fenerbahçe ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçe ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2010 Çarşamba

Teşekkürler Tanjevic


2010 Dünya Basketbol şampiyonası için A Milli Takımımızın aday kadrosunun açıklandığı basın toplantısını izlerken bir yeri kaçırmışım.O da Bogdan Tanjevic Fenerbahçe Ülker'deki görevinden ayrılmış.Görev yağtığı süre boyunca iyi işler mi yaptı yoksa beklenen başarıları yakalayamadı mı orası size kalmış ama Fenerbahçe yönetimi nezaketen Bogdan Tanjevic'e teşekkür mesajı yayınlamış.

"Antrenörümüz Sayın Bogdan Tanjevic; Fenerbahçe Ülker’in başında geçirdiği üç başarılı yılın ardından, sağlık sorunları nedeniyle önümüzdeki sezon takımımızı çalıştıramayacaktır.

Bugün kulüp binasında başkanımız Sayın Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerimiz Sayın Murat Özaydınlı, Sayın Şekip Mosturoğlu ve Sayın Semih Özsoy ile görüşen Sayın Tanjeviç’e kendisinin Fenerbahçe ailesinin bir parçası olduğu ve daima öyle kalacağı ve kulübümüzün kapılarının kendisine her zaman sonuna kadar açık olacağı ifade edilmiştir. Sayın Tanjeviç de hayatının sonuna kadar bu ailenin bir ferdi olarak kalacağını, yurt dışında da Fenerbahçe’yi her zaman gururla temsil edeceğini ve her zaman hizmete devam edeceğini dile getirmiştir.

Görev aldığı üç sezon boyunca takımımıza Beko Basketbol Ligi’nde üç kez final oynatan, bunların ikisini şampiyonlukla tamamlamamızda büyük katkısı olan ve 47 yıl aradan sonra Türkiye Kupası’nda zafer kazanmamızı sağlayan Sayın Tanjevic’e kulübümüz ve camiamız adına teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Tanjevic’e, Milli Takım Antrenörü olarak çıkacağı Dünya Şampiyonası platformunda başarılar dileklerimizi sunar, kendisine ve ailesine sağlıklı uzun bir ömür dileriz."

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Kerem Tunçeri 5-6 Ay Yok


Kerem Tunçeri Fenerbahçe Ülker ile oynanan play-off 4. maçında elinden sakatlanmıştı.Yapılan tetkikler sonucunda elinde kırık tespit edilmiş.Kerem 5-6 ay sahalardan uzak kalacak.Tabi en önemli soru 2010 Dünya Şampiyonası'na yetişebilecek mi?Doktorlar yetişeceğini söylüyor.Kerem de iyileşip 2010 Dünya Şampiyonası'nda yer alacağını belirtmiş.İnşallah beklenildiği gibi iyileşir de guard sıkıntımızın olduğu aşikarken Kerem de olmazsa ne yaparız bilemiyorum.Geçmiş Olsun Kerem Tunçeri...

7 Şubat 2010 Pazar

Fenerbahçe Ülker, Komploya mı Kurban Gitti ?


Haberin asıl kaynağı olan Hürriyet gazetesi; Euroleague'ye erken veda eden ve Avrupa otoritelerini bile şaşırtan Fenerbahçe Ülker'in kupaya veda etmesiyle ilgili müthiş bir komplo teorisi ortaya attı.
İşte o komplo teorisi:

F.Bahçeli bir yönetici, sahalarında 76-68 kaybettikleri ve Avrupa’ya veda ettikleri Zalgiris Kaunas maçında komploya kurban gittiklerini ileri sürdü. İddiaya göre karşılaşmanın İtalyan hakemi Fabio Facchini, Kapalıçarşı’da yaptığı alışverişin faturasını sarı lacivertli kulübe ödetmek istedi.

Başkan talimatı var

Başkan Aziz Yıldırım’ın etik olmayan hiçbir işe girilmemesi konusunda kesin talimatı olduğunu söyleyen yönetici, bu nedenle hakemlere hiçbir hediye almadıklarını vurguladı.

Euroleauge’den elenmelerini başlı başına bu olaya bağlamak istemediklerini ve takımdaki sakatlıkların da bu sonuçta önemli bir etken olduğunu söyleyen Fenerbahçe yöneticisi, “Hakemlere hediye almadık diye elendik demek istemiyorum. Ancak bu tavrımız da onların kararlarında, dolayısıyla da bizim elenmemizde bir etken olmuştur” dedi.

Fener öder demiş

İddiaya göre F.Bahçe Ülker-Zalgiris Kaunas karşılaşmasının hakemi Fabio Facchini maç günü Kapalıçarşı’dan alışveriş yaptı ve ödemenin Fenerbahçe kulübü tarafından yapılacağını söyledi. Bunun üzerine Kapalıçarşı esnafı kulübü aradı, ancak ödemenin yapılmayacağı cevabını aldı. Küplere binen İtalyan hakem de alışverişten vazgeçerek çarşıdan ayrıldı.

Murathanoğlu doğruladı

Radyospor’da katıldığı bir programda bu konuya değinen basketbol yorumcusu Murat Murathanoğlu da olayı doğruladı. İtalyan hakemin o maçta tam anlamıyla bir katliam yaptığını söyleyen Murathanoğlu, “Aziz Yıldırım’ın bu konuda bir talimat verdiğini ve etik olmayan hiçbir olayda F.Bahçe’nin adının geçmesini istemediğini biliyorum. Normalde İtalyan hakemleri etki altına almak kolay değil. Ancak o dükkan sahibinin Fenerbahçe kulübünü aradığını da biliyorum” dedi. Murathanoğlu ayrıca, hakemlerin bir birlik olduğunu ve F.Bahçe’nin ilerleyen dönemlerde de bunun zorluğunu çekebileceğini söyledi.

5 Ocak 2010 Salı

Ukic'in İstanbul Yolculuğu



NBA'de Milwaukee Bucks forması giyen Roko Ukic ile ilgilenen Fenerbahçe Ülker sonunda muradına erdi.Bu transfer Bucks'ın Ukic'i serbest bırakmasıyla birlikte resmiyete kavuştu.Resmi siteden yapılan açıklamada Ukic'in haftasonu Türkiye'ye geleceğini ve gelecek hafta içinde de basın önünde bir imza töreni yapılacağını açıklandı.

Şimdi gelelim bu transferin Fenerbahçe Ülker'e nasıl bir etki yapacağına bakalım.Solomon disiplinsiz hareketlerinden sonra Tanjevic'in ona vermiş olduğu tüm kredileri tüketerek Fenerbahçe Ülker'den ayrıldı.Solomon ayrılınca oyuncu kurucu pozisyonunda oynayacak 2 oyuncu kaldı.Biri yılların eskitemediği Damir Mrsiç, bir diğeri ise sezon başında alınan Lynn Greer.Bu iki oyuncuda oyuncu kurucu pozisyonu için biraz yetersiz.Greer Euroleague'de sayı kralı olmuş bir oyuncu.Daha 2 numara gibi oynuyor.Mrsic ise her ne kadar iyi oynasa da yaşından dolayı hem ligi hem de Euroleague'yi kaldıracak fiziksel dayanımı yok.Bu iki oyuncuya Emir Preldzic de yardım etse de iyi bir 1 numara şarttı.Ukic bu sıkıntıya ilaç olacak gibi geliyor.Ukic'in 1-2 numarada oynaması da ayrı bir avantaj.Ukic adaptasyon sürecini en kısa sürede halledip ve takım arkadaşlarına da alıştıktan sonra Fenerbahçe Ülker'i güzel günler bekliyor.Ukic'e Fenerbahçe Ülker forması altında başarılar diliyoruz.Böyle yıldızları ülkemizde görmek bz basketbolseverler için mutlu edici bir durum.

4 Aralık 2009 Cuma

Şaibe Altındasınız (BT-TBF-FB)



Türk Basketbolu'nda skandalların patlak vermesi için ne federasyon hareket eder ne de diğer birimleri. Çünkü işlerine gelmez patlak veren skandallar uçları kendilerinede dokunur. Duruştan bahseden Galatasaray'ın, Cemal Nalga skandalı hafızlarımızdaki sıcaklığını koruyor. Federasyonun göremediğini ! Türk Basketbolu'nu yakından takip eden Anıl Aksaç'ın salsabasket.net'i ile birlikte Fenerbahçeli ve Oyak'lı yöneticiler görüyor ve ortaya çıkıyor. Olay büyük ses getiriyor herkese bir şeyler söyleniyor G.Saray kadar büyük suçu olan TBF ise yine işin içinden bir şekilde sıyrılıyor. Aslında TBF cezaları açıklarken kendisini es geçti diyebiliriz.

Böyle bir girişten sonra gelelim asıl meseleye. Türk Basketbolu'nu kazmaya kalksak kirli pazarlıkların yapıldığı büyük bir çamur deryası buluruz.

Fenerbahçe Ülker, Efes Pilsen serisi sonrasında 5 maç seyircisiz oynama cezası alıyor. 5 maçlık cezayıda çekiyor. Buraya kadar anormal bir durum yok. Anormal olan ve nedense hiç gündeme getirilmeyen konu ise Fenerbahçe'nin sezon fikstürü.

İşte Fenerbahçe'nin cezasını çekeceği o 5 maç ;

1. Hafta Fenerbahçe Ülker - Kepez (Seyircisiz)
3. Hafta Fenerbahçe Ülker - Banvit (Seyircisiz)
6. Hafta Fenerbahçe Ülker - Karşıyaka (Seyircisiz)
8. Hafta Fenerbahçe Ülker - Darüşşafaka (Seyircisiz)
10. Hafta Fenerbahçe Ülker - Mersin BŞB (Seyircisiz)

10. haftaya kadar arada Efes Pilsen ve GS Cafe Crown maçları var. Ve bu maçlar ne büyük tesadüf ki ! deplasmanda oynanıyor. Hayır işin güzel yanıda Efes ve Cafe Crown'la (4. ve 5. hafta) Fenerbahçe peşpeşe oynuyor. Ama bu peşpeşe maçlar deplasman fikstürüne denk geliyor !

Fenerbahçe nispeten zorlu maçlarını deplasmanda, nispeten kolay maçlarını ise seyircisiz oynayarak cezasını lokum denilecek şekilde çekmiş oluyor. Şeytanın avukatı devreye girsin ;

-Bu fikstür gerçekten tesadüf eseri mi oluştu ?

Yoksa Aziz Yıldırım'dan korkan ve Tanjevic'in kalması için Fenerbahçe'ye yapılacak en büyük kıyağı yapmaya hazır kıta duran Turgay Demirel'in istediği ile mi oluştu ?

Sizce bir yetkili çıkıp da fikstür konusunda basketbolseverleri tatmin edecek bir açıklama yapabilir mi ? Yapacağına inanıyor musunuz ?

Çok net bir iddia var ortada net bir cevap istiyorum ;

Bu fikstürü kim nasıl yaptı ? Çıkın cevabını verin biz de tatmin olalım. Aksi halde basketbolseverlerin gözünde şaibe altında kalacaksınız. Bu fikstür olayı bana göre geçiştirilecek bir olay değil son derece vahim bir olaydır.

HAKEMLER FENERBAHÇE ALEHİNE EN UFAK BİR HATA YAPABİLİR Mİ ? YAPARSA O HAKEM BİR DAHA BARINABİLİR Mİ ?

Efes Pilsen serisi her hattıyla sıkıntılı bir seriyidi. O seri için kendi görüşlerimi yazmıştım. Hakemlerde hatalıydı, Ergin Ataman'ın ortamı geren davranışlardı hatalıydı vs vs . Tekrar o seriye dönmeye gerek yok. Ha illa döneceksek Fenerbahçe, hakemlere ya da doping olaylarına değil önce kenardaki koçuna bakacak sonra konuşacak.

Bu serisi sonrası ortalık yangın yerine döndü. Fenerbahçe yönetimi aba altından sopa göstermedi Demirel'e, direkt olarak sopa gösterdi. Fenerbahçe yönetiminin hangi açıklamasına Demirel çıkıp cevap verebildi ?

Peki o Demirel ne yaptı ? 5. maçta yaşanan hatalar sonrası önce o maçın hakemlerine patladı. Federasyon binası içinde sesi yanklılandı hakemleri Fenerbahçe maçlarında daha dikkatli davranmaya davet etti. Elbette kimse kimsenin alehine hata yapmamalı ancak neden özellikle Fenerbahçe konusunda bu sene hakemlerin kulakları sert bir şekilde çekildi ?

Amaç Fenerbahçe'yi kollamak mı ? Yoksa Bogdan Tanjevic'in koltuğunu korumak mı ?

Demirel hakemlerine ''Bilerek ya da bilmeyerek umrumda bile değil. Fenerbahçe alehine tek bir hata istemiyorum. Benimle birlikte herkes batar sadece ben batmam.'' dedi mi ? Demediyse çıksın demedim desin. Ama Federasyon bunlara cevap vermez. Vermeyecektir de. Siz Basketbolu yönetenlerin hangi kriz anında çıkıp basketbolseverlerin içini rahatlatacak açıklamalar yaptığını gördünüz ?

Daha vahim iddialar var bu sene için ;

-Ergin Ataman'ı bitirme operasyonu hızlandırılacak. Efes Pilsen'den de korkan Federasyon bir şekilde Ergin Hocayı manipüle edecek. Belki hakemlerin bu durum içinde kulakları çekilmiştir. Play-off zamanı kıyamet kopar bu camia içinde.

(Ergin Ataman'ın duruşunu ve tavırlarını günahım kadar sevmem. Ama bir insanı sevmiyoruz diye o insanın ayak oyunlarıyla harcanması da insan olanı üzer.)

- Fenerbahçe şampiyon olacak. Böyle bir garanti verildiği söyleniyor. Şayet Tanjevic kalırsa Fenerbahçe'nin şampiyon olması için zemin hazırlanacak.

Nasıl olur nasıl yapar bilemiyorum. Bakarsanız Efes Pilsen'de, Ergin Ataman üzerinden 'skandal' patlatılır. Geçmişi debelenir, geçmişin günahlarını ödetme girişimleri başlatılır. Dikkat sen de Ergin Hoca kendine. Ne fazla sıçra ne de fazla say yerinde ..

- GARANTİ VAR MI ? YOK MU ?
- TANJEVIC HALA NİYE ORADA ? NEDENİ NEDİR ?
- POKER Mİ OYNUYORSUNUZ ?


Fenerbahçe yönetimi kıvırmayacak ;

-Aydın Örs'le görüştünüz. İstediğiniz kadar yalanlayın. Resmi sitesi kendini zamanla yalanlayan başka bir site de zaten yoktur. Aydın Örs sezon devam ederken Şube'nin başına geçmeyeceğini ve Tanjevic'in kendisine yaptığını yapıp sezon ortasında Şube'ye gelmesinin etik olmayacağını söyledi.

Peki Oktay Mahmuti'nin suçu ne ?

2 kere Mahmuti'ye teklif yaptınız. Bu 2 teklif içersinde Hocaya, GS Cafe Crown'da teklif yaptı. Hoca 2 kere GS'ı reddetti çünkü Fenerbahçe'yi çalıştırmak istiyor. Siz teklif yapıyorsunuz Hoca kabul ediyor. Sonra geri adım atıp beklemeye alıyorsunuz.

Bunun adına poker denir ..

Poker oynuyor Fenerbahçe yönetimi. Akıllarınca Oktay Hocayı yedekte beklettiklerini gösterip, Federasyona yani Demirel'e ayağını denk al diyor. ''Tanjevic'i kovarsak imajı yerlerde düşer..'' diyor Fenerbahçe. ''Bize Hoca bol kimsenin itiraz etmeyeceği Mahmuti'yi getiririz...'' diyor Fenerbahçe. Yani Federasyonu yani Demirel'i açık açık tehdit ediyor.

Başkan, Demirel'i arıyor ve argo tabirle bir güzel haşlıyor. Demirel'den çıt yok. Çıkamazda çünkü kendisini oraya Yıldırım getirdi. Demirel bugüne kadar bu sorulara da cevap veremedi. Veremezde. Vermesi mümkün değil.

Federasyon etik değerleri çiğnerken, Fenerbahçe'nin yaptığı çok mu etik ? Koskoca Fenerbahçe kulübü, koçla ilgili karar alırken işi pokere mi çevirmeli ? İnandığı doğruları uygulamayarak yan yollara mı sapmalı ? Dallas dizisi gibi oldu Fenerbahçe kimin eli kimin cebinde belli değil.

2.5 yıl önce Aydın Örs'ün ayak oyunlarıyla gönderilip, Bogdan Tanjevic'in geldiği gün Fenerbahçe temiz sayfalardan kirli sayfalara doğru yelken açmıştı. Tarihin en saygın en namuslu ve en efendi ismi Aydın Örs'ten sonra adı komisyon işlerine kadar karışan Tanjevic'i göreve getirirsen yukardaki fisktürden tutun da hakem olaylarına kadar hiçbir şeye şaşırmamak lazım.

Normal bir ülke olsak Tanjevic zaten şuana kadar görevinin başında olmazdı. Derhal gönderilirdi. Tanjevic'in görevde kaldığı her gün Fenerbahçe şaibe altında kalacaktır.

Şayet Fenerbahçe bu olaylarla alakası olmadığını düşünüyorsa ya da gerçekten bu olaylarla alakası yoksa o zaman Başkan inandığı, bildiği yapmak istediği ama yapmadığı 2 şeyi yapacak ;

1- Mahmut Uslu yönetimden gidecek .
2- Bogdan Tanjevic kovulacak .

Ha yok Tanjevic'in kalması sizin fikstür dahil olmak üzere bir çok işte kapılarınızın daha rahat açılmasını sağlıyorsa buyrun hayrını ! görün.

KEMAL ERDEM

23 Kasım 2009 Pazartesi

Düşmenin Eşiğindeki Galatasaray


Forma skandalına imza atan Galatasaray'a verilen cezalar açıklandı biliyorsunuz.Bu karalar nelerdi bir daha hatırlayalım.

GALATASARAY
1- Türkiye Kupası’nda oynadığı Pınar Karşıyaka, Tofaş ve Mersin maçlarında hükmen mağlup sayılarak kupadan elendi.
2- Ligde oynadığı O. Renault Kepez, Erdemir, Banvit ve Fenerbahçe maçlarında hükmen mağlup sayıldı.
3- Kazandığı ve kazanacağı puanlardan 5 puanı sildi.
Yiğit Şardan (Basketbol Şube Sorumlusu):
Yöneticiye 6 ay hak mahrumiyeti artı 10 bin TL.

İDARİ KADRO
Ali Türsan (Genel Menacer):
6 ay hak mahrumiyeti artı 5 bin TL.
Koray Mincinozlu (Teknik danışman):
2 yıl hak mahrumiyeti artı 5 bin TL.
Mert Uyguç (Menacer):
1 yıl hak mahrumiyeti artı 5 bin TL.

TEKNİK KADRO
Okan Çevik (Antrenör):
3 yıl hak mahrumiyeti artı 10 bin TL.
Cengiz Karadağ (Y. antrenör):
1 yıl hak mahrumiyeti artı 5 bin TL.

BASKETBOLCULAR
Cemal Nalga: 2 yıl men cezası artı 10 bin TL.
Tufan Ersöz: 4 ay men cezası artı 5 bin TL.

Cezaların bu şekilde olacağı belli gibiydi zaten.Özellikle idari kadro ve teknik kadro hak ettikleri cezayı almışlar.Bu cezalarda iki önemli husus dikkati çekiyor.
Birincisi Galatasaray'a verilen ceza.Cezalar sonucunda -4 puan ile ligin dibine demir atmış gibi görünüyor.Aslında genel beklenti oynadığı tüm maçlarda hükmen yenik sayılıp puan cezası verileceği yerine sadece puan silme cezası şeklinde idi.Federasyon düştüğü durumu göz önüne alarak bu cezayla Galatasaray'ı ihraç etmese de düşmenin eşiğine kadar getirmiştir.Galatasaray eğer ligte kalmak istiyorsa kalan 24 maçtan en az 20 sini kazanmak zorunda.Bunu başarmak o kadar kolay olmadığına göre GS'nin işi gerçekten zor.
İkincisi ise oyunculara verilen ceza.Cemal Nalga'ya verilen ceza basketbol kariyerine indirilmiş bir ağır darbedir.Ceza verilmemesi taraftarı değilim ama en azından 2 yıl verilmeseydi.Çünkü oyuncunun itiraz etme olasılığı yoktu ve baskı yapılmıştır büyük ihtimalle.Gerçekten yazık.Belki iyi bir oyuncu olmayacaktı veya sıradan şeyler yaparak kariyerini tamamlayacaktı ama sonuçta o bir baskaetbolcu idi ve tek mesleği basketbol oynamaktı.2 yıl uzun bir süre olduğundan artık ondan bir şeyler olacaksa da olmaz artık.Tufan Ersöz ise 4 ay men cezası almıştır.Tufan'ın olaya müdahele etme yetkisi sınırlı olduğundan 1 yıldan 4 aya indirilmiş.

20 Kasım 2009 Cuma

Sorumsuzluk Diz Boyu!!!


Bu hafta içerisinde su yüzüne çıkan bir olay basketbol tarihimize kara bir leke olarak kalacaktır.Herkesinbildiği üzere Cemal Nalga olayından bahsediyorum.Bu tür olayın böyle 100 yıllık bir klüpte olması hayret verici.Neyse fazla uzatmadan isterseniz sırasıyla neler olduğuna bir bakalım.

Cemal Nalga bir hazırlık maçında yaptığı hareketten sonra diskalifiye edilerek oyndan atıldı.Daha sonra oynadığı hazırlık maçında da rakibine attığı yumruk sonrasında hakemler tarafından yine önceki maç gibi diskalifiye ettiler.Bu iki olay da peş peşe oynanan hazırlık maçlarında meydana geldi.Attığı yumruğun sonucunda aldığı ceza 8 maç olarak açıklandı.Sonra gelen itirazlar veya bir daha değerlendirilmesi sonucunda cezası 8 maçtan 5 maça indirildi.
Hazırlık maçlarında yapılan hareketler sonucunda alınan cezaların çekilmesiyle ilgili şu kural var.Aldığı cezayı hazırlık maçlarında geçirerek cezasını bitirebilir.Yani GS Cafe Crown eğer beş maç hazırlık maçı yaparsa ve Cemal bu maçlarda oynamazsa Cemal cezasını çekmiş olacak ve oynamasındaki engel kalkmış olacaktır.Doğrudur yanlıştır orası tartışılır ama kural kuraldır, uyulması gerekir.
GS Cafe Crown bu dönemde hazırlık maçlarında devam etti.Cemal diskalifiye edildiği son maçtan sonra ya da rakibine yumruk atarak atıldığı maçtan sonraki takımının yaptığı maçta oynatılmadı.Yanlış hatırlamıyorsam Erdemirle oynanan hazırlık maçında takımıyla birlikte maça çıktı.Bir gün sonra ise 5 maç ceza aldığı açıklandı.Yani Cemal'ın cezasını çekeceği maç sayısı birini çektiği için 4 maça düştü.Daha sonra GS Cafe Crown Almanya'ya hazırlık kampı için giderek orada 4 hazırlık maçı yaptı.Bir daha belirtmeye gerek yok ama Cemal doğal olarak oynamadı!!!Hazırlık kampı biterek Türkiye'ye geri dönüldü ve Cemal Nalga'nın da cezası bitmiş oldu.
Gel zaman git zaman takımlar hazırlıkları bitirdi ve Beko Basketbol Ligi başladı.GS Cafe Crown ile Oyak Renault arasında oynanacak maça gelindiğinde Oyak Renault'un bir konuda itiraz etti.İtiraz gerekçesi ise Cemal Nalga'nın cezası bitmeden bu maça çıkamayacağı hususunda.Bunun üzerine Türkiye Basketbol Federasyonu olayın aslını öğrenmek için GS Cafe Crown'a bir yazı gönderiyor ve bir takımın böyle bir itirazı var doğru mudur yanlış mıdır diye.GS Cafe Crown'daki sorumlular oynadıkları hazırlık maçlarının kadrolarını listeler halinde göndererek savunmasını yaptı.Cemal Nalga'nın hiçbir maçta oynamadığını ve böylelikle cezasını çektiğinden böyle birşeyin olamayacağını söylediler.Federasyonda verilen belgeleri incelediğinde gerçekten de Cemal Nalga'nın bu maçlarda oynamadığı ve oynamasında herhangi bir engelin olmadığını açıkladılar.Olaylı GS Cafe Crown-Fenerbahçe Ülker maçı öncesinde Fenerbahçe Basketbol Şube Direktörü Nedim Karakaş federasyona bir itirazda bulunuyor.Gerekçesi ise Oyak Renault takımının gerekçesi ile teoride aynı.Cemal Nalga'nın cezasının çekip çekmediği.Ama Nedim Karakaş Cemal'ın cezasını peş peşe 5 maçta çekmediği yönünde itirazda bulundu.
Bu ceza çekimi ile ilgili yapılan itirazlardan sonra internet sitelerinde fotoğraflar ve videolar yayınlanmaya başlandı.Bu video ve fotoğraflarda Cemal Nalga'nın cezasından dolayı oynamaması gereken maçlarda oynadığını gösteriyordu.Almanya'da yapılan 4 hazırlık maçından ikisinde oynandığı saptanmış.Herkes şaşkın bir şekilde takip ettiği bu kanıtlarda başka birşey dikkati çekti.O da Cemal Nalga'nın bu maçlarda kendi ismi ve numarasıyla çıkmadığı yani kendi formasını giymediği, takım arkadaşı olan Tufan Ersöz'ün numarası ve isminin yazıldığı formayla ter akıtmış.Hatta maçın istatistik bilgilerinde Cemal Nalga'nın yaptığı işleri Tufan Ersöz'ün hanesinde yazılmış.
Tüm bunları herkes zaten takip etmiştir.Daha fazla uzatmadan başka bir şey söylemek istiyorum.
Burada GS Basketbol Şubesi'nin yaptığı şey evrakta sahtekarlık olayına giriyor.Cemal Nalga'yı kendi formasıyla belki de bilmeyerek oynatabilirsin.Diyebilirsin ki bir an için cezalı olduğunu unuttuk.Bu da bir hatadır ama hiç olmazsa dürüst davranırsın.Sen bunu yapmayıp cezalı olduğunu bile bile oynatmaya kalkıyorsun hem de başka oyuncunun formasıyla.Belki de bu hazırlık maçıyla ilgili hiçbir kayıtın olmadığını düşündüler veya kayıt alındığını biliyorlardı, bu kayıtların yayınlanmaması için söz almışlardır ki bu kadar rahat bir şekilde böyle bir sorumsuzluğu yerine getirdiler.Orasını bilemiyoruz.
Cemal Nalga'nın oynatılması ile ilgili Okan Çevik bir açıklamada bulunmuş."Bu hazırlık turnuvası öncesinde 3 sakatımız vardı.Takımın düzenini bozmamak adına Cemal Nalga'yı sakat olan oyuncumuzun forması ile oynattık.Bunu tamamen turnuvayı kazanmak adına yaptık.Milli duygulara kapıldık."Bu açıklamaya şöyle bir cevap verilebilir.Madem ki bu kadar sakatın var ve oynayacağın turnuva sana fazla birşey katmayacağını görüyorsun o zaman turnuva katılamayacağını ilet.Sırf turnuvaya katılayım ve kazanayım diye cezalı olan oyuncunu oynattın ve belki de takımana en kötü şeyi yapmış oldun farkında olmadan.
Burada Cemal Nalga'ya da iş düşüyordu.Cezalı durumdayken arkadaşımın formasıyla sahaya çıkıp oynayamam diyebilseydi keşke.Ama Cemal'a fazla kızmamak lazım.Daha 1987 doğumlu ve karşı çıkması durumunda belki de "vatan haini" ilan edilebilirdi."Sen nasıl GS'lisin gibi".Tahmin edildiği gibi Cemal da açıkladı:"Bana ne söyledilerse ben onu yaptım."Tüm bu olanlara baktığımızda en çok yanacak olan kişi Cemal Nalga gibi gözüküyor.Çünkü bir basketbol oyuncusu olarak eğer ceza alırsa belki de hayatındaki en önemli şey olan basketboldan uzak kalacak ve bu genç oyuncu için en kötü şey olacak.Yazık hakkaten.Dilerim ki en az ceza ile atlatır ve bu durum kendisini fazla etkilemez.
Bu olayda başka bir durum var.İdari katındaki basketboldan sorumlu kişilerin bu durumdan haberlerinin olmayışı.Yiğit Şardan ve Ahmet Dedebayır'ın haberi olmadan böyle şeylerin gerçekleşmesi veya takımdaki olaylardan bu iki idarecinin haberi olmaması hayret verici.Şunu sormak lazım.Siz neyi yönetiyorsunuz ve hangi birimin başındasınız?Teknik ekibin kendi başlarına bu kararı almışsa eğer o zaman gerçekten bir yönetim sorunu var demektir.Bu iki insanın basketbol şubesinin başında olması sadece kağıt üstünde olduğunu gösterir.104 yıllık bir klüpte branşlara verilen bu önemi görünce şaşırıyorum.Bu olay patlak verdikten sonra Yiğit Şardan ve Ahmet Dedebayır bu olaydan kendilerinin haberi olmadığını, böyle bir sorumsuzluktan dolayı özür dileyerek görevlerinden istifa ettiler.
Son olarak bu olayın bilançosu ne oldu?Bütün teknik ekibin görevine son verildi.2 yönetici yönetimdeki görevlerinden istifa ettiler.Türkiye Basketbol Federasyonu klüp, 2 oyuncu ve tüm teknik ekip hakkında soruşturma başlattı.Sonucu çarşamba günü toplanarak açıklayacaklar.Bu olayla ilgili karar 23.maddeye göre verilecek.23. madde bu tür olaylarda verilecek cezalar olarak 1-3 yıl ihraç, aynı süre ile hak mahrumiyeti veya 10000TL'ye kadar parası cezası.Maddede herşey açık.Verilecek cezayı en kısa zamanda bekliyoruz.Çünkü bu konu daha fazla uzadıkça, karar geçiktikçe basketbolumuz daha fazla yara alacaktır.Son olarak iki şey söylemek istiyorum.
1-Oyak Renault takımını tebrik ediyorum.Ellerinden geldiğince bu konunun üzerine gittiler ve istediklerini aldılar.
2-Verilecek cezalardan arasından en az cezayı Cemal Nalga alır ev bu masum genci basketboldan uzaklaştırmayız.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails