkasına düşmüştü. 25. turda pite giren Vettel ise, pite giriş turunda attığı hızlı tur sayesinde bu 3lünün önünde 2. sıradan pitten çıkarak büyük avantaj sağlamış oldu. 2 tur içinde Kobayashi yi geçen Hamilton, Kubica'nın arkasına yapıştı. Pistin diğer bölümünde ise, şampiyonluğu kovalayan Alonso diğer Renault'un, Petrov'un, arkasına takılmış olarak ümitlerini tüketiyordu. Yarış dışı kalma pahasına yaptığı ataklarda sürekli Petrov'un savunmasıyla karşılaşıyordu.



Vettel, bu bölümde Hamilton - Kubica ikilisiyle sürekli olarak farkı açmaya devam ediyordu. Yarış lideri konumuna gelen Jenson Button ise pite girmek için takım arkadaşının Kubica'yı geçmesini bekliyordu, çünkü olası bir Hamilton-Vettel mücadelesi durumunda, Button hayati bir rol oynayabilirdi, ve uygun koşullar yani Webber ve Alonso puan alamıyacak durumda kalmaya devam ederlerse, Hamilton'un şampiyon olmasını sağlıyabilirlerdi. Fakat Hamilton, Kubica arkasında takılınca, Button'da hızlı turlar atmayı bırakarak, yarış temposuna ayak uydurdu. Button ve Kubica pite girdiğinde, grid son haliyle şekillenmişti. Vettel- Hamilton- Button... 7. Alonso, 8. Webber.


Son turlarda Hamilton arayı kapatmaya başlasa da yarışın bitmesine artık sayılı turlar kalmıştı. Vettel, rakiplerinin yanlış stratejileri ve kendisinin mükemmele yakın pit stratejisi sayesinde yarışı kazandı. Alonso bitiş çizgisini 7. sırada geçene kadar RedBull pit duvarında gergin bir bekleyiş hakimdi. Alonso bitiş çizgisini Petrov'un arkasında geçtiği andan itibaren ise RedBull duvarında sevinç çığlıkları yükseliyordu, Vettel aracında sevinçten ağlarken, 39 tur boyunca yaptığı savunmayla Alonso'yu şampiyonluktan eden Petrov'a Alonso boş turda yanına gelerek el hareketi yapıyordu, Mark Webber ise ortalıkta görünmüyordu. Zaten şampiyonluk ümitleri çok düşük olan McLaren pilotları ise yeni şampiyon Vettel'i kutluyorlardı.

Son 3 yılın şampiyonu; Hamilton(2008), Button (2009) ve yeni şampiyon Vettel(2010) aynı podyumu paylaşarak, şampiyonluk yarışına yakışır bir podyum sergiliyorlardı. Bu yarış sonucunda, Hamilton en genç şampiyon ünvanını, kendisinden 150 gün daha genç şampiyon olan Vettel'e devrederken, Button'da sezon boyunca taşıdığı "1" numarayı Vettel'e devretmiş oldu.


Sezon sonu klasmanı:

1. SEBASTİAN VETTEL (ALMANYA) RED BULL 256 puan
2. Fernando Alonso (İspanya) Ferrari 252
3. Mark Webber (Avustralya) Red Bull 242
4. Lewis Hamilton (İngiltere) McLaren 240
5. Jenson Button (İngiltere) McLaren 214
6. Felipe Massa (Brezilya) Ferrari 144
7. Nico Rosberg (Almanya) Mercedes GP 142
8. Robert Kubica (Polonya) Renault 136
9. Michael Schumacher (Almanya) Mercedes GP 72
10. Rubens Barrichello (Brezilya) Williams 47
11. Adrian Sutil (Almanya) Force India 47
12. Kamui Kobayashi (Japonya) Sauber 32
13. Vitaly Petrov (Rusya) Renault 27
14. Nico Huelkenberg (Almanya) Williams 22
15. Vitantonio Liuzzi (İtalya) Force India 21
16. Sebastien Buemi (İsviçre) Toro Rosso 8
17. Pedro de la Rosa (İspanya) Sauber 6
18. Nick Heidfeld (Almanya) Sauber 6
19. Jaime Alguersuari (İspanya) Toro Rosso 5

7 Mayıs 2010 Cuma

Trabzonspor'dan Vefa Örneği

1976'da klübün kapısından girdiğinde Trabzonspor şampiyonluk yarışında daha hiç mutlu sona ulaşamamıştı. 32 sene görev yaptığı Trabzonspor'da 6 şampiyonluk, 8 Türkiye Kupası, 6 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 5 de Başbakanlık Kupası sevinci yaşadı. İşte böyleydi Trabzonspor'un efsane malzemecisi Ömer Seren'in hayat hikayesi. Trabzonspor'da tüm şampiyonlukları yaşamış tek isimdi.
34 senelik Trabzonspor macerasına son verip emekli olma kararı almış.Başkan Sadri Şener, kendisine teşekkürlerini sunarak bir plaket armağan etmiş. Futbolcular ise efsane ismi yalnız bırakmamışlar, tek tek kendisini kutlayarak O'nu omuzlarda taşımışlar.
Futbol da vefanın yeri olup olmadığının tartışıldığı bu dönemlerde gerçekten güzel bir vefa örneği sergilemiş Trabzonspor yönetimi.
Ömer Seren'e, rahat ve güzel bir emeklilik dilerim. Fakat eminim ki o yıllarını verdiği klüpten kopmadan yine o heyecanın içinde olacaktır ve eğer kendisine ihtiyaç duyulduğunu sezerse de soluğu yine tesislerde alıcaktır.

22 Aralık 2009 Salı

Fenerbahçenin Laneti - Maçsız Günler


Yıllardır dile getirilen bir söylem vardır; Fenerbahçe uzun soluklu, devamlı maratonların takımıdır, bu sebepten Avrupa'da başarılı olması zordur diye. Fenerbahçeyi yakından takip edenler bilirler, ne zaman lige ara verilse, devre arası, milli maç arası vb. Fenerbahçe en formunda olduğu dönemde bile bir düşüş evresine girer, çoğu zaman puan kaybı olarak gösterir bu düşüş kendini.

İşte bu düşüşlerden eskilerden günümüze son 20 sezon üzerinden istatiksel bilgiler;

1989-1990: 29 ekim- 10 kasım arası verilen aradan sonraki çıktığı 3 maçta 1 puan toplar ve mağlup olduğu 2 maçta deplasman maçıdır.

1990-1991: 6 ekim-20 ekim tarihleri arasında verilen aradan dönen Fener ilk maçınta Karşıyaka deplasmanından puan almayı başarsada arkasında gelen maçlarda 6 maçta 6 puan toplar.

1991-1992: 3 kasım - 16 kasım arasında verilen aranın ardından Fener; 2 maçta 1 puan alır.

1992-1993: 28 şubat - 14 mart tarihleri arasında verilen aradan dönen Fener; ilk maçında evinde Altay'ı yenip 3 puanla tanışmasının ardından 6 maçta sadece 1 galibiyet alıp kalan 5 maçı kaybeder.

1993-1994: 17 ekim - 15 kasım tarihleri arasında 15'er gün arayla yapılan 3 maçta 3 beraberlik alarak 3 puan toplar.

1995-1996: 27 ağustos - 9 eylul tarihleri arasında lige verilen aranın ardından; 2 maçta 2 puan alır.

1996-1997: 23 mart - 6 nisan tarihlerinde verilen aranın ardından; 2 maçta 1 puan alır.

1997-1998: 23 kasım - 7 aralık tarihleri arasında verilen aranın ardından düşüşe gelen takım, devre arasında bile toparlanamaz ve 9 maçta 10 puan toplar.

1998-1999: 20 mart - 4 nisan arası verilen aranın dönüşünde yaptığı ilk maçta yenilgiyle tanışır.

1999-2000: 26 eylül - 16 ekim tarihlerinde verilen aranın ardından çıktığı 2 maçta 1 puan toplar.

2000-2001: 17 mart - 1 nisan tarihlerinde verilen aranın ardından ilk maçında o sezon küme düşen Adanasporu mağlup etsede ardından gelen iki maçta mağlup olmaktan kurtulamamıştır.

2001-2002: sezon ortasında verilen aranın ardından çıktığı 3 maçta tek galibiyet alır.

2002-2003: Fenerbahçe için kabus gibi bir sezon olmasına rağmen tarih bu sezonda tekerrür eder ve Fenerbahçe lige verilen devre arasının ardından çıktığı 2 maçta 1 puan alır.

2003-2004: 3 kasım - 19 kasım tarihlerinde verilmiş olan aranın ardından; 5 maçta 1 galibiyet (o sezon küme düşen Adanaspor karşısında) ve 3 beraberlik alır.

2005-2006: 20 ocak - 3 şubat tarihlerinde verilen aranın ardından Fenerbahçe çıktığı 5 maçtan 5 puan toplar ve halbuki takım araya kadar ki olan süre zarfında yaptığı 18 maçta sadece 3 puan kaybetmiştir.

2007-2008: 2 eylül - 15 eylül tarihlerinde verilen aranın ardından çıktığı 2 maçta 2 beraberlik alır.

2008-2009: lige verilen devre arasının dönüşünde çıktığı 5 maçta 5 puan alır, daha sonra 20 mart - 5 nisan tarihlerinde verilen aranın ardından çıkılan 4 maçta ise 4 puan.

2009-2010: 11 haftada sadece 4 puan kaybeden Fenerbahçe, lige verilen milli maç arasının üzerine hükmen galip sayıldığı Ankaraspor maçıda eklenince 20 günlük bir tatil yapar ve dönüşünde 3 maçta 3 malubiyet alarak 9 puan birden kaybeder.

Rakamlarında açıkça belirttiği gibi lige verilen aralar ufak bile olsa Fenerbahçe'nin gidişinin sendelemesine yetmektedir. Belki psikolojik, belki de bazılarının belirttiği gibi kara büyüdür bilinmez ama bilinen tek şey şu ki Fenerbahçe'nin bu sorununa acilen bir çözüm bulması gerekmektedir, aksi taktirde taraftarlar daha çok ara gelmesin diye dua ederler.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails