portland trail blazers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
portland trail blazers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Hedo Mutsuz Gitmek İstiyor


Hedo dün akşam Ntvspor'da yayınlanan NBA Stüdyo'ya konuk oldu.Bu sezonki performansı hakkında konuşan Hedo anlaşıldığı üzere Toronto'da mutsuz.Aslında bu mutsuzluğunda biraz da kendisinde suç var.Ben hala anlamakta zorlanıyorum.Orlando'da üstlendiği liderliği devam ettirebileceği bir takım varken (Portland Trail Blazers) hiçbir organizasyonu olmayan ve performasını düşürecek roldeoynatılması beklenen bir yere neden gider.Toronto daha cazip geldiğini söylüyor ama Portland'a gitseydi hangi rolde olacağını ya da lider oyuncu olacağını o da görüyor.Neyse fazla uzatmadan dünkü programda hemen hemen merak edilen tüm konularda birşeyler söyledi.İsterseniz neler söylemiş bir bakalım.


"Zaman zaman yuhlandığımı gördüm seyircim tarafımdan. Kimsenin başına gelmemesi gerek bir durum bu. Organizasyon olarak sorunlarım oldu. Utah maçında rahatsızlığım başladı, devrede bıraktım. Hayatım boyunca kimseye ben oynamayacağım dememişimdir. Hep çıkıp oynamak istemişimdir. Denver maçı geldi. "Nasıl hissediyorsun?" dediler. Ben de "Yorgunum, uyuyamadım" dedim. Onlar da "Sen bu maç oynama" dediler. "Miami, Charlotte maçlarında oynarsın" dediler. Bana eve git dediler ama ben salonda kaldım. Maç sonrasında eve gittim. Avrupalı takım arkadaşlarım aradılar. Beni bara çağırdılar. Eve 100 metre belki gittiğim yer. Bara girmemle çıkmam 15 dakika oldu. Tüm arkadaşlarım oradaydı. Bargani ile çıktık. Daha sonra olaylar büyüdü. Yönetim ortaya çıkardı bunları. Benim bilerek maçta oynamadığımı iddia ettiler. Miami maçında cezalandırıldım. Ondan sonra her yerde haberler çıktı, ben Amerika'daki kariyerimde hiç böyle bir durumla karşılaşmamıştım. Böyle olaylar nedeniyle de ben soğudum. Ben seyirciyle iyi ilişkiler içinde olan bir insandım. Olaylar bir anda böyle dönünce işler büyüdü. Ben dönmek istemiyorum Toronto'ya."

"Bu gibi durumlarda pek seçme hakkım olmuyor. Ama umarım takas olursa beni iyi kullanabilecek bir takım olur. Beklemekten başka yapacak bir durumum yok. Basketbolun dışında olayların gelişmesi beni yıprattı. Orlando'daki düzen belki hiçbir yerde olmayacak. Toronto bana cazip gelmişti o dönemde. Hiç maddiyatı düşünmedim. Hatta eksiye bile düşmüştüm" ifadesini kullanırken psikolojik olarak kendini kötü hissettiğinde ailesinin kendisine çok destek olduğunu şu sözlerle açıkladı: Benim en büyük mutluluğum kızımın olması. Eve gittiğim zaman stresten kurtuluyorum kızımı görünce. Bütün vaktimi onunla geçiriyorum. Ailem bana çok destek oldu. Her kararımın arkasında durdu. Kötü günlerimde yanımda oldular."

"Toronto'daki düzen tamamen Chris Bosh üzerine kurulu. O tip oyuncular böyle bir durumu bırakıp başka takıma geçerek ikici adam olmak ister mi? Ben daha görmedim. Eğer başka takıma giderse amaç iyi bir sezon geçirmektir. Ama bir takımın en büyük yıldızı olmak istiyorsa Toronto'da kalacaktır."

"Benim için son Dünya Şampiyonası olacak. Burada kazanacğım bir başarı her zaman hatırlanacak. Önemli hatıralarımdan biri olacak. Burada kazanacağımız bir başarı genç basketbolcularımız açısından da çok iyi olacak. Tüm Türk halkı da böyle bir başarı bekliyor. Bizi yalnız bırakacaklarını düşünmüyorum. Bize yakışan bir basketbol oynayarak istekli, arzulu bir şekilde bir madalya alıp böyle noktalayabiliriz."

19 Nisan 2010 Pazartesi

Phoenix Suns 100-105 Portland Trail Blazers


Bir takım düşünün sezon daha başında iki pota altı oyuncusunu kaybediyor.Sezon ortasında ilk beşte önemli bir yer bulan oyuncuları sakatlanıyor.82 maçlık sezonda neredeyse 50 maç tam kadro olamıyorlar.Takım sahibine kanser teşhisi konuluyor.Sakatlıklar o kadar tavan yaptı ki antrenmanlarda oyuncu eksikliği oldu.Bu eksikliği doldurmak için koç devreye giriyor ve basketbolu yeni bıraktığı için iyi durumda hissediyor kendini ve antrenmana çıkıyor.Daha ilk çıktığı antrenmanın 15. dakikasında sakatlanıyor ve bir süre yüreyemiyor.İşte bu takım koca sezonda bu kadar sorun yaşamasına rağmen play-offlara kalıyor.Kalıyor bir de Phoenix Suns ile eşleşiyor.Tam play-offlara odaklanacakken takımın all-star oyuncusu sakatlanıyor ve ameliyat oluyor.İlk turu ve büyük ihtimalle 2. turu da kaçırıyor.Bu takım Portland Trail Blazers...
Herkes bu seride Phoenix Suns'ı favori görüyordu.Nasıl görmesin son ayda inanılmaz basketbol oynuyorlar ve tempolarına kimse yetişemiyor.Şu bilgiyi vereyim.Portland NBA'de en yavaş oynayan takım.Bu yüzden Portland rakip olamaz dendi.Bir de Roy gidince Portland'ın şansı kalmadı diye düşünüldü.Geçen cuma Kaan Kural şunu demişti.Portland düşük tempoda oynuyor, kazanması için Phonex'i 90 sayının altında tutması gerekiyor.O yüzden Portland'ın hiç şansı yok demişti.Ama Portland dün herkesi şaşırtan bir mücadele gösterdi ki tüm tahminler tutmadı.



All-star oyuncusu Roy olmadığından tüm yük Andre Miller ve Lamarcus Alridge'in omzuna bindi.Bu ikili bu yükü omuzlamasını bildiler ve 53 sayı, 11 asist, 8 ribond gibi bir istatistik yakaladılar.Özellikle kırılma anlarından birinde Miller can yakan üçlüğü sayıya çevirdi ve takımının kazanmasında önemli rol oynadı.Miller&Alridge ikilisine Bayless(18 sayı) ve beklenmedik şekilde Batum(18 sayı) yardım edince Portland Phoenix Suns'dan bir maç çalmış oldu.Savunmada ise bu sezon takasla gelen Marcus Camby inanılmaz bir katkı verdi.Etkili bir savunmacı olarak bilinen Camby bu maçta da bu özelliğini gösterdi ve 3ü hücum ribondu olmak üzere toplam 17 ribond ve 3 blok ile pota altında iyi iş çıkardı.




Maçta iki istatistik ön plana çıkıyor.Phoenix Suns normal sezonda %49,2 şut yüzdesi, %41,2 üçlük yüzdesine sahipti.Hızlı oynamayı sevdiklerinden erken şut bulduklarında hiç düşünmeden değerlendiriyor.Hızlı tempo ve bu yüzdelerle Phoenix'i durdurmak gerçekten zordu.Ama bu maçta Phoenix %41,8 şut yüzdesi ve %34,4 üçlük yüzdesi ile oynadı.Bu yüzdelere katkısı olan iki oyuncu var.Grant Hill ve Dudley toplamda 3/16 şut oranı ve 1/7 üçlük oranıyla oynadılar.Dudley sezonda ortalama 6 şut kullanırken bu maçta 12 şut kullanmış.Sadece 1 üçlüğü sayı çevirmiş.Bu yüzdeler Phoenix'in maçı kaybetmesine neden olan sebeplerden biridir diye düşünüyorum.Diğer istatistikse Portland'ın 31 serbest atış kullanması.Serbest atışlarda %74 oranını tutturunca 23 sayı buldular.Phoenix ise sadece 16 serbest atış kullanmış ve 13 sayı kazanmışlar.Phoenix'in üçlüklerdeki yüzdesi, özellikle Hill&Dudley ikilisinin, hem de serbest atışlardaki bu fark Phoenix'in sonunu getirdi.İkinci maçı merakla bekliyorum.Phoenix maça hızlı bir giriş yapabilecekler mi ya da Portland bize bir sürpriz yapacak mı?


LinkWithin

Related Posts with Thumbnails